WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

ya gerekçeli kararın ilamı ile tebliğinin usulsüz olduğu açıklanmış olup, geri çevirme ilamı üzerine yapılan tebligat yine usulsüz yapılmıştır. Tebligat kanunu ve tüzüğün 28. Maddesine göre önceki geri çevirme ilamının gerekleri doğrultusunda usulüne uygun tebligat yapılıp ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Diğer taraftan, tebligat eksikliği nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine tebligat yapılmayana (usulüne uygun yapılmayana) aittir. İhalenin feshini isteyen borçlu, kendisi dışındaki diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediğini, ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceğinden, mahkemece, satış ilanının, taşınmazda hissedar olan ilgiliye usulsüz tebliğ edildiği hususunun, ihalenin feshi sebebi olarak kabul edilmesi doğru değildir. Mahkemece, satış ilânının şikayetçi borçluya usulsüz tebliğ edilmiş olması nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ihalenin feshine hükmolunması doğru değil ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden, sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir....

Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Tebligat Kanunu m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde Tebligat Kanunu 21/2 gereğince tebligatın yapılması, yapılan tebligatı usulsüz kılar (Tebligat Kanunu m. 10/2). Bu bakımdan dava dilekçesinin, tebligat zarfında davalının bilinen adresine tebliğ için gönderilmesi, şayet tebligatın yapılamaması halinde Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesi uyarınca sistemdeki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek buna göre tebligatın çıkarılması, bu şekilde davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir....

Borçluların, dilekçelerinde gecikmiş itiraz deyimini kullanmış olmaları, HMK'nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir. Somut olayda; borçlu ...'a yapılan ödeme emrine ilişkin 09.6.2015 tarihli tebligatın, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince usulsüz olduğu anlaşıldığından, bu durumda, İİK'nun 65. maddesinde düzenlenen gecikmiş itirazın koşulları bulunmamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesine göre; "Kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta...

Y A R G I T A Y K A R A R I Geri çevirme kararının gereği tam olarak yerine getirtilmemiş; davalılardan Hamdiye Yakut'a gerekçeli karar tebligatı hiç yapılmamış, Sadiye Yakut ve Ümmü Ata'ya Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılan tebligat, daha önce aynı adrese geçerli bir tebligat yapılmadığından (dava dilekçeleri usulsüz olarak azaya tebliğ edilmiştir.) usulsüz olup, bu davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmamış, 2006 yılına ilişkin resmi verilerde yine getirilmemiştir. Mahkemece yukarıda adı geçen davalıların tespit edilen açık adreslerine Tebligat Yasasının ve Tüzükte öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği ile bir önceki geri çevirme kararında ayrıntılı olarak belirtildiği şekliyle İlçe Tarım Müdürlüğünden resmi veriler getirtilip hakimlikçe denetlendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine tekrar GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

.-.......” adresinde, aynı çatı altında oturan ve aynı zamanda bu davada davalı olan ... imzasına tebliğ edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 39. maddesine uyarınca kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz. Bu sebeple adı geçen kişilere yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, gerekçeli kararın anılan kişilere usulüne uygun olarak tebliğ edilerek ve temyiz süresi beklenerek, 2-Davalı ...'e gerekçeli karar Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, 6099 sayılı Kanun ile Tebligat Kanununun 21 ve 35. maddelerinde yapılan değişiklikle bu şekilde tebligat yapılması usulsüz olduğundan adı geçen davalının MERNİS adresi olan “...... Mahallesi, ...... sokak, Numara 64/1 .....-.......”...

Söz konusu icra takip dosyasında usulsüz tebliğe ilişkin, icra mahkemesine başvuru tarihinden daha önceden muttali olunduğuna ilişkin bir belge bulunmadığına göre, şikayetçinin en geç şikayet tarihi olan 27.04.2015 tarihi itibariyle usulsüz tebligata muttali olduğunun kabulü ile tebligat usulsüzlüğü şikayetinin bu nedenle kabulüne ve bu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihi olan 27.04.2015 tarihi olarak düzeltilmesi ve sair itirazların esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

CEVAP Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 3. fıkrasına göre, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılacağının hükme bağlandığını, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının elektronik adresinin tespit edilememesi nedeniyle ve kanun amir hükmü gereğince UYAP'ta tespit edilen MERSİS adresine tebligat yapılmış olması nedeniyle şikayete konu edilen tebligatın usulsüz olmadığını, davacının tensip ara kararından sonra UETS adresini aktif hale getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III....

Tebligat mazbatasında muhatabın dışarıda olduğunun yazılı olduğu, bu durumda Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesine göre tevziat saatlerinden sonra muhatabın adresine döneceği tespit edilemediği gibi, ayrıca haber verilen komşunun adı ve soyadının da açık bir şekilde belirlenmediği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. O halde mahkemece Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi de gözetilerek tebligat tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu