İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava konusu edilen taşınmazların kadastro tespitine itiraz üzerine tapu kayıtları Gölcük Kadastro Mahkemesinin 19/11/2008 tarih ve 1989/1 Esas, 2008/1 Karar ... kararı ile oluşmuştur. Buna göre davacıların taşınmazları satın aldıkları tarihler taşınmazların kadastro tespitinin kesinleşmesinden önce taşınmazların tapusuz olduğu döneme denk gelmektedir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre tapusuz taşınmazlar taşınır mal hükmündedir. ... Medeni Kanununun 763. maddesine göre taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Yani, taraflar arasında menkul hükmünde olan taşınmazın mülkiyetinin devri için satış sözleşmesi yapıldığında ve taşınmazın zilyetliği alıcıya devredildiğinde alıcı mülkiyet hakkını kazanır....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1963 - 1964 yılları arasında yapılmış, sonuçları 01.07.1967 - 31.07.1967 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapulama dışı bırakılan taşınmazların tesciline ilişkin olup, mahkemece, her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları taşınmazın tescili için hükme yeterli değildir....
Şöyle ki, dava, TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Davacı, zilyetliğe dayalı olarak çekişmeli taşınmaz bölümünü evvelki malikinden satın aldığını ve 20 yılı aşkın bir süredir kullandığını, TMK madde 713/1'deki iktisap şartlarının lehine oluştuğunu ileri sürerek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının, aynı dava dilekçesi ile aynı satın alma senedine dayalı olarak, aynı iddialarla açtığı tescil davasının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/206 Esas, 2001/62 Karar sayılı kararı ile "taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi olan 1993 yılı ile davanın açıldığı 1999 yılı arasında yasanın aradığı 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap süresinin dolmadığı" gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır....
Mirasbırakan tarafından tapusuz taşınmazların zilyetliğinin devri suretiyle gerçekleştirilen geçerli işlemlere karşı 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur. Somut olayda, dava konusu 160 ada 2 parsel sayılı taşınmaz evvelinde tapusuz olup, davalı adına senetsizden tespit görmüş olduğundan 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı ve muris muvazaasına ilişkin iddianın dinlenemeyeceği açıktır. Ne var ki, davacılar dava dilekçesinde, tapu iptali ve tescil isteği yanında kademeli olarak tenkis isteğinde de bulunmuşlardır. Tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır....
Öte yandan, adlarına tescil talep edilen ...l mirasçılarının da davaya katılımlarının sağlanmadığı ve dava 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğu halde, 4721 sayılı TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliklerininde taraf olarak davada yer almadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, dava konusu 132 ada 9 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava askı ilan süresi içerisinde açıldığından, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesi ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmek üzere, bu parsel hakkındaki dava tefrik edilmeli; ardından davacıya, HMK' nun 31....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Tescil konusu taşınmazların 02.09.1959 tarihinde ölen İbrahim Gülergül'den kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, taksim olgusunun ilk davayı açan ...ve arkadaşları tarafından kanıtlanması gerektiği, ancak, geçerli bir taksim yapılıp yapılmadığı, taksime tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, taksimde bağımsız dava açan ve davaya katılan mirasçılara yer verilip verilmediğinin araştırılıp belirlenmesi gerektiği, ancak, bu hususların yeterince araştırılmadığı, ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamakla birlikte, tapusuz taşınmazların TMK.’nun 713/1. maddesine göre tescili istenildiğine, taşınmazların bir bölümünün Devlet karayolu altında kalması nedeniyle mülkiyetinin tesbitine karar verildiğine göre, TMK.’nun 713/3. maddesi hükmü gözönünde tutularak ilgisi yönünden davanın Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin tesbitinin gerektiği, tescil konusu taşınmazların...
Edinen kimse, kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur (TMK 1013/2). Bir aynî hakkı tescilden önce kazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir (TMK 1013/3). İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir (TMK 1027/1). Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir (TMK 1027/2). Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca resen düzeltir (TMK 1027/3). Burada sözü edilen Yönetmelik çıkarılmış olmadığından bu konuda hâlen yürürlükte olan Tapu Sicil Tüzüğü uygulanacaktır....
Mahkemece tapulu taşınmazın haricen satışının hukuken geçerli olmadığı, ancak haricen satışa dayalı olarak taşınmazın 20 yıldan daha fazla bir süredir davacı tarafca kullanılmasının tapunun hukuken kıymetini yitireceği davacıların zilyetliğinin malik sıfatıyla olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş isede yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi varılan sonuç ve davanın nitelendirilmesi dahi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Tapuda kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin yazılı sözleşmelerin resmi biçimde yapılmamasından dolayı hukuken geçerli olmadığı (TMK. md.706, TBK md.237, Tapu kanunu md.26 ve Noterlik kanunun md.60) tartışmasızdır. Bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağından taraflara verdiklerini haksız iktisap kurallarına göre isteyebilirler....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPUSUZ TAŞINMAZIN TESCİLİ-TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili ile tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmaz bölümünün 30 yılı aşkın süredir davacının zilyetliğinde olmasına rağmen Hazine adına tescil edildiğini belirterek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPUSUZ TAŞINMAZIN TESCİLİ-TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili ile tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmaz bölümünün 30 yılı aşkın süredir davacının zilyetliğinde olmasına rağmen Hazine adına tescil edildiğini belirterek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir....


