WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Bu nedenle gerekçeli karar usulsüz olarak tebliğ edilen davalının bilinen en son adresine Tebligat Kanunu 21/1 uyarınca gerekçeli kararın tebliği gerekmektedir. 2) Davalı ...’a mernis adresi olduğu halde kanuni şartları oluşmadan Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre gerekçeli kararın tebliğ edildiği; tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu anlaşıldığından; gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi gerekmektedir. 3)Birleşen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/251 Esas sayılı dava dosyasında; haciz lehtarı ...’a ait mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ile dosya arasına eklenmesi gerekmektedir....

Mahkemece, ortaklığın giderilmesi dosyasında usulsüz tebligat yapıldığı gerekçesi ile yargılamanın iadesi talebi kabul edilmiş ise de davalı ... ve dava dışı .... hakkında Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/69 Esas sayılı dosyasında usulsüz tebligat nedeniyle ceza davası açıldığı anlaşıldığından ve bu davada verilecek karar yargılamanın iadesi davasının sonucunu etkileyeceğinden mahkemece HMK'nın 165/1. maddesi gereğince ..... Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/69 Esas sayılı dosyasının neticesi beklenerek sonucuna göre davacılar ... ve ... vekilinin isteminin temyize konu yapılabileceği bu hususu yargılamanın iadesi yoluyla istemesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin yargılamanın iadesi isteminin kabulü doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 09.02.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

Her iki davalıya usulüne uygun olarak yapıldığı mahkemece kabul edilen 21.02.2008 ve 22.02.2008 tarihli tebligatların Tebligat Kanunu'nun hangi maddesine göre yapıldığı tebligat belgesine yazılmadığı gibi gerek Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gerekse Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde yazılı şekilde uyulmadığı görülmektedir. Bu itibarla yapılan tebligatlar usulsüzdür. Mahkeme kararı da aynı şekilde davalı ...'a usulsüz olarak tebliğ edilmiş, diğer davalı ...'a ise karar tebliği yapılamamıştır. Dosya karardan sonra başkaca bir işlem yapılmaksızın bırakılmış, davacı 10.06.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ...'ın MERNİS adresine ya da Almanya adresine kararın tebliğini istemiştir. Bundan sonra davalı ...'ın Almanya adresi belirlenerek 7201 sayılı Kanunun 25/A maddesi gereğince karar tebliğe çıkarılmıştır. Anılan maddede yabancı ülkede yapılacak tebligatlar ile ilgili düzenleme yer almaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü nazara alındığında, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan ve kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği adrese öncelikle Tebligat Kanunu’nun 10. ve 21/1. maddelerine uygun tebligat çıkartılarak tebliğ yapılamaması halinde aynı adrese “MERNİS” ibareli tebligat çıkartılması gerekirken doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğundan temyiz talebi süresinde kabul...

, bu nedenle usulsüz olduğu, TK'nın 16. maddesi yönünden incelendiğinde ise tebligatın altına annenin birlikte ikamet edip etmediğinin ve imzadan imtina edip etmediğinin yazılmaması nedeniyle bu tebligatın da usulsüz olduğu, 10.08.2020 tarihli TK'nın 21/2. maddesine göre yapılan satış ilanı tebligatının değerlendirilmesinde de; öncelikle şikayetçinin bilinen en son adresine usulüne uygun tebligat çıkarılması zorunlu olup, TK'nın öngördüğü usullerde tebligat yapılmadığından, aynı Kanun'un 10. maddesi gereğince bilinen son adrese tebligat çıkarılması kuralının yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda TK'nın 21/2. maddesine göre yapılan satış ilanına ilişkin tebligatın da usulsüz olduğu, İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, bu kapsamda mahkemece ihalenin feshine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükümde kamu...

Öte yandan, mahkemece, yargılama aşamasında bilirkişi raporunun ve yargılama sonucu verilen gerekçeli kararın da bahsedilen adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek kararın 13.12.2012 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakta olup, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre bu tebligatların geçerli değildir. Kararın usulsüz şekilde kesinleştirilmesinden sonra, davalı kooperatif tarafından yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş ise de, usulsüz tebligat halinde yapılacak işlemler aynı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmekle yargılanmanın yenilenmesi sebebi değildir. Yargılanmanın yenilenmesi sebepleri 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup. tebligat usulsüzlüğü sayılan sebepler arasında bulunmamaktadır. Asıl davada usulüne uygun tebligat bulunmadığından esasen yargılamanın yenilenmesine konu edilebilecek kesinleşmiş bir mahkeme kararından söz etmekte mümkün değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Tebliğ işleminin öncelikle sanığın beyan ettiği en son adresine yapılması gerektiği, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek bu adrese tebligat yapılması gerekirken, sanığın duruşmada bildirdiği adresine daha önce tebligat yapılmamasına rağmen Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olması ve CMK'nın 42/1. maddesindeki "süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir" şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisi Yargıtay'a ait olduğundan, yerel Mahkemenin 25.03.2019...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık yokluğunda verilen hükmün, dosyada bilinen en son adresi olan sorguda beyan ettiği adresine çıkartılan ve iade edilen tebligattan sonra mernis adresine Tebligat Kanunun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ yapılması, bunun mümkün olmaması halinde ilanen tebligat yapılması yerine daha önce adli mercilerce sorguda beyan ettiği adrese usulüne uygun tebligat yapılmamış olmasına rağmen 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 02.02.2011 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek sanığın 08.08.2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede: Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği 20.07.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın yoklukta verilen hükme yönelik temyiz talebi savunmasının alındığı sırada bildirdiği adresten başka bir ikametgah adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ancak Tebligat Kanununun 35/2. maddesine göre sanığın daha önceden tebligat yapılan adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için adres kayıt sisteminde adresinin tespit edilememiş olmasının gerektiği, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, 25.11.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine...

İcra Müdürlüğünün 2010/1047 esas sayılı takip dosyasında asıl borçlu sıfatının bulunmadığını, senetlerde imzasının bulunmadığını, dosya borçlusu kişiye hukuken ya da fiilen bir borcu bulunmadığını, usulsüz tebligat yapılarak İİK'nın 89.maddedeki prosedür dahi tamamlanmadan taşınmazlar üzerine haciz konularak satış aşamasına getirildiğini, davacı ve kardeşlerinin maddi açıdan çok iyi bir konumda iken bir çetenin tuzağına düştüğünü, çeteyi oluşturan şahıslardan ... ve .... hakkında şüpheli sıfatıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılğının 2018/182682 sayılı soruşturma dosyası ile şikayetçi olunduğunu, müvekkilinin iyi niyetli ve saflığından yararlanarak kötü niyetli işlem yapılıp taraflarına İİK 89/3 haciz ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edildiğini, usulsüz tebliğin tespit edildiği 07/11/2018 tarihinden başlamak üzere 15 günlük sürede işbu davanın açıldığını, her iki davacının senette ve takipte borçlu sıfatlarının bulunmadığını, 1. haciz ihbarnamesinin Büyüksanayi Samanyolu Cad....

UYAP Entegrasyonu