de, Tebligat Kanunu 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, bilinen adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, daha önce aynı adrese kanuni usullere göre yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, aynı yasanın 32/2 maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla, 04/07/2018...
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Davalı borçluya takibe dayanak icra dosyasından gönderilen ödeme emri 03.....2012 tarihinde Tebligat Kanunu’nun ....maddesi uyarınca muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu, ödeme emri tebliğinin usulüne uygun yapılmadığından bahisle, usulsüz tebligatın iptali için ... .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 esasında dava açmış ve Mahkemece ....05.2015 tarihli karar ile, ödeme emrinin tebliğ tarihinin 03.04.2015 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dairemizce 03.05.2018 tarihli geri çevirme kararı ile ödeme emrinin iptaline ilişkin ... .......
-2- Şikayetçinin "......" adresi ve başka adresine çıkartılan tebligatların iade edilmesi üzerine, alacaklının talebi üzerine "........"" adresine kıymet takdiri raporunun Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince 25/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, satış ilanının da aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince 21/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayetçinin, kronolojik sıralamaya uygun adres kayıt sistemindeki kayıtlı adreslerine göre, tebliğ tarihleri itibariyle davacının güncel mernis adresinin bulunmadığı, tebligat yapılan adresin eski mernis adresi (25/08/2007- 26/10/2010 tarihleri arasındaki) olduğu görülmekle, kıymet takdiri raporu ve satış ilanı Tebligat Kanunu’nun 10. ve 21/2. maddelerine uygun şekilde tebliğ edilmediğinden usulsüzdür. Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine aittir....
TCK'nın 204/1, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşüldü; Sanık, 15/04/2015 tarihli dilekçesiyle gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması nedeniyle, 20/04/2015 tarih, 2012/146 Esas, 2012/468 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının...
ya yapılan satış ilanını tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesi ile ... yönünden ihalenin feshine karar verilmiş, hüküm alacaklı ve ihale alıcısı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Somut olayda; borçlu ...'e çıkartılan satış ilanı tebligatının 09.11.2016 günü, muhatabın adresten taşındığından bahisle iade edildiği, alacaklı vekilinin 17.11.2016 tarihli talebi üzerine borçlunun mernis adresine, Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca çıkartılan tebligatta Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine ilişkin mernis şerhinin yeterli olduğu, Tebligat Kanunu'nun anılan maddesinde aranan şartların oluştuğu ve dolayısıyla tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca şikayetçi borçlu ...'in istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....
Bu hali ile ilk tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür. Öte yandan TK'nun 10/2. maddesinde öngörülen bilinen en son adresin tebligata elverişli olmaması ya da bu adreste borçluya tebligat yapılamaması koşulu gerçekleşmediği gibi tebliğ mazbatası üzerinde tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilmediği gibi bu adrese TK'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılacağına dair bir meşruhatın da bulunmaması nedeniyle ikinci yapılan 16.01.2015 tarihli tebligatta usulsüzdür. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örnegi borçluya tebliğ edilmelidir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre,borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Velayetin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı kadına asıl dava dilekçesinin tebliği Tebligat Kanunu 21/1. maddesine göre yapılmış ancak tebliğ mazbatasında tebligattan haberdar edilen komşunun imzası bulunmadığı gibi komşunun imzadan imtina edip etmediği hususu da belirtilmemiştir (Tebligat Kanunu m.23/7). Bu durumda asıl dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK. 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas, 2014/1065 karar). Birleşen dava dilekçesi ise davalı kadına tebliğ edilmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, örnek 7 ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, mahkemece, davanın müracaata bırakıldığı aradan 3 aylık zaman geçtiği halde 08/10/2014 tarihinden itibaren taraflarca yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır....
Davacı borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verildiğinden usulsüz tebligat şikayeti ve icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz hakkında karar verilmesinin herhangi bir etkisinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2010/1,2,5,6,11 dönemleri için tarh edilen vergi zıyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir....


