ün 23.05.2016 tarihli Azilname ile azledilmiş olduğunu, bu nedenle bu tarihten sonra bu vekile yapılan tebligat ile borçlu asilin bu takipten de haberdar olduğunun kabulünün yerinde olmadığını, diğer yandan itirazın iptali davasından borçlunun 10.11.2021 tarihinde yaptığı istinaf başvurusunun dava dilekçesi ve gerekçeli karar tebligatlarının usulsüz olduğundan bahisle kabul edildiğini, buna göre borçluya karşı itirazın iptali davası açılmış olmasının da borçlunun bu takipten haberdar olduğu şeklinde yorumlanamayacağını, dava konusu takip dosyası bakımından borçlunun takipten beyan ettiği tarihten öncesinde haberdar olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığını, bu nedenlerle borçlunun usulsüz tebliğ işlemini öğrendiğini beyan ettiği 20.10.2021 tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü gerekeceğinden, mahkemece, ödeme emrinin ve kıymet takdir raporunun tebliği işlemine yönelik şikayetin kabulü ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca ödeme emrinin ve kıymet takdir raporunun tebliğ...
İcra Müdürlüğünün 2013/5347 esas sayılı dosyası ile sıra cetveli düzenlendiği, davacının tebligat usulsüzlüğü yönünde bir iddia ile sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı, TK. 32 maddesine göre tarafların tebligatlardan haberdar olduğu, ( usulsüz tebligat olmasına rağmen borçlunun tebligattan haberdar olduğu, şikayet ve itirazda bulunmadığı buna bağlı olarak tebligatın usulsüzlüğü takibin tarafı olmayan diğer şahıs davacı tarafından ileri sürülemeyeceği ) gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin olup, şikayetçi, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür....
O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde takip kesinleşmemiş olacağından, mirasçıların, asıl borçlu murisine yapılan ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin esasının incelenerek, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde muttali oldukları tarihin tespiti ile tespit edilen tarihine göre ileri sürdükleri sair itirazın 5 günlük yasal sürede olduğu kabul edildiğinde işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kiracının kira sözleşmesinde adresinin ...., Mahallesi ....., Caddesi No:48 H Blok K:1 D:1 Sarayköy/... adresi olarak belirtilmesine rağmen, bilinen adres olan bu adrese tebligat çıkartılmaksızın davacının iade gelen eksik adres bildirilen tebligat üzerine doğrudan mernis adresine TK'nın 21/1. maddesi gereğince tebligat yapılması ve bu tebligatın iade gelmesi nedeniyle TK'nın 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat usulsüz olduğundan, TK'nın 10. maddesi gereğince bilinen adrese tebligat çıkartılmadan mernis adresine doğrudan tebligat çıkartılması usulsüz olduğundan istinaf başvurusunun kabulüne davacıya çıkartılan tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin 09.02.2021 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Tebligat Kanunu'nun 10/2 nci maddesi gözardı edilmek suretiyle adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nın 21/2 nci maddesine göre tebliğ edildiği ve usulsüz olduğu, yine davalılardan ...’a 7201 ... Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesi gereğince, mahalle muhtarına tebliğ edildiği görülmekte ise de beyanda bulunan komşu bilgilerinin belirtilmediği anlaşıldığından bu hali ile yapılan karar tebliğinin usulsüz olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla kararın; adı geçen davalılara usulüne uygun biçimde tebliği ile onlar yönünden de karar düzeltme süresi beklenildikten sonra inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
na gönderilen tebligatların usulsüz olduğu belirtilerek bu usulsüzlüğün ayrıntılı açıklanarak giderilmesi istenilmişse de, katılana yapılan tebligatlar incelendiğinde katılanın bilinen son adresine yapılan tebligatın iade gelmesi üzerine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca Uyaptan inceleme yapılarak güncel mernis adresine (...Mah. ... Sk. 2/7.../...) mernis şerhli olarak tebligat yapılması gerekirken, katılanın eski mernis adresine mernis şerhli olarak tebligat yapıldığı, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu, Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, katılan ...'na İVEDİLİKLE ve YÖNTEMİNCE (güncel mernis adresi kontrol edilerek) tebliğ işlemi gerçekleştirilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, EK TEBLİĞNAME DÜZENLENDİKTEN sonra, Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİN 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmü temyiz etmeyen sanığa, gıyabında verilen kararın, dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğ edilmesi bu adrese çıkartılacak tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Yasa'nın 21/2.maddesi uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Yasa'nın 21/2.maddesi uyarınca tebligat yapılması usulsüz olduğundan; kararın sanığa 6099 sayılı Yasa ile değişik uyarınca tebligat yapılması usulsüz olduğundan; kararın sanığa 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Yasa hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz edilmesi halinde...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ...’nun sorgusunda bildirdiği Vatan Caddesi Ayaspaşa Mahallesi No:49 Saray/Tekirdağ adresine yapılan tebliğe ilişkin tebligat parçasında, “muhatabın çarşıda olduğunu beyan eden kardeşi Özlem Elmazoğlu imzasına tebliğ edildi” ifadesinin yazıldığı, ancak tebligatı teslim alan kişinin sanıkla aynı konutta birlikte oturup oturmadığı, reşit ve ehil olup olmadığı belirtilmediğinden, sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu hususu belirten 05.06.2013 tarihli yazısından sonra, gerekçeli kararın bu kez sanığın Ayaspaşa Mahallesi Galata Sokak No:5 Saray/Tekirdağ olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğinin de usulsüz olduğu anlaşıldığından; öncelikle sanığın sorgusunda bildirdiği adrese usulüne uygun tebligat çıkartılması, tebliğ edilememesi durumunda gerekçeli kararın MERNİS adresine gönderilmesi...
Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5). Dosyadan, gıyabi hükmün davalılardan Malatya Spor Kulübü'ne “...muhatabın geçici olarak çarşıya gittiğinin...” kaydı ile Tebligat Kanunu 21. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği, davalılardan ... Spor Kulübü’nün “Aziz ......
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca kısmen itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak beyan edilen 26.11.2019 olarak düzeltilmesine, ödeme emrinde belirtilen masraf isimli “1.057.331,56 TL“ alacağın ödeme emrinden çıkartılmasına, yasal şartlarının oluşmaması sebebiyle tarafların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı ve borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temlik alan ve borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....


