WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Cilt: 2,Sevinç Matbaası, ... 1977, sayfa: 176 ve devamı; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.3.l994 gün ve 1994/8557-2l38 sayılı kararı ve aynı doğrultudaki birçok başka karar.) Davacı ile davalı doktorlar ve özel hastane arasında vekil-müvekkil ilişkisi mevcut olup, davadaki talepler vekillerin vekalet görevini ifada özen borcuna aykırı davrandıkları iddiasına dayalı bulunmakla, uyuşmazlığa vekalet hükümlerinin uygulanması ve doğal olarak uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.Davacı 4077 sayılı kanun kapsamında tüketici olarak nitelendirilemeyeceği gibi, davalılarda satıcı olarak değrelendirilemez. Bu halde davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. Ve 22. maddeleri gereğince ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Cilt: 2,Sevinç Matbaası, ... 1977, sayfa: 176 ve devamı; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.3.l994 gün ve 1994/8557-2l38 sayılı kararı ve aynı doğrultudaki birçok başka karar.) Davacı ile davalı doktor ve özel hastane arasında vekil-müvekkil ilişkisi mevcut olup, davadaki talepler vekillerin vekalet görevini ifada özen borcuna aykırı davrandıkları iddiasına dayalı bulunmakla, uyuşmazlığa vekalet hükümlerinin uygulanması ve doğal olarak uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.Davacı 4077 sayılı kanun kapsamında tüketici olarak nitelendirilemeyeceği gibi, davalılarda satıcı olarak değrelendirilemez . Bu halde davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. Ve 22. maddeleri gereğince... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmayacağı hususunda ise; dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde "Mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar....

UYUŞMAZLIK VE UYUŞMAZLIKLA İLGİLİ KAVRAM, KURUM VE YASAL DÜZENLEMELER UYUŞMAZLIK 4721 sayılı Kanun'un 1010 uncu maddesi uyarınca, taşınmazın tapu kaydına "davalıdır" şerhi işlemesine dair mahkeme ara kararının ihtiyati tedbir niteliğinde olup olmadığı ve bunun sonucunda "davalıdır" şerhi konulmasına dair ara kararlara ya da itiraz üzerine verilen kararlara karşı 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesi uyarınca istinaf kanun yolunun açık olup olmadığına ilişkindir. UYUŞMAZLIKLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER 6100 sayılı Kanun'un 341, 389 ve devamı maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 1010, 1011 inci ve devamı maddeleri, V....

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Urla Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde mahkememiz ile Urla Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK'nun 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331....

Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde, Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları; Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, ifade eder. Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar....

tarımsal zilyetliğinin tespit tarihine kadar sürdüğü, özellikle kuzey ve doğu sınırı yığma taş duvar ve tel ile çevrilip korumanın yapıldığı, sulanabilir nitelik kazandırıldığı, toprak yapısının korunması ile imar ihyayı gerçekleştirilmiş olduğu bildirilmiştir....

korunması amacıyla bir an önce şirket yönetiminin tedbiren kayyıma devredilmesini, yönetim kayyımı talebinin kabul görmese dahi denetim kayyımı atanmasını, şirket hesaplarına tedbir konulmasını, evleviyetle şirket defterleri üzerinde bir inceleme yapılmasını, şirketin yönetim ve temsili ile malvarlıklarının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli her türlü önlemin tedbiren alınmasını, şirket malvarlığının tespit edilmesini, şirket taşınmaz ve araçları ile her türlü devredilebilir malvarlığı değerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu iddia ederek, davalı müdürün yönetmeye ehil olmaması nedeniyle şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi ve faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi ve yönetim ve temsili için ......

Davanın kadastro tespitine itiraza ilişkin olup 3402 Sayılı Yasanın 26 ve devamı maddeleri gereğince tutanağı düzenlenen taşınmazla ilgili olarak kadastro hakiminin sicil oluşturma görevi bulunmaktadır. Bu nedenle hakkındaki dava reddedilen taşınmaz bölümünün “ tespit gibi tesciline “ karar verilmesi zorunludur. Değinilen yönlerin gözetilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın reddine, ... bilirkişisi ... ...’in 07/05/2007 tarihli krokisinde (B) ile işaretli 555.04 m2 ve (A) ile işaretli 546.87 m2lik kısımların daha önce kesinleşen ......

Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez. O halde; mahkemece H.Y.U.Y.' nın 45 ve devamı maddeleri gereğince bu parsele karşı açılmış bulunan tüm dava dosyaları tespit edilip birleştirilmeli, dava edilen taşınmaz bölümlerinin ayrı ayrı ya da bir arada 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklığı olup olmadığı denetlenip değerlendirilmeli, orman sayılmayan yer oldukları saptandığı takdirde bu bölümler ile kalan bölümlerinin yüz ölçümleri belirlenip infaza olanak sağlar biçimde krokisi düzenlettirilip bu doğrultuda hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönün göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykıdır....

UYAP Entegrasyonu