WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı banka tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı ...'e yapılan bölge adliye mahkemesi kararının tebligatı aynı adreste birlikte yaşayan eşi ... imzasına tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'in eşi Gözde davacı olduğu için davalı ... ile hasım durumundadır. Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine göre hasıma tebligat yapılamaz. Davalı ...'e davalı bankanın temyiz dilekçesinin tebliğine ilişkin mazbatada, muhatabın geçici olarak adreste bulunmama sebebi tevsik edilmediği, bu haliyle temyiz dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Son olarak bölge adliye mahkemesi kararının davalı ...'...

Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlilik Soyadının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Gerekçeli karar davalı ........’e doğrudan mernis adresinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar....

göre yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanıkların tebliğname tebliği üzerine 01/02/2017 ve 02/02/2017 havale tarihli bozma talebi içeren tebliğnameye karşı beyan dilekçeleri süresinde ve temyiz talebi sayılacağından ve tebliğnamede bu temyiz taleplerine ilişkin görüş bulunmadığından bu eksiklik giderilmek üzere ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 10/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık, 16/04/2019 tarihli dilekçesiyle gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması nedeniyle, 19/04/2019 tarih, 2012/126 Esas, 2013/61 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin...

tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, en son bilinen adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, daha önce UYAP kayıtlarında sanığın tahliye olduğu anlaşılan ceza infaz kurumu adresine kanuni usullere göre yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, aynı yasanın 32/2 maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği, bu bilgiler ışığında sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 23/06/2016 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, ayrıca 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde, bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, 30/06/2016 tarihli ek kararının...

maddeleri uyarınca mahkumiyet Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık, 30/12/2019 ve sonrasında verdiği dilekçeleriyle gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu ve Tebligat Kanunu 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adrese kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan...

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan sanık ...’na, 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olarak “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken sadece “okumak/almak” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu suretle gerekçeli kararın sanık ...’na, yöntemince tebliğ edilmediği, 2) Davaya katılma talebi bulunduğu halde karara bağlanmayan müşteki ...’ye yokluğunda verilen kararın duruşmada bildirdiği en son adres ile aynı olan MERNİS adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, bunun mümkün olmaması durumunda ise aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu, 3)Katılan ...’ın kendisini bir vekil ile temsil etmesi ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesine göre vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekmesine rağmen katılana yapılan tebligatın usulsüz olduğu, 4)Sanık ...’nun hakkında kasten yaralama suçundan...

Oysa ki mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirtilen adresine tebligat kanununa göre duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması için taraflara Tebligat Kanunu ve tüzüğü dikkate alınarak usulüne uygun tebliğin yapılması gerekir. Dolayısıyla usulüne uygun bir tebligat yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve dosyanın üç aylık süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi mümkün değildir. Öyle olunca usulsüz tebligat nedeniyle davacının savunma hakkı kısıtlanmış olup bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı tüzel kişiliği haiz ticari şirket olup Tebligat Yasası'nın 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak Tebligat usulünü düzenlemiştir. Anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması, yetkili temsilcinin herhangi bir sebeple orada bulunmaması veya evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda tebliğin tüzel kişinin memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. Tebligat yetkili temsilci yerine kanunda belirtilen sıralı kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin tebligat mazbatasına açıkça yazılması gerekir. Somut olayda; dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye, iş yerinde çalışan imzasına tebliğ edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlu, kendisine yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu belirterek tebligat tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi ve icra müdürlüğünce verilen 18.05.2016 tarihli takibin durdurulması talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin reddine hükmedilmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz...

UYAP Entegrasyonu