"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı K A R A R Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık ...’ın yokluğunda verilen kararın, sanığın cezaevinde olması halinde okunup/anlatılmak suretiyle cezaevinde tebliği, aksi halde duruşmada bildirdiği en son adres ile aynı olan MERNİS adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, bunun mümkün olmaması durumunda ise aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararın yöntemince tebliğ olunması gerektiği, 2-Sanık ... müdafiinin temyiz istemi ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2019 tarih ve 2015...
in eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz talebinde bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün bildirdiği son adresine çıkartılan tebliğin iade olduğu, daha sonra hükmün sanığın mernis adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmeden doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz ve eski hale getirme isteğinin haklı, temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten...
e hiçbir aşamada tebliğ edilmemiş olduğu, 24.12.2013 tarihli tebligat evrakında her ne kadar bahsedilen müdafiin adı belirtilmiş ise de tebligattaki adresin sanığın savunmasında bildirdiği adres olması yine yoklukta tebligatı teslim alan kişiye ait soyadın sanığa temyiz dilekçesinin tebliği için sonraki aşamada adresine çıkartılan 03.03.2014 tarihli tebligat evrakındaki teslim alan kişiye ait soyad ile aynı olması, sanık ... ise savunmasında bildirmiş olduğu adresine 25.12.2013 günü yokluğunda yapılan tebligatın sanığın aynı tarihte ceza infaz kurumunda bulunduğundan bahisle usulsüz olduğu bunun üzerine 20.01.2014 günü ceza infaz kurumundan yapılan tebligatın ise bu kez CMK 35/3.maddesine aykırı olacak şekilde gerekçeli karar okunup anlatılmaksızın tebliğ edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle gerekçeli kararın sanık...müdafii Av. ...e ve ayrıca sanık...e usulüne uygun şekilde tebliği ile temyiz dilekçesi sunmaları halinde ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere...
Mahkemece, davalının .... adresine duruşma davatiyesi tebliğe çıkarılmış ve Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre tebliğ edilerek zarf muhtara bırakılmıştır. Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Yargılama davalının yokluğunda yapılmış davacı tarafın talebi kısmen kabul edilmiştir. Dosya kapsamından, davalının .... geldiğinde ise dava dilekçesinin tebliğ edildiği ....adresinde kaldığı anlaşılmaktadır. Şu halde, davalının yalnız .... geldiği zaman kaldığı geçici adresine, Tebligat Kanunu 21/2 madde gereğince yapılan usulsüz tebligata değer verilerek davalının yokluğunda yapılan yargılama ile savunma hakkı ihlal edilerek karar verilmesi doğru bulunmamış; Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi 1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Somut olayda, şikayet olunan ....'nin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/27027 E. sayılı dosyasında, Av.... ve Av.... tarafından temsil edilmesine ve şikayete konu sıra cetvelinin vekili sıfatıyla Av. ...'a tebliğ edilmesine rağmen, icra takibinin devamı niteliğindeki sıra cetvelini şikayete yönelik işbu dosyada gerekçeli kararın ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin şikayet olunan asıla tebliği usulsüz olmuştur. Gerekçeli kararın ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin, şikayet olunan .... vekillerinden birisine tebliği ile temyiz ve temyize cevap süresinin beklenmesi, kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi, 2-Dosya gönderme formunda, şikayetçinin alacaklı olduğu .......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi Gereği görüşülüp düşünüldü: 7201 sayılı tebligat kanunun 22. maddesine göre tebligat yapılacak kişinin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır somut olayda sanıkla aynı evde yaşayan annesinin günlük yaşamda bakıma muhtaç olduğunu bildirir raporlarda dikkate alındığında yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin eski hale getirme talebi kabul edilerek temyiz isteminin süresinde olduğu ve bu sebeple temyiz isteminin reddine ilişkin karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla, eşe karşı birden fazla kişiyle birlikte işlemesi karşısında, TCK.nın 3. ve 61. maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b-e maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek...
İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı ve ihale alıcısı, borçluya çıkarılan satış ilanı tebliğinin ve ihalenin usulüne uygun olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tebliğ memurunca, satış ilanının muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tevsik edilmeden yapıldığından usulsüz olduğu, satış ilanının borçluya usulsüz tebliğ edilmesinin ihalenin feshi sebebi olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı ve ihale alıcısı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2....
Davalı vekili, müvekkili şirketin limited şirket olduğunu ve kanunen zorunlu elektronik tebligat alıcısı olduğunu, mahkeme tarafından müvekkili şirkete elektronik tebligat yolu ile bildirim yapılmadığını ve usulsüz tebligatlarla birlikte tebligatların elektronik tebligat şeklinde yapılmaması sebebiyle tebligatların usulsüz olduğunu ve ek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. TK'nınn 7/a. maddesi uyarınca, özel hukuk tüzel kişileri olan ticaret şirketlerine e- tebligat yapılması zorunludur.Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 5.maddesi " (1) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur ......
No:34 adresine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine tebligat yapılarak kararın kesinleştirildiği, sanığın bildirdiği adresler dışına yapılan tebligat usulsüz olduğundan sanık müdafiinin eski hale getirme talebi kabul edilerek yapılan incelemede: Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mağdur hakkında Özel ......
gelince; Gerekçeli kararın sanığın duruşmada bildirdiği ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine yapılan tebligatın binanın depremde yıkıldığı şerhi ile iade edilmesinden sonra aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi ayarınca tebligat yapıldığı ve sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, eski hale getirme talebinin kabulü ile sanığın öğrenme üzerine temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek 09/09/2011 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır....


