WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Somut olayda; ödeme emri tebligatının “... ” adresi yazılarak tebliğe çıkarıldığı, dağıtıcı tarafından “evrak üzerinde cadde ve sokak ismi olmadığından bilatebliğ iade” denilerek iade edildiği, aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, dağıtıcı tarafından “... adresinden ayrılmış, yeni adresi de bulunmadığından 1 ve 2. sahife asılmıştır” denilerek tebliğ edildiği, takibin kesinleştirildiği, mahkemece borçlunun mernise kayıtlı adresi bulunmadığı, bilinen adresine çıkarılan tebligat bila tebliğ döndüğü için Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, ancak Tebligat Kanunu'nun 35/2.maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığı için yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince; tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır....

nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup, tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden tebliğ memuru tarafından T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işleminin yapılamayacağı açıktır. Yine Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Bu maddenin uygulanabilmesi için usulsüz de olsa yapılmış bir tebligat bulunmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 E. - 1991/344 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere “...usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir.”...

Somut olayda, şikayetçi borçluya çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminde kapıya yapıştırılması gereken (2) nolu ihbarnamenin yapıştırılmadığı, bu durumda ödeme emrinin kanuna ve yönetmeliğe uygun olarak tebliğ edilmediği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır. O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu 25.06.2012 tarihinin tebligat tarihi olarak düzeltilerek diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, şikayetçi borçluya çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminde kapıya yapıştırılması gereken (2) nolu ihbarnamenin yapıştırılmadığı, bu durumda ödeme emrinin kanuna ve yönetmeliğe uygun olarak tebliğ edilmediği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır.O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu  25.06.2012 tarihinin  tebligat tarihi olarak düzeltilerek diğer itirazlarının incelenmesi   gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.  ...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde borçluya ödeme emrinin 19.03.2022 tarihinde adreste imzadan imtina eden komşusu Hacı ...., adlı şahsin beyanına göre muhatapların çarşıya gittiği belirterek doğrudan mahalle muhtarına tebliğ edildiği ancak haber bırakılan komşu isminin tebligat mazbatasına yazılmadığı bu bakımdan Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre ödeme emri tebliğ evrakının usulsüz tebliğ edildiği, borçlunun borca itirazını takip şekline göre icra müdürlüğüne yapması gerektiğinden Mahkemede ileri sürmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin 2022/4748 Esas sayılı dosyasındaki davacı-borçlulara gönderilen ödeme emri tebliğ tarihlerinin 12.04.2022 tarihi olarak düzeltilmesine, davacıların diğer taleplerinin takip şekline göre İcra Müdürlüğüne yapması gerektiğinden bu hususlarda karar verilmesine...

Somut olayda, borçlu şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı olan “...” adresine satış ilanının Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, tebliğ memurunca tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesi uyarınca tebligat yapılabilmesi için öncelikle adresin muhatabın adrese dayalı kayıt sistemindeki adresi olması gerekir. Adrese dayalı kayıt sistemi ise gerçek kişiler için olup, tüzel kişiler bu sisteme dahil değildir. Bu nedenle tüzel kişilere anılan madde uyarınca tebligat yapılamaz. Tüzel kişiler yönünden resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4.maddesine göre tebligat yapılır. Bu durumda borçlu şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesine göre yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüzdür....

nin 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi kapsamında kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre yapılmış geçerli bir tebligat bulunmadığı sanığa yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu, sanık ...'le ilgili olarak da Tebligat Kanunun 21. maddesine göre, Tebligat Tüzüğünün 28. madddesine aykırı olarak yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararların kaldırılarak temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanıkların temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce doğrultusunda ONANMASINA, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İlçesinde farklı mahallelerdeki adreslerde ikamet etmelerine rağmen muhataplara gerekçeli karara ait tebligatların gerçeğe aykırı şekilde "aynı konutta beraber ve sürekli ikamet ettiğini beyan eden ve tebligatları kabul edeceğini söyleyen ...’ın imzasına tebliğ edilmiştir" şeklinde kaşe basmak suretiyle yapılan tebliği usulsüz olup aynı zamanda 7201 sayılı Tebligat Kanununun 39. maddesi hükmüne de aykırı olduğu anlaşıldığından, tebligatları yapılacak muhataplara gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebligat evraklarında belirtilen adreslerine tebliği ile temyiz süresinin beklenmesine ayrıca, mahkemece bu şekilde usulsüz tebligat yapan ve tebligat evrakında adı bulunan PTT dağıtıcısının uyarılması gerekirse hakkında suç duyurusunda bulunulması için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE 08.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyanın incelenmesi sırasında ... ve ... dışındaki davalıların açık adreslerinde kapı numarası belirtilmediği için karar tebliğlerinin usulsüz olarak yöneticiye yapıldığı, yine davalı ...'nın tespit edilen açık adresine usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı halde aynı adrese usulsüz olarak Tebligat Yasasının 35. maddesine göre gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ... ve ... dışındaki davalıların açık adresleri saptanıp Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğünde belirlenen esaslara uygun olarak gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği ile temyiz sürelerinin geçmesi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 30.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1- Dava konusu 159 ada 29 parsel hakkında dava açtığı anlaşılan Artvin İli Özel İdare Müdürlüğüne, hükmün Tebligat Yasası'na uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi, 2- Adına tescil kararı verilen ... oğlu ...'un mirascılarını gösterir vukuatlı nüfus aile kayıt tablosunun Nüfus Müdürlüğünden celp edilerek dosyasına konulması, 3- Dairemizin geri çevirme kararı ile hükmün tebliği istenen ancak adres tahkikatı yapılmadan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulsüz tebligat yapılan . ... mirasçıları ..., ... , ... ile hiç tebligat yapılmadığı anlaşılan ...,...,... ile önceden mahkemece yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılan davalı ...'a hükmün usulüne uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi, bundan sonra inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ......

UYAP Entegrasyonu