Esas numaralı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket söz konusu icra takibinden 12/04/2019 tarihinde adrese hacze gelinmesi sebebiyle haberdar olduğunu, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligat, Tebligat Kanunu ve Yönetmeliğe açıkça aykırı olduğundan tebligat usulsüz olup öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğinden bu kapsamda Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesi 2019... Esas sayılı dosyası ile tebligatın usulsüz olduğunun tespiti yönünde dava açılmış olup 17/04/2019 tarihinde "... yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile tebliğ tarihinin TK.'...
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız kazanç elde etmek amacı ile başlatılan takip sonrasında açıldığını, davacı tarafça başlatılan Antalya .......
A.Ş.’nin davamızın da konusu olan ticari ilişki kapsamında verilen 37.500,00 TL bedelli 4 adet çekle ilgili şikayeti üzerine davalıların “sanık” sıfatıyla “alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek, ticareti terk etmek ve sermaye şirketinin iflasını istemek” suçları nedeniyle yargılandıkları İzmir ......
İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin ...tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun usulsüz tebligat şikayeti ve takibe yönelik şikayetini .../.../... tarihinde ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. İİK'nun 8/son maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli nitelikte olan ...tarihli icra zaptına göre takip dışı ...'nın borçlu adına borcu kabul ederek ödeme taahüdünde bulunduğu, ... tarihinde borçlu şirkete müzekkere yazılarak ...'nın maaşının haczinin talep edildiği, ...tarihinde borçlu şirketin, takip dosyasına ...'nın işine son verildiği şeklinde dilekçe sunduğu, dilekçede borçlu şirketin kaşesi ve kaşe üzerinde imza bulunduğu, kaşe üzerinde bulunan imza ile ...tarihli icra zaptındaki imzanın aynı olduğu, istinaf başvurusunda da ...tarihli dilekçenin borçlu adına verildiğinin kabul edildiği, anlaşılmaktadır. ......
dan alacağı temlik alan iyiniyetli 3. kişi olduğunu, alacağın temlikinin ivazlı olup müvekkilinin senet üzerindeki imzanın sahte olup olmadığını araştırmak gibi bir mükellefiyeti olmadığını, borcun senetten doğmasından ötürü ödeme emrini tebliğ alan davacı tarafın, tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içinde yasal olarak itiraz etme hakkı varken itiraz etmediğini, kanunen zamanında itiraz etmemiş olmanın borcu kabul anlamına gelmekte olduğunu, ayrıca davacı tarafın takibe itiraz etmeme bahanesi olarak olarak senet ekinin ödeme emrinde gönderilmediğini öne sürmekte ise de, senedin ödeme emri ekinde davacıya gönderildiğini, kaldı ki bir an için gönderilmediği farz edilse bile ödeme emrinin ''kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri'' olarak gönderildiğini, müvekkilinin alacağı temlik almış iyiniyetli 3. kişi olması, alacağı devralmış iyiniyetli 3. kişinin senet üzerindeki imzanın sahte olup olmadığını araştırma mükellefiyetinin olmaması, davacı borçlunun ödeme emrini usulüne uygun tebliğ almasına...
Esas dosyasında itiraz ile durdurulduğu ve ... İcra Müdürlüğü 2020/......
Mahkemece son bilirkişi raporunda davacı şirketin kullandığı krediye dayalı olarak kefil sıfatıyla davalı tarafından yapılan ödemeleri gösteren tabloda yer alan 52.700-TL ve devamındaki taksit tutarlarının TL cinsinden olduğu, dosyaya sunulan dekontların ise tamamının EURO olduğu ve açıklama kısmında da ithalat dışı transfer bedeli ödemesi olarak belirtildiği, banka kayıtları ile uyumlu olmayan rapordaki tespitlere itibar edilmediği belirtilmiş ise de, öncelikle davalı tarafça dosyaya sunulan ödeme planının TL cinsinden değil döviz(Euro) cinsinden olduğu, öte mahkemece bankadan ilgili krediye ilişkin genel kredi sözleşmesi ve ödeme planının getirtilmediği anlaşılmıştır.Mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, İstanbul 11 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/453 esas sayılı dosyası getirtilerek, menfi tespit davasına da konu takip dosyasına yapılan usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilip edilmediğini, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca itiraz dilekçesi de verilip verilmediğini...
Müdürlüğüne ait 2017/... esas sayılı dosya üzerinden borçlu ... ile ... aleyhine ... hesap numaralı çek bedeli kredisi nedeniyle takibin 6.690,00-TL asıl alacak, 93,66-TL işlemiş faiz, 4,68-TL BSMV ve 182,51-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 6.970,85-TL üzerinden başlatıldığı, takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğu, ancak takip borçlu ... tarafından usulsüz tebligat şikayeti yapıldığı, Adana İcra Hukuk 4. Mahkemesinin 2017/... esas ve 2017/... karar sayılı ilamı ile takip borçlusu ...'in tebliğ öğrenme tarihinin 11.04.2017 olarak düzeltilmesine karar verildiği, Alacaklı banka tarafından Adana İcra 10. Müdürlüğüne ait 2017/... esas takip için Gebze 3. Noterliğinin 08.03.2017 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile hesabı kat ettiği, hesap kat tarihinden itibaren 7 günlük ödeme süresi ön gördüğü, her iki borçluya gönderilen ihtarnamenin 20.02.2017 tarihinde adresten ayrılma nedeniyle iade edildiği, buna göre asıl borçlu ...'...
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu iddiası İİK.nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup açıkça ve delilleriyle ileri sürülmesi gerekir (HGK'nun 27.01.2010 tarih 2009/12-539 E.,2010/16 sayılı kararı). Somut olayda borçlunun icra mahkemesine verdiği dilekçesinde kendisine gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna dair açık bir iddiası bulunmamaktadır. Şikayet dilekçesinde yer alan: "ödeme emrinin muhtara bırakıldığı, ödeme emrinden 21.09.2015 tarihinde haberdar olunduğu" şeklindeki beyanlar usulsüz tebligat şikayeti olarak yorumlanamaz. Zira tebligat usulsüzlüğü ayrıca, açıkça ve delilleriyle ileri sürülmüş değildir. O halde yöntemine uygun olarak açıkça ve delilleriyle ileri sürülen bir tebligat usulsüzlük şikayeti bulunmadığı halde mahkemece hukuki tavsifte hataya düşülerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ tarihinin düzeltilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
-K. sayılı ilamı ile 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi gözetilmek suretiyle borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti ile borca ve faize itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere bozulduğu, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçluya kıymet takdir raporunun 10.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre de icra mahkemesine 06.05.2019 tarihinde yaptığı başvurunun süresinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, borçlunun, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği şikayeti ile birlikte icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini de ileri sürerek borca ve faize itiraz ettiği, diğer taraftan aynı tarihte ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/403 E. sayılı dosyasında, ihalenin feshine yönelik şikayetinde, aynı takip dosyasındaki kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ işlemlerinin de usulsüz olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır....


