WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince Mahalle-Köy azası ... tebliğ edilip adresin kapısına 2 nolu örnek yapıştırılarak imzadan imtina eden komşusu ve köy azası ... haber verildi.” şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği, ancak; muhatabın tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmediği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Tebligat şerhi, TK'nun 21/1 maddesi uyarınca değerlendirildiğinde; muhatabın adresten geçici olarak ayrıldığını beyan eden komşunun isminin yazılmamış olması nedeniyle tebligat usulsüzdür. Ancak tebligata aynı zamanda mernis şerhi verilmiş olması nedeniyle TK'nun 21/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılabilmesi için; adı geçene daha önce yapılan tebligatların incelenmesi gerekmiştir. Dahili davalıya yapılan ilk tebligat, ...Köyü ......adresine mernis şerhi düşülmeksizin normal tebligat olarak çıkartılmış, köy azası ... imzasına tebliğ edilmiştir. Mahkemece bu tebligatın usulsüz olduğu 09/01/2013 tarihli duruşmada tespit edilmiştir. Mahkemece aynı adrese TK'nun 21/1. maddesinde yazılı usule uygun tebligat yapılması için yeniden "normal tebligat" çıkarılması gerekirken, adı geçenin mernis adresine TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmasına karar verilmiş ve tebligata mernis şerhi düşülmüştür....

Somut olayda, şikayetçinin bilinen adresine çıkarılan ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade edilmesi üzerine adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine yeniden tebligat çıkarıldığı, tebligatı çıkaran icra müdürlüğü tarafından tebligat mazbatasına “MERNİS ADRESİ” kaşesinin basıldığı, Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesine uygun şerh verilmediği, buna rağmen dağıtıcı tarafından Tebligat Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ işleminin yapılmış olduğu, şikayetçinin usulsüz tebligatı 29.07.2015 tarihinde öğrendiğini beyan ettiği, İİK'nun 16/1. maddesi gereğince yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde 04.08.2015 tarihinde şikayet dilekçesini ibraz ettiği anlaşılmıştır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....

a yapılan gerekçeli karar tebligatının, Tebligat Kanununun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalı adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkemece dosya, gerekçeli karar tebligatı davalı ...'a TK'nun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca usulsüz yapılarak, geri çevirme gerekleri yerine getirilmeden Dairemize gönderilmiştir....

Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Davalılardan... mahkemenin gerekçeli kararı Tebligat Yasası'nın 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adresi ile aynı olmadığı görülmüştür. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Yasası'nın değişik 21/2. maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan muhatabın haber verilen komşunun adının belirtilmediği, komşuya ait imzanın alınmadığı veya imzadan imtina edildiğine dair şerhin tebliğ mazbatasının üzerinde bulunmadığından yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uymadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece gerekçeli kararın adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliğ edilmesinden, 2-Davalılardan ...'a çıkarılan tebligat, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırıldığına dair bilgi bulunmamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dairemizin 26.05.2016 tarih 2015/15527 Esas 2016/9047 Karar sayılı kararıyla davalı şirkete gerekçeli kararın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğu belirtildiği halde ticaret sicil müdürlüğü tarafından bildirilen adresine yine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12.maddesine göre "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır....

Tebligat Kanunu'nun 17. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddelerine göre; bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Bu durumda, muhatabın o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmelidir. Şerh gereğinin yerine getirilmemesi ise, tebligatı usulsüz kılar. Şikayetçi vekili Av. ...'a gönderilen satış ilânının; "Gösterilen adreste daimi çalıştığını beyan eden personel ...'a tebliğ edildi” açıklaması ile 22.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, vekil adına yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığı araştırılarak tespit edilmemiş olup, bu durumda tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 tarih ve 2012/6-644 E. - 2013/164 K. sayılı ilamı)....

a yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin mazbatanın incelenmesinde; muhatabın tebligat esnasında adreste bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın ve bu husus net bir şekilde tespit edilmeksizin doğrudan ''Eşi ... imzasına tebliğ edildi" açıklaması ile Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan yasal düzenleme ve yönetmeliğe göre yapılan tebligat usulsüz olup, İİK'nun 127. maddesi gereğince, ilgiliye satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi nedenidir. O halde mahkemece, şikayetçi ... yönünden istemin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan şikayetçi yönünden de istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçi ...'...

Somut olayda, davacıya temyiz dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ancak mazbatada davacının nerede olduğuna ilişkin kimden bilgi alındığının belirtilmediği gibi, kime haber verildiğinin de anlaşılamadığı zira isim ve imzadan imtina eden komşuya haber verildiğinin belirtildiği dolayısıyla yapılan tebliğin usulsüz olduğu ortadadır. Hal böyle olunca; davacıya gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliğinin Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı şekilde, usulsüz yapıldığı anlaşıldığından, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olarak yapılması (davacının annesi, babası ve kardeşlerine tebliğ yapılmaması) bu noksanlığın yerine getirilmesi ve temyiz süresinin beklenmesi ondan sonra gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 11.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi...

Şti. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde, borçlu şirket vekili, icra mahkemesine başvurusunda; TK'nun 35.maddesine göre tebligat yapılan adresin müvekkilinin terk ettiği adres olduğunu, ticaret sicilindeki adrese tebligat yapılması gerekirken önceki adrese gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin durdurulmasını talep etmiş olup, mahkemece, tebligatın şirketin değişen adresine yapıldığı ve TK'nun 35.maddesine göre usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/.... maddesi uyarınca; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri...

UYAP Entegrasyonu