İlgili Hukuk 1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” 2. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası da şöyledir: “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 3. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir: “(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister....
Bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmek için öncelikle sözleşmenin yer ve kişi bakımından uygulanma alanına dahil olmak gerekmektedir. Bu anlamda, toplu iş sözleşmesine taraf olan işçi sendikasının yetkisi tespit edilirken hangi işverenin işçileri dikkate alınmışsa ancak o işverene iş sözleşmesi ile bağlı olan ve sözleşmenin kapsamına giren işyerinde çalışan işçiler Kanunda öngörülen koşullarla toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceklerdir (Ercüment Özkaraca, Toplu İş Sözleşmesinin Geriye Etkisi, ... 2014, s.111). 2. Bir başka ifadeyle toplu iş sözleşmesi o sözleşme ile bağlı olan işverenin belirli bir işyerinde çalışan işçilerini kapsamına aldığına göre kapsamının belirlenmesi ve dolayısıyla yararlanma açısından belirtilmesi gereken, işyerinde çalışan işçinin sözleşmenin tarafı işverene iş sözleşmesi ile bağlı olmasıdır....
Sendikası ile Kamu- İş Sendikası arasında 17.10.2011 tarihinde bağıtlanan ve 1.3.2011-28.02.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 14. dönem Toplu İş Sözleşmesinin geçici 4. maddesinde yer alan “ Kanunla başka kamu kurum ve kuruluşlarından devredilen ve taraf sendikası üyesi olan işçiler üyeliklerinin işverene bilidirildiği tarihten itibaren iş bu toplu iş sözleşmesi hükümlerine tabi olurlar. Bu işçilerin taraf sendikaya üye olmadan önce kendileri hakkında uygulanmakta olan iş veya toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına ve bu hükümler gereğince yapılan her türlü ödemeye son verilir ve işçiler iş bu toplu iş sözleşmesinin sağlamış olduğu hakların dışında idari ve mali herhangi bir hak talep edemezler. Bu işçilerin brüt çıplak ücretleri iş bu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladıkları tarih itibariyle aynı kıdemdeki emsali işçilerin; aynı kıdemde emsali işçi olmaması durumunda en yakın kıdemdeki emsali işçilerin ücretlerinden düşük olmayacaktır....
Yukarıdaki hükmün yollamada bulunduğu aynı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde de Görevli Makamın; “İşyeri Toplu İş Sözleşmesi için işyerinin, işletme Toplu İş Sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup Toplu İş Sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlığı” ifade edeceği belirtilmiştir. Eldeki bu dava 1. İş Mahkemesi'ne açılmış olup ...1. İş Mahkemesi 04.11.2015 tarih, 2015/616 Esas, 2015/584 Karar sayılı kararıyla davacının işletme merkezinin Bağcılar/İstanbul olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın Bakırköy İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir....
İlgili Hukuk 1.6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) "Toplu iş sözleşmesinden yararlanma" kenar başlıklı 39 uncu maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "(1)Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. (2) Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. ..." 2. 6356 sayılı Kanun'un "Toplu iş sözleşmesinin hükmü" kenar başlıklı 36 ncı maddesinin 2 nci fıkrası şöyledir: "Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder." 3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade...
Hukuk Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/5459 Esas, 2022/6857 Karar sayılı ilâmında yazılı gerekçelerle bozulduğu, sözü edilen kararda belirtildiği gibi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam edeceğinden ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına ilişkin olarak Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile Türkiye Koop İş Sendikası arasında işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesinin 01.07.2018 tarihinde imzalandığı görüldüğünden 01.07.2013-30.06.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin, art etkisi gözetilerek iş sözleşmesi hükmü niteliğinde 01.07.2018 tarihine kadar devam ettiği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, davalı istinaf başvurusunun...
iş sözleşmesi ile öngörülen ücret ve sosyal yardımları ödemesi veya toplu iş sözleşmesi ile öngörülenden daha fazla ücret ve sosyal yardım ödemesinin beklenmesi gerektiği, davacının ücretinin ...... nin personel yönetmelikleri çerçevesinde .........
Belediyesinde iken 01/03/2011-28/02/2013 tarihleri arasında toplu iş sözleşmesi geçerli olduğunu, müvekkilinin bu toplu iş sözleşmesinin uygulanma süresi içinde davalı tarafa atandığını, müvekkilinin tüm hak ve alacakları ile özlük hakları ile birlikte geçiş yaptığını, 6111 sayılı Yasa ile haklarının koruma altına alındığını, atandığı dönemde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi 40. maddesine göre gündelik ücrete ilişkin yanı işveren bağlı işyerlerinde geçirmiş olduğu her yıl için 16 kuruş kıdemlilik zammı ekleneceği hükmünün bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin toplu iş sözleşmesi süresi içinde davalı nezdinde çalıştığı süre için kıdem zammı uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine uygun iş sözleşmesi imzalandığını ve daha sonra yapılacak toplu iş sözleşmelerinde karara bağlanmış ek zamların günlük yevmiyesine uygulanacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli ve 2019/193 Esas, 2020/270 Karar sayılı kararı ile yapılan yargılama, inceleme, taraf beyanları ile tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının 05.01.2015 tarihinde ...-Orman İş Sendikası üyeliğine kabul edildiği, 01.01.2015-31.12.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ise 17.08.2015 tarihinde imzalandığı, bu itibarla davacının yürürlük başlangıç ve davalı iş yerinde işe giriş tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Somut olayda, davacının 16.06.1982-13.03.2008 yılları arasındaki çalışma süresine göre hak kazandığı yıllık izin sürelerinin tespitinde, davalı işverence dosyaya sunulan 1998-2009 yılları arasında yürürlükte bulunan dönem toplu iş sözleşmeleri nazara alınmıştır. Ne var ki, işyerinde 17.01.1998 tarihinden önceki tarihlerde, toplu iş sözleşmesi yapılıp yapılmadığı belli değildir. Hal böyleyken, davacının 1982-1998 yılları arasında hak kazandığı yıllık izin sürelerinin tespitinde, 17.01.1998 yürürlük başlangıç tarihli toplu iş sözleşmesi hükmünün esas alınması hatalı olmuştur. Anılan sebeple, 17.01.1998 tarihinden önceki tarihlerde işyerinde yürürlükte bulunan ve davacının yararlandırıldığı toplu iş sözleşmesinin olup olmadığı araştırılmalı, tespiti halinde anılan yıllara ilişkin hak kazanılan yıllık izin süresi bakımından ilgili dönem toplu iş sözleşmesi hükmü nazara alınmalıdır. yıllık izin süresi 1475 sayılı İş Kanunu hükümleri nazara alınarak tespit edilmelidir....


