"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, keşideci borçlu icra mahkemesine başvusunda; takipten 05.12.2014 tarihinde haberdar olduğunu, ödeme emri, yenileme emri, kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliğ edildiğini, bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek şikayet ve itiraz da bulunduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür. 1-Borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin incelenmesinde; a) Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetinin incelenmesinde; Somut olayda ödeme emri tebligatının...
Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır. Somut olayda, borçluya yapılan örnek 7 ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde; "Tebligat Kanunun 21. maddesine göre evrak muhtara bırakılıp, kapıya ihbar yapıştırılıp muhtar komşusuna haber verildi.” açıklamasına yer verildiği görülmektedir. Tebliğ memurunun, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra geleceğini yukarıda belirtilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca ilgili kişilerden sorup tespit ve tevsik etmeden muhtara tebliğ ve ihbar yapıştırma işlemini yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir....
Bu durumda, yukarıda belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından TK'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır. Şikayete konu ödeme emri tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının kendiliğinden ödeme emri tebliğ işlemini TK'nun 21/2. maddesi uyarınca yapması yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur....
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın satış bedeli muhammen bedelinin yüzde yüzünün üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin de usulsüz olduğu ve borçluların kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir....
a tebliğ edilmiştir" şerhi ile tebliğ edildiği, taşınmaz hissedarı olması nedeniyle borçlu yerine tebliğ yapılan ... adına çıkarılan kıymet takdiri raporunun, kendisine ait olan "... köyü No:3 .../..." adresinde aynı gün bizzat tebliğ edildiği, belirtilen tebligatların aynı gün içinde aynı kişiye farklı adreslerde tebliğ edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tebligatı "... köyü No:3 .../..." adresinde bizzat tebliğ alan şahsın şikayetçi borçlu adına gelen tebligatı da aynı anda almasının muhtemel olduğu, bu hali ile şikayetçi borçlu adına çıkarılan kıymet takdiri raporu tebliğ mazbatasında kardeşinin aynı konutta ikamet ettiğine ilişkin şerhin doğru olmadığı, tebligatın bu nedenle usulsüz olduğu, dosya kapsamında şikayetçi borçlunun haciz işlemini daha önce öğrendiğine ilişkin bir delil bulunmadığından şikayetin süresinde olduğu, usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporuyla haczedilen meskenin değerinin şikayet tarihi itibariyle 228.000 TL olduğu, şikayetçi borçlunun sosyal...
Yukarıda açıklandığı biçimde muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden komşunun ismi tespit edilip imzası alınmadan yapılan tebligat 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddelerine göre usulsüzdür. 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere “..usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir.” Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....
Tebliğ memuru, muhatabın adreste bulunmama sebebini, borçlunun adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, Yönetmeliğin 35. maddesi gereğince, tespit ve tevsik etmeden "nerede olduğu bilinmiyor" açıklaması ile yetinerek, muhtara tebliğ ve 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemini tamamlamıştır. Bu durumda, anılan tebligat, yukarıda yazılan ilkeler uyarınca Tebligat Kanununun 21/1. maddesi gereğince usulsüzdür. İİK'nun 127. maddesi gereğince; taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Şikayet eden borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir....
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin tapu sicilindeki ilgiliye tebliğ edilmesi gerekir. Bu işlemin yapılmamış veya usulsüz yapılmış olması başlı başına ihalenin feshini gerektirir. İİK'nun 134/2. madde hükmü gereği ihalenin feshini ilgililer ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç, ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. Öte yandan, anılan maddenin 7. fıkrası hükmüne göre; satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi ıttıla tarihinden başlar. Şu kadarki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez....
CEVAP Davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde davacının teminatın iadesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, icra müdürlüğünce yapılan işlemde bir hata bulunmadığını, bununla birlikte davacının söz konusu işleme ilişkin şikayet süresi geçtiğini, şikayetin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılması gerektiğini, davacının davaya konu ödemenin iadesi talebinin 30.03.2021 tarihli olduğunu, bu talebin icra müdürlüğünce 30.03.2021 tarihli talep ile red edildiğini, memur işlemini şikayet davasının süresinin İİK 16. gereğince muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün olduğunu, davacının 30.03.2021 tarihli tensip zaptını davacı ve/veya vekilinin hangi tarihte okuduğunun icra müdürlüğünden uyap sistem kütüğünden bakılmak üzere sorulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, böylece davacının 30.03.2021 tarihli tensibi öğrenme tarihi tespit edilecek ve süresi içerisinde dava açıp açmadığı tespit edilebileceğini belirterek hukuka aykırı davanın öncelikle süre yönünden usulden reddine, bu...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu diğer şikayet sebepleri yanında kendisine yapılan satış ilanı tebligatlarının da usulsüz olduğunu ileri sürmüştür. Dosya içeriğinden borçluya 11.11.2014 ve 19.11.2014 tarihinde olmak üzere iki kez satış ilanının tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçluya 11.11.2014 tarihinde yapılan satış ilanının tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde borçlunun Mernis adresinde TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır....


