Mahkemece, dava konusu taşınmazın üzerine ev, ahır, garaj yapılmasının 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinin aradığı imar ihya şartlarını oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar; davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yer alan nedenlerle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza ilişkin orman ve zilyetlik araştırması yapılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Hukuk Genel Kurulunda işin esasına girilmeden önce davada taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı hususu önsorun olarak ele alınıp, incelenmiştir. Bilindiği üzere, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 713. (önceki Türk Kanunu Medeni’sinin 639.) maddesinde düzenlenmiştir....
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ve ...’ın davasının kabulüne, çekişmeli 161 ada 11 parsel sayılı taşınmazın adı geçen davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacıların çekişmeli taşınmazı zilyetlik süresi bir insan ömrünü aşan eski zilyetlerinden devralarak malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf ettikleri, tespit tarihinden geriye doğru 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacılar ... ve ... tarafından 30.11.1993 tarihinde TMK’ nin 713. maddesine dayalı olarak tapusuz taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açıldığı ve bilahare taşınmaz hakkında 2007 yılında tutanak düzenlenmesi nedeniyle davanın kadastro mahkemesine aktarıldığı anlaşılmaktadır....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir....
Davalılar vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın malik sıfatı ile sürdürülmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 52 parselin tapu kaydının iptali ile 640 pay kabul edilerek, 80 payın davacı ... adına, 160 payın ise davacı ...’ın veraset belgesindeki payları oranında mirasçıları adına tapuya tesciline, kalan 400 payın kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, 283.TL, bakiye harç, 415.05.TL yargılama gideri ile 1000 TL.Avukatlık ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK. nun 713/2. fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 – 2. maddesi uyarınca açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır....
Bilindiği üzere imar-ihyaya muhtaç olan bir yer imar planları kapsamına alınmış ise o tarihten sonra imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay gayrimenkul dairelerinin kararlılık kazanmış uygulamalarına göre; imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten, imar planları kapsamına alındığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ise bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla edinilmesi olanak dahilindedir. Bu sebeplerle, öncelikle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye ........
Tapulama Mahkemesinin 1980/16 Esas ve 1980/24 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sınırları içinde kaldığına karar verildiğini ve orman sayılan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını, taşınmaz 2B vasfında ise de orman dışına çıkarılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; kural olarak tapulu bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın orman alanında kalıp kalmadığının araştırılması gerekeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak, 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Çekişmeli taşınmaz bölümü, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakılmış olup, davacı çekişmeli taşınmaz bölümünün harman yeri olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan 02.03.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca zilyetliğe dayalı olarak tescil istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava, TMK'nın 713. maddesi hükümlerine göre açılmış tescil davası olduğuna göre böyle bir davada TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca davanın, yasal hasım olan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur....
nun 713/2 fıkrasında yer alan; ''...maliki 20 yıl önce ölmüş...'' hukuki sebebine dayalı olarak TMK.'nun 713/1-2 madde ve fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Somut olayda çözümlenmesi gereken öncelikli sorun; eldeki temyiz incelemesinin yapıldığı aşamada TMK'nun 713/2. fıkrasındaki; ''...ölmüş...'' sözcüğünün Anayasa Mahkemesince iptaline ilişkin kararı ve bu karar yayımlanana kadar hükmün yürürlüğünün durdurulması kararının eldeki davaya etkisinin ne olacağı hususudur....


