Mahkememizce, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından dava dışı tüketiciye, satışı yapılan mobilyaların ayıplı çıkması nedeniyle ile tüketici hukuku mevzuatı gereği davacı bayinin tüketici karşısında müteselsil sorumluluğu kapsamında ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16/03/2021 T., ... K. (......
(3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11 inci maddesi (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir....
tüm camların çizildiğini, yaptığı masrafların boşa gittiğini, zararının giderimi için davacının davalıya ihtarname gönderdiğini, aralarında bulunan sözleşmeyi feshederek zarar tazmini talebinde bulunduğunu, davalının cevap olarak gönderdiği ihtarnamede görüldüğü üzere davalının yapılan anlaşmanın varlığını ve camların temizliği ediminin ayıplı olarak ifa edildiğini ikrar ettiğini, davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği esnada gerekli özeni göstermediğini ve müvekkili şirketi bu sebeple zarar uğrattığını, tüm bu nedenlerle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın henüz belirsiz olması sebebiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi incelemesi üzerinden talep haklarını saklı tutarak, ayıplı ifa nedeniyle oluşan zarar nedeniyle belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Sayılı dosyası incelendiğinde, iş bu dava dosyasındaki uyuşmazlık konusu ve taraflarının aynı olduğu, her iki davanın da aynı olaya ilişkin dava oldukları, dava konusunun taraflar arasındaki organizasyon sözleşmesinden kaynaklı aynı olay olması ve taraflarının aynı olması nedeniyle kusur, ayıplı ifa iddiası, tazminat miktarı, alacak mikaraının aynı dosyada belirlenmesi gerektiği, birleştirilen dosyanın halen derdest olduğu, davanın mahkememizdeki davadan daha önce açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkememizin ----sayılı dosyası ile---- Asliye Ticaret Mahkemesinin-----. Sayılı dosyasındaki davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, HMK. m. 30'daki usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak, davaların birlikte yürütülmesinin uygun olacağı sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ayıplı ifa iddialarının aksine borcun, müvekkili şirketin bir kusuru olmaksızın ifa edilemediğini, ilgili ürünlerin hiçbir surette tüketici sağlığı ve güvenliğini tehdit etmesinin söz konusu dahi olmadığını, her ne kadar davacı tarafın, ayıplı ürün tesliminden kaynaklı olarak zarara uğradığını iddia etmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 112.maddesinde borcun ifa edilememesi hallerinin düzenlendiğini, anılan sözleşe hükmü uyarınca müvekkili şirket tarafından, kendi kusurundan bağımsız bir şekilde sözleşme konusu borç ifa edilememiş ise de davacı şirket tarafından iddia edildiği gibi ayıplı ürünün söz konusu olmadığını, bir borcun ifa edilememesi ile ayıplı olarak ifa edilmesinin birbirinden farklı ve ayırt edilmesi gereken kavramlar olduğunu, müvekkil şirket tarafından piyasaya dağıtımı yapılan "..." isimli süpürgenin tozu suya çeken ve toz torbasız olmak üzere iki türlü toz hanesi...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle ayıplı malın misli ile değiştirilmesi ve 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinden ibarettir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 22.09.2011 tarihinde davalılardan ...’den dava konusu otomobili satın aldığını, dava konusu bu otomobili değişik zamanlarda ve bir çok defa şanzıman sistemi kaynaklı arızalar nedeniyle servise götürülmek zorunda kaldığını, yetkili servis eliyle gerçekleştirilen tamir ameliyelerinin ise netice vermediğini, otomobilin halen bu problemi taşıdığını ve üretim kaynaklı ayıplı bir ürün olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine veya sözleşmenin iptali ile aracın güncel kasko bedelinin iadesi ile birlikte 10.000,00.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılar ile imzaladığı taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi mevkinde bulunan ......
nedeniyle bağımsız bölümün değerinin ödediği bedelden daha düşük olması gerektiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ifa nedeniyle ayıp oranında ödediği bedel üzerinden indirim ve tazmin talebine istinaden şimdilik 2.000,00-TL tazminatın konut bedelinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır....
Hâl böyle olunca, 4077 sayılı Yasa kapsamına giren taşınmaz satımına ilişkin sözleşmelerde şayet eksik ifa sözkonusu ise aynı yasanın 30.maddesinin göndermesiyle genel hükümlerin uygulanması zorunludur. (Prof.Dr.Aydın Zevkliler. Açıklamalı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun sayfa 86-87) 4077 sayılı yasa ile diğer kanunlara nazaran tüketicinin özellikle korunması gereken hususlarda düzenlemeler getirilmiş olup, tüketici mahkemelerinin gerektiğinde genel hükümlere göre de karar vermeleri anılan 4077 sayılı yasanın 30.maddesi gereğidir. Bir örnek vermek gerekirse, mağazaya alışveriş için giden tüketicinin raftan düşen eşya ile yaralanması nedeniyle açılan manevi tazminat davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir ancak, manevi tazminatın koşulları ve miktarı ile ilgili inceleme genel hükümlere göre yapılacaktır. Yani tüketici mahkemesi BK nın ilgili hükümlerine göre uyuşmazlığı çözecektir....


