Maddesi hükmünce 2013 ve 2014 yılı açılış tasdiklerini süresinde yapıldığı, 2013-2014 yıllarına ait kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davalıya ait Ticari defterlerdeki kayıtların Genel Kabul Görmüş Muhasebe ilkelerine göre uygun tutulduğu, davalıya ait Ticari defterler sahibi açısından, TTK'na 64/1 mad. Ve 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 222. Maddesi ikinci fıkrasına göre açılış ve kapanışların zamanında yapıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin kayıtların düzgün yapıldığından sahibine delil sayılacağı, davacının davalıya kestiiği faturalar açık fatura olup, davaya konu olan faturalar ile ilgili ödemelerin resmi yapıldığı, davalının defterlerinde her ne kadar nakit ödeme kayıtlı ise ödemeler mail order ile ödemelerin olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu olan davacı 22/05/2014 tarihinde ... e fatura ile ... TL, davalı ise ... tarihli ... e fatura ile iadesi ... TL olarak düzenlenmiştir....
DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 02/09/2022 KARAR TARİHİ : 21/11/2022 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 22.11.2022 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin... adresinde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü ve ticari defter ve kayıtların da bahsi geçen adreste bulunduğunu, 15.08.2022 tarihinde Ankara'da meydana gelen fırtına ve sağanak yağış esnasında müvekkil şirket nezdinde bulunan defterlerin çoğunun ıslandığını, diğer defterler kullanılabilir durumdayken Yönetim Kurulu Karar Defterinin birçok sayfasının parçalanmak sureti ile zayi olduğunu belirterek müvekkili şirkete ait Yönetim Kurulu Karar Defterinin zayi olduğuna ilişkin zayi belgesi verilmesini talep etmiştir....
Davacı; davalıya verdiği çek ve paralar karşılığında yeterli mal teslim almadığını, fazla ödeme yaptığını belirterek, fazla ödenen bedelin iadesi yönünde eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının, fazla ödediğini iddia ettiği bedel yönünden dayandığı ticari defterlerin kapanış tasdikleri bulunmadığı için delil olarak kabul edilmemiş, davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nunun 222/4. maddesi; "... Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." düzenlemesi bulunmaktadır. Çekle veya para ile ödeme yapılması halinde satımın peşin satış olduğunun, tarafların edimlerini aynı anda ifa ettiklerinin kabulü gerekir. Davada ispat yükü kural olarak davacıya düşmektedir. Davalı, bir kısım irsaliye ve teslim alan imzaları bulunan bilgi formları sunmuş, davacının verdiği çeklerin de karşılıksız çıktığını ve tahsilat yapılmadığını savunmuştur....
Tacir basiretlidir, tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutar, silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir, ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirinde ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir. Yine HMK'nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması gerekir. Davaya bu açıklamalar ışığında da bakıldığında yukarıda izahı yapılan hususlar muvacehesinde her iki yanın ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulduğu, kapanış tasdiklerinin de olduğu bu haliyle defterlerinin leh ve aleyhe delil kabiliyetini haiz bulunduğu anlaşılmıştır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler....
Tarafların delilleri toplandıktan sonra dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, taraflar arasındaki ticari ilişkinin defterlere ne şekilde yansıdığı, mal-alış verişinin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, faturaların tebliğ edililip edilmediği, mal teslimi olup olmadığı, davacının davalıya borçlu olup olmadığının ve varsa alacak miktarı hususunda rapor alınmıştır. Talimat mahkemesince alınan 30/06/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:"....Davacı yana ait ticari defterlerin incelenmesinde, taraflar arasında 2019 yılında sadece takibe ve davaya konu edilmiş fatura tutarı kadar bir ticari ilişkinin söz konusu olduğu, davalı yanca düzenlenmiş olan fatura, davacı yanca kayda alındıktan sonra, (ticari defterlere işlendikten sonra), aynı gün iade faturası ile davalı yana e fatura ile geri gönderilmiş olması nedeniyle, davacı ticari defterlerinde davalının alacaklı gözükmediğine..." dair görüş sunulmuştur. Mahkememizce resen atanan ...'...
Davacının defter ve belgelerinin incelenmesinde; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2016-2017 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Yine kayıtlara göre davacı şirketin, takip tarihi olan 15.10.2018 itibari ile davacının davalıdan 73.583,05TL fazla tahsilat yaptığı yani davacının davalıya borçlu olduğu, takip tarihinden sonra ödenmeyen çek bedeli 56.000,00.-TL'nin de cari hesaba iadesi ile davacının davalıya 31.12.2018 itibari 17.583,05.-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarına itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır....
İNCELEME ve GEREKÇE: Somut olayda taraflar arasında 13.10.2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşme uyarınca davalının destek, teşvik ve/veya kredi temininde danışmanlık hizmeti verme taahhüdünde bulunduğu, davacının iddiasına göre davalının bu yükümlülüklerini ödemelere rağmen yerine getirmediği iddiası ile ---------- dosyası ile takip başlatıldığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tarafların ticari defterlerinin incelendiği, ticari defterlerin HMK m.220 gereğince sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı, defterlerin incelenmesinde davacı tarafından yapılan 20.000,00 TL ödemenin 15.000,00 TL 'lik kısmının danışmanlık hizmeti karşılığı olduğu ve 5.000,00 TL'lik kısmının sertifika bedeli olduğu ve bu bedel karşılığı alınan belgenin davacı tarafından kullanıldığı ve de bu haliyle sertifika bedelinin ücret olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafça yapılan danışmanlık hizmeti neticesinde kosgeb destek başvurusunda bulunulmuş ise de başvurunun...
Yine davalı taraf ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ihtarlı duruşma tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye sunmamış, kendisine gönderilen bilirkişi raporuna karşı da bir itirazda bulunmamıştır. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir....
No’ lu, 15.01.2023 tarihli, 35.000 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartların bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir....


