ya gittiğini, tebliğ tarihinde ikametgahında bulunmadığını, takipten 09.07.2021 tarihinde haberdar olduğunu, TK 21/1. maddeye ve yönetmeliğin 30. maddesine uygun tebligat yapılmadığını belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı aleyhine ilamsız icra takibine gidildiği, davacı tarafın ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği icra takibinden 09.07.2021 tarihinde haberdar olduklarından bahisle tebliğ tarihinin düzeltilmesi için şikayette bulunulduğu, davacıya çıkartılan ödeme emri tebligat parçasının incelenmesinde adresin o an kapalı olması nedeniyle komşusu...'...
Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda; kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 29/02/2016 tarihinde doğrudan şüphelinin MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi usulsüz olduğu gibi İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan çağrı yazısının 14/04/2016 tarihinde, uyarı yazısının da 27/04/2016 tarihinde...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C.1.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, karşı taraf alacaklı tarafından şikayet eden borçluya karşı başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre 08.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ belgesinde güvenlik görevlisi A. Gözetçi tarafından muhatabın çarşıda olduğunun söylendiği, tebligatın mahalle muhtarına bırakıldığı, 2 no.lu haber kağıdının yapıştırıldığı, güvenlik görevlisi A. Gözetçi’ye haber bırakıldığının yazıldığı; buna göre tebliğ işlemi şeklen Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine uygun ise de, alacaklı ve borçlu şirket adreslerinin aynı adres olduğu sabit olduğu, buna göre, tebligat adresi hem alacaklı hem de borçlunun adresi olmakla, hasma tebliğ yasağına ilişkin Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olduğundan tebligatın usulsüz olduğu (Yargıtay 12....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, müvekkili aleyhinde yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi sırasında icra mahkemesine yaptığı başvurusunda sair şikayet nedenleri yanında, müvekkiline gönderilen örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ işleminin ve 103 davetiyesi tebligat işleminin de usulsüz olduğunu, 103 davetiyesi tebligatı yapılan adreste tebligat yapılan kayınvalidesi ile birlikte oturmadıklarını, kayınvalidesinin başka bir adreste oturduğunu beyanla bu usulsüz tebligatlardan 12.08.2014 tarihinde haberdar olduğunu beyanla şikayette bulunmuştur....
Bu durumda şikayetçi borçlu ... ile icra takibinin diğer borçlusu ... arasında menfaat çatışması bulunduğundan, anılan tebliğ işlemi hasma tebliğ nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür. Bununla birlikte, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Bu durumda, borçlu ... adına gönderilen ödeme emri tebligatı, usulsüz tebliğ edilmiş olduğundan, adı geçen borçlu yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, şikayet dilekçesinde bildirilen öğrenme tarihi olan 17.10.2015 tarihi olarak düzeltilmesi gerekir....
Bu kerre, en son geri çevirme kararı mucibînce Mahkemece ...ne gerekçeli kararın tebliği ile sözkonusu tebligat parçasının eklenip dosya gönderilmiş ise de, yapılan bu tebliğ usulsüz olup, geri çevirme kararı usulüne uygun ifa edilmemiştir.. Zira, Tebligat Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca “Tüzel kişilere tebliğ, yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır”. Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunamadıkları veya bizzat alamayacak durumda oldukları takdirde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu durumda olanaklı değil ise, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması gerekir. Aksi takdirde usulsüz tebligat sözkonusudur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında, mahkemenin 09/03/2010 tarih 2005/636 Esas - 2010/186 K. sayılı kararı ile yokluğunda hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre sanığa tebliğinden sonra, temyiz edilmeksizin 05/10/2010 tarihinde kesinleştirilmesi üzerine sanığın 26/02/2016 havale tarihli dilekçesiyle; yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu olayda, sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, ancak “adresten ayrıldığı...mahalle muhtarlığında kaydına rastlanmadığı” belirtilerek tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine bu adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, ancak sanığın yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanununun...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ek fıkra hükmüne aykırı olarak, sanığın önce sorgusunda bildirdiği adrese tebligat yapılması bundan sonuç alınamaması halinde MERNİS adresine tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmış olup öğrenme üzerine sanığın, hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin kabulü ile temyizin yasal süre geçtikten sonra yapıldığından bahisle sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen...
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2). Bu bakımdan gerekçeli karar ve davalı ... müdürlüğünün temyiz dilekçesinin tebligat zarfında mernis adresi olduğu belirtilmeksizin davalı babanın bilinen adresine tebliğ için gönderilmesi, şayet tebligatın yapılamaması halinde Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca sistemdeki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek buna göre tebligatın çıkarılması gerekmekte olduğundan, bu haliyle davalı babaya yapılan tebligatlar geçersizdir....
sanıktan şikayetçi olup katılma talebinde bulunan Şükran'a duruşmada beyan ettiği adresle aynı adres olan mernis adresine doğrudan aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirtilip tebligat için dosyanın tevdii edilmesine rağmen mahkemece mağdure Şükran'ın bilenen en son adresi yerine mernis adresine tebligat yapılıp, bila tebliğ iade edilmesi nedeniyle tekrardan aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligat usulsüz olup, öncelikle mağdure Şükran'nın bilinen en son adresi olan "... ......


