Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında, 4721 sayılı TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca davanın, yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur. Yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuken mümkün değildir. Karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu ......
Temyiz Nedenleri Davacı, keşif sırasındaki söyleminin 122 parsele ait olduğunu, dava konusu yerin mera parseli olmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. 3.Gerekçe 3.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 3.2.İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti başlıklı 14. maddesinde “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 - 5403/26 md.)...
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, yargılama sırasında taşınmazın dava değerinin bilirkişi raporuyla belirlendiği, davanın esastan tümüyle reddedilmesi nedeniyle belirlenen bu bedel üzerinden davalı ... lehine nispi vekalet ücreti takdirinin gerektiği ne var ki bu yön üzerinde durulmadığı, öte yandan TMK md. 713/6 uyarınca karşı tescil isteklerinin olduğu, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tescili gereken yerlerden olduğunu belirterek vekalet ücreti ve karşı tescil isteği yönünden kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. 2....
Dava, TMK’nin 713/1. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Bartın ili Merkez ilçesi ... Köyünde 766 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz hakkında 1652 parsel numarasıyla 27.12.1984 tarihinde tutanak düzenlenerek tarla vasfıyla 883 m2 yüzölçümlü olarak kadastro tutanağının edinme sebebi sütununda: iş bu taşınmaz malın 1679 parsele tatbik edilen 262 tahrir nolu vergi kaydının hudutlarında tevsie müsait arazi okuduğundan kayıtlardaki miktar esas alınmak suretiyle fazlalığın 1679 parselden ifrazı ile 1652 parselin oluşturulduğu ve havza-i fahmiye hudutlarında kaldığı belirtmesiyle tapulama dışı bırakıldığı, 1679 parselin ise komisyon kararı sonucu 262 tahrir numaralı vergi kaydına istinaden 600 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla davacının babası olan dava dışı ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : TMK 713. Maddesi uyarınca Tapusuz Taşınmazın Tescili Talebi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği 3 adet taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, ......
Şöyle ki; davacılar ... ve ... tarafından 30.11.1993 tarihinde TMK’ nin 713. maddesine dayalı olarak tapusuz taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açıldığı ve bilahare taşınmaz hakkında 2007 yılında tutanak düzenlenmesi nedeniyle davanın kadastro mahkemesine aktarıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda özetlenen bozma ilamında da değinildiği üzere, davacılar lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tescil davasının açıldığı 30.11.1993 tarihine göre belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Mahallinde 2017 tarihinde yapılan keşif üzerine düzenlenen 3 kişilik zirai bilirkişi raporunda, zirai manada taşınmazın imar ihyasının tespit tarihinden geriye doğru en az 30-35 yıl öncesinde tamamlanmış olduğu belirtilmekte ise de, imar ihyanın ne zaman tamamlandığı ve ekonomik amaca uygun kullanımın ne zaman başladığı hususlarının objektif ve en doğru biçimde hava fotoğrafları üzerinde yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağı kuşkusuzdur....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/351 E. sayılı dava dosyasında görülen tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların tescili davasında, davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bu dosyaya konu taşınmazların Hazine adına tapuya tescili talepli eldeki davayı açmış olup, mahkemece hiçbir araştırma yapılmaksızın, sadece ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/351 E. sayılı dosyası celbedilerek bu dosyadaki bilirkişi raporları ve kroki doğrultusunda karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Hazine tarafından delil olarak gösterilen ...1....
Asıl ve birleşen davalarda davacılar öncesi tapusuz olan 523 parsel sayılı taşınmazdan 18.6.1973, 11.6.1973, 20.11.1973, 4.5.1977, 24.5.1977, 13.7.1978, 2.7.1990, 15.12.2004 tarihli satış vaadi ve gayrimenkul zilyetlik devir sözleşmeleri ile yer satın aldıklarını iddia ederek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlardır. Davacıların davalarına dayanak olarak sundukları sözleşmeler dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden sonra fakat kesinleşmesinden önce yapılan tapusuz taşınmazın satışına ilişkindir. Şu halde; asıl ve birleşen davalarda iddia tespit sonrası ve fakat kesinleşme öncesi eklemeli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Az yukarıda da belirtildiği gibi, dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın evveli tapusuz olup , vergi kaydına dayalı olarak tescil edilmiştir. Dayanak satış tespit sonrası tescil öncesi bir tarihe karşılık geldiğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen hak düşürücü süre uygulanmaz....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulü neticesinde yeni malik yönünden taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması yönündeki şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16. ve 82. maddeler ile 4721 sayılı TMK 1009. md, 2644 sayılı Tapu Kanunu 26. md., ve sair ilgili yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1-Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Köyü çalışma alanında bulunan ve 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin 12.06.2009 tarihli raporunda (A), (B), ve (C) harfleriyle gösterilen toplam 100.000 metrekarelik taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar-ihya hukuki nedenlerine dayalı olarak TMK' nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir....


