WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaşanan pandemi nedeniyle maddi zarara uğradığını, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyecek duruma geldiğini, krizin de etkisi ile alacaklarını tahsil edemediğini, bu nedenle borçlarını ödeyemez hale geldiğini, şirketin tüm borçlarını ödemek istediğini, ancak malvarlığı ile borçlarını vadesinde ödeme imkânı bulunmadığından bahisle İİK 287. maddesi gereğince geçici mühlet talebinin kabulü ile müvekkili şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını, devamında İİK'nın 286. vd. maddeleri gereğince konkordato kesin mühlet talebinin kabulü ile neticede İİK. 305 ve devamı maddeleri gereğince her iki davacı yönünden konkordatonun tasdikini talep etmiştir. II. CEVAP Müdahil vekilleri davanın reddini istemiştir. III....

Söz konusu deliller birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin feshine ilişkin haklı sebep olmamakla birlikte; 14.01.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 15/3. maddesi gereğince kat mülkiyetine konu taşınmazın tüketici adına tescili veya kat irtifakına konu taşınmazın tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte taşınmazın zilyetliğinin devri ile teslim veya devir gerçekleşmiş kabul edilmekte ve davacının dava konusu taşınmaz haricinde başka bir tesiste, başka bir dönemde 21.05.2017-24.05.2017 tarihlerini kapsayan konaklaması zilyetliğin devri anlamını taşımamaktadır....

Dr....tarafından düzenlenen raporlarda saptanan orman özelliği ve 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeni ile tespit gibi orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, müdahiller ... ve arkadaşlarının davaları yönünden 3402 sayılı Kanunun 25 ve 26. maddeleri gereğince tutanak tanziminden sonraki doğan hak ve isteklerde kadastro mahkemesinin görevli olmadığından görevsizliğe ilişkin 15.06.1994 gün, 1958/748-2352 sayılı kararının, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.01.1996 gün, 1995/2929-732 E.K. sayılı onama kararından sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır. 1078 parsel ile ilgili açılan davanın devamı sırasında dava konusu taşınmazda 2/B çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar aleyhine Orman Yönetimi tarafından açılmış bir dava olmadığından ve Antalya Kadastro Mahkemesinin 1958/748 E. 1994/2352 K. sayılı dosyasında da Orman Yönetimi davalı tarafta olduğundan taşınmazla ilgili yapılan 2/B çalışması kesinleşmiştir....

plakalı aracın yakalatıldığını, bu nedenlerle şirket üzerinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallara teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

ın 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince zilyetliğinin oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle taşınmazın Hazine adına tespitinin yapılmasına karar verilmiştir. ...'ın 14.11.2007 tarihinde komisyon kararına itiraz etmesi üzerine 03.12.2007 tarihli komisyon kararı ile taşınmazın Hazine adına yapılan tespitin iptal edilerek ... adına tespitin yapılmasına karar verilmiş ve 11.01.2008 tarihinde kadastro tespiti kesinleşmiştir. Kadastro tespitinin ... adına kesinleşmesinden sonra dava konusu taşınmaz 02.06.2008 tarihinde dava dışı ...'a, ondan da 07.08.2009 tarihinde davalı ...'a tapuda yapılan satış yolu ile devredilmiştir. Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir....

Köyünde kain, tapuda ..... ada ..... parsel olarak kayıtlı villa niteliğinde olan ..... bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar için müvekkili tarafından ödenen bedellerin çeşitli ekonomik etkenlerin ÜFE-TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınmak suretiyle paranın ulaşacağı alım gücünün denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerinin tespiti yönünden uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenecek olan tazminatın rayiç değerden az olmamak kaydıyla dava tarihinden başlamak üzere en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ve dava konusu olan taşınmazın 3. Kişilere satış ve devrinin önlenmesi için HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...... Yapı Sanayi ve Tic....

Kişilere satış ve devrinin önlenmesi için HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ....... Yapı Sanayi ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin taraflar arasında imzalanan satış vaadi sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirdiğini, dava konusu bağımsız bölümü davacıya teslim ettiğini, ancak diğer davalı ...'dan kaynaklanan nedenlerle taşınmazın tapu tescil işlemini gerçekleştiremediğini, müvekkilinin ....... Vadisi 3 faz olarak tanımlanan etaplarda satışa başlamadan evvel, diğer davalı ... ile 28/01/2013 tarihinde niyet mektubu ve toplantı tutanağını imzalayarak İstanbul ili ..... ilçesi ...... köyünde kaim .... ada ....... parsel sayısında kayıtlı daha evvel kat irtifakı kurulmuş taşınmaz üzerinde proje geliştirmek için mutabakata vardığını, akabinde müvekkilinin, ilgili taşınmazda 187 adet villanın yapılması ve satışı için diğer davalı ... ile hasılat paylaşımı esasına dayalı Kadıköy ........

Davacı ... mirasçısı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı/muris ...'ün dayandığı tapu kaydının her iki taşınmazı bütün halde kapsadığını, 169 ada 4 parsel ... taşınmaz üzerinde ev bulunan kısım dışındaki bölümün murisin dayandığı kaydın kapsamında kaldığını, 169 ada 4 parsel üzerinde bulunan krokide kerp. depo olarak gösterilen kısmın devamı 169 ada 2 parsel içerisinde olup, bu yerin 60 yılı aşkın süredir muris ve eşi tarafından kullanıldığını, davalı ... dayanağı kaydın 169 ada 4 parseldeki dam yerine ait olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1....

TMKnun 723 ve devamı maddeleri hükümlerine göre binanın yıkımı aşırı zarar doğurmuyorsa binanın korunması mümkün değildir, yıkıma karar verilmelidir. Yıkımın fahiş zarar doğuracağının belirlenmesi halinde ise mahkemece, arsa sahibine malzeme sahibinin kötü niyetli olması halinde en az levazım bedeli iyi niyetli olması halinde binanın muhik tazminat karşılığı temellüke razı olup olmadığı sorulmalı, kabul ettiği takdirde uzman bilirkişilerce tespit edilen bu bedel karşılığı bina arsa maliki davacıya mal edilmeli, temellüke razı olmaması halinde elatmanın önlenmesine karar vermekle birlikte yıkım davası reddedilmelidir. Somut olayda mahkemece bina sahibinin iyi niyetli olup olmadığı, binanın yıkımının fahiş zarar doğurup doğurmayacağı üzerinde durulmadığı gibi uzman bilirkişiden asgari levazım bedeli ve muhik tazminat tutarı yönünden rapor alınmamıştır....

(HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu