nin de satın almaya dayanarak davaya katıldığı, taraflar arasında birleştirilerek görülen kadastro tespitinin iptali, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi davalarında Sındırgı Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas, 2010/27 Karar sayılı 18.02.2010 tarihli ilamıyla davanın kısmen kabulüne, evveliyatları tapulu olan dava konusu 239 ada 9 ve 249 ada 106 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan tarafından temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptaliyle mirasbırakan ... mirasçıları adına tesciline, evveliyatları tapusuz olan dava konusu 130 ada 254, 157 ada 18 ve 235 ada 114 parsel sayılı taşınmazların zilyetliğe dayalı olarak davalı ... adına, 235 ada 32 parsel sayılı taşınmazın ise yine zilyetliğe dayalı olarak eşit paylarla davalılar ... ve Ümmühan Demirkol adlarına tespit ve tesciline karar verilmiş, verilen karar derecattan geçerek 15.02.2013 tarihinde kesinleşip tapuda infaz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapusuz taşınmaz tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “....20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar - ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun en eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritalarında incelenerek taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun kesin olarak belirlenmesi, ayrıca; kadastro paftasında 169 numaralı parselin yakınında bulunan taşınmazların orman olarak bırakıldığının dikkate alınması...” gereğine değinilerek bozulmuştur....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “....20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun en eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritalarında incelenerek taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun kesin olarak belirlenmesi, ayrıca; kadastro paftasında 169 numaralı parselin yakınında bulunan taşınmazların orman olarak bırakıldığının dikkate alınması...” gereğine değinilmiştir....
Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların öncesinin davacının babasına ait olduğu hususunun ispat edildiği şu halde, ispat yükünün satın almayı savunan davalı üzerinde olduğunu, satış konusunda yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, bu nedenle davalı yanın satın alma savunmasını usulü dairesinde ispat edemediğini belirterek, yanılgılı değerlendirmeye dayalı usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dilekçesindeki açıklamalar ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1 Zilyetlik, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 973. maddesinde, "Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır" şeklinde tanımlanmıştır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı, hükmün fer'ilerinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 2.1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK 684/1.md). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718.md). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724 ve 729.md) sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez....
Ayrıca, kuzeydeki 606 ve 607 nolu parsellerin 1996 yılında tescil davasına konu oldukları halde o dosyaların eki fen bilirkişi rapor ve krokilerinde taşınmazların güneyinde Sırrı Durmuş tarafından kullanılan bir yerden bahsedilmemesi, sadece köy yolu ile 143ve 145 parsellerden bahsedilmesi de dikkat çekicidir....
a satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yaptığı işlemlerin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile muris adına tescili, olmadığı takdirde ise tenkis isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, taşınmazları bedeli karşılığında satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muris tarafından yapılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir....
Dava, 2005 tarihinde, 4721 sayılı TMK’nin 713/1. maddesi uyarınca genel mahkemede Hazine ve Belediye ile davacının iştirakçileri olan kök murisin diğer mirasçıları hasım gösterilmek suretiyle tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açılmış olup, yargılama sırasında 2008 tarihinde bölgede kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle 3402 sayılı Kanunu’un 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmıştır. Davanın açıklanan bu niteliğine göre, davalı Hazine, TMK’ nin 713/3. maddesi uyarınca davada yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmedilemez....
nın 24.06.2013 tarihli kroki ve raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.588,24 m²'lik, (B) harfiyle gösterilen 3.151,67 m²'lik ve (C) harfiyle gösterilen 1.658,15 m²'lik taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır....


