ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ***Esas KARAR NO : ***Karar HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI :*** VEKİLİ : *** DAVALI : *** VEKİLİ : *** İHBAR OLUNAN : *** 1-*** 2- *** 3- *** DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ: *** Mahkememize açılan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ***Tic. San. A.Ş.'...
devrine ilişkin ------- imzası veya hisse devrine ilişkin sözleşme veya devre ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmadığını, şirket paylarının çıplak pay niteliğinde olduğu ve alacağın temliki hükümlerine göre yazılı sözleşme ile devredilmesi gerektiği, ancak taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, şirket esas sözleşmesinde öngörülen şekilde bu devri onaylayan yönetim kurulu kararı bulunmadığı, bu sebeple geçerli bir pay devrinden bahsedilemeyeceğini belirtmişlerdir.Tüm dosya kapsamı yasal deliller, bilirkişi raporları, bölge adliye mahkemesi kararı hep birlikte değerlendirildiğinde; anılan pay devirleri yönünden alınmış bir yönetim kurulu onay kararı bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, hisse devirlerinin dava dışı şirket esas sözleşmesine uygun olmadığı, devir prosedürünün tamamlanmadığı davalı --- geçerli bir şekilde yapılan hisse devri sözleşmesi dahi bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/187 Esas KARAR NO : 2021/690 DAVA : Alacak, Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 05/04/2010 KARAR TARİHİ : 30/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak, Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle------ davacı ile anlaşarak ---------ürünleri pazarlayacak bir şirket kurulmasına karar verildiğini, taraflar arasındaki bu işbirliği sonucunda -----------şirkete müdür olarak atandığını ve şirketin kuruluşuyla birlikte ---------- bulunmak suretiyle çaba harcadığını, bu konuda hiçbir emeğini esirgemediğini, gerek babasının hissedar olması, gerekse davalı şirketin %10 oranında hisseyi vereceğini vaat etmesi nedeniyle bu müdürlük görevini kabul ederek ----------tanıtımını yaptığını ----- piyasasında hakim durumda getirdiğini,------ ait olduğunu, şirketin bu dönemde %555 oranında...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/373 Esas KARAR NO : 2023/577 DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 08/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Turizm ve Yatırım A.Ş. ile .... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş., .... Turizm ve Yatırım A.Ş.’nin kendi bünyesinden kısmi bölünme suretiyle kurulduğunu, her iki şirketin toplamda 8.700.000 TL sermayesi .... Turizm ve Yatırım A.Ş.’den geldiğini dolayısıyla .... Turizm ve Yatırım Anonim Şirketi ile .... Gayrimenkul ve Ticaret Anonim Şirketi’nde yer alan A, B, C ve D grubu hisseleri de .... Turizm ve Yatırım A.Ş.’deki pay gruplarına göre dağıldığını o halde yukarıda detayları açıklandığı üzere .......
yazılı paylarını temsil eden hisse senetlerinin ---- tedavülde olduğunu, hamiline yazılı hisse senetlerinin tamamının müvekkiline ait---- tarihinde yapılan keşifle tespit edildiğini, vasi tarafından şirkete gönderilen ------ numarasında kayıtlı ihtarname ile senetlerin zilyetliğine ilişkin bilgilendirme yapıldığını ve giriş kartı düzenlenerek toplantının yapılacağı yerde ve saatte kendisine teslim edilmek üzere hazır bulundurulmasının istendiğini, ihtarnamede müvekkilin şahsen tüm payların sahibi olduğunun ileri sürülmediğini, --------davacı şirkette sahip olduğu sermaye payları üzerinde hak iddiasında bulunulmadığını, hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin ve hamiline yazılı pay senedi devirlerinin pay defterine kaydedilmediğini, hamiline yazılı pay senetleri üzerindeki hak sahipliği iddialarında pay defteri kayıtlarına dayanılmayacağım, hamiline yazılı pay senedinin zilyedinin pay sahibi kabul edildiğini, -------seçilmiş olmaktan hareketle şirkette hissedar olunduğu sonucuna ulaşılamayacağını...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/771 KARAR NO : 2023/719 DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 27/09/2023 Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında ... ve ...’in, ... San. ve Tic. A.Ş.’deki tüm şirket hisselerinin Muris ...’e aidiyetinin tespiti ve davalılar adına kayıtlı hisselerin miras payı oranında müvekkiline ait olacak şekilde şirket pay defterine işlenmesi istemli davanın açıldığını, bu mahkemenin 20/09/2023 tarihli duruşmasında (12) numaralı ara kararı ile taraflarına “aynı nitelikteki davanın ... San. ve Tic....
Ada ... nolu parsele ilişkin talepte bulunmuş ise de dava dilekçesinin ekinde sunulan yönetim kurulu karar defteri taşınmaza ilişkin tapu senedi ve tapu kaydına göre dava dilekçesinde bildirilen ada parsel numarasının hatalı olduğu, ayrıca davacı adına kayıtlı olan tüm taşınmazlara ilişkin UYAP Tapu kayıtlarında davacı adına ... ada ... nolu herhangi bir parsel kaydının bulunmadığı ve isteme konu taşınmazın ... ada ... nolu parsel olduğu Mahkememizce tespit edilmiş, dava konusu ... Mahallesi .../... Sokak No:... .../İZMİR adresinde bulunan ... ada ... parseldeki taşınmazın tapu kaydı celp edilmiş, tapu kaydının incelemesinde; taşınmazın davacı ... adına kayıtlı bulunduğu, taşınmaz üzerinde ... lehine intifa hakkı bulunduğu belirlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, davacı ... adına kayıtlı bulunan ve ayni sermaye olarak şirket mal varlığına katılmak istenen ... Mahallesi .../... Sokak No:... ......
Mevcut olayımızda davacı taraf üyeliğini, ortaklar pay defterindeki 30/09/2007 tarihli kayda dayandırmıştır ve o tarihten beri hazirun cetvellerinde ortak olarak gösterildiğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise davacının baştan beri kooperatif üyesi olmadığını ileri sürmüştür. Bilirkişi tarafından davalı kooperatifin ortaklar pay defteri ve hazirun cetvelleri incelenmiş, davacının katıldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak Kooperatif ortağı olmayan bir kişinin ortaklar pay defterinde ortak olarak gösterilemeyeceği, ortaklar pay defteri kayıtlarına dayanılarak hazırlanan hazirun cetvellerinde de ortak olmayan kişilerin bu cetvellerde ortak olarak gösterilemeyeceğinden hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere davalı kooperatifin dosyaya ibraz edilen 2006, 2007, 2009, 2011, 2013, 2014, 2018 yılında yapılan tüm genel kurul hazirun cetvellerine göre de davacı ...'...
DELİLLER: Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Pay devrine ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi 30.06.2020 tarihli ilanı, ... 18. Noterliği, ... yevmiye numaralı, 13.06.2022 tarihli ihtarname, 21.06.2022 tarihli tutanak, ticari defter ve kayıtlar, sözleşmeler, muhasebe kayıtları, her türlü mail-yazışma kayıtları, vergi dairesi kayıtları, ticaret sicil gazetesi kayıt ve ilanları, banka kayıtları, yüksek mahkeme kararları, bilirkişi incelemesi, keşif, noter Kayıtları , tanık beyanlarına dayanmışlardır. İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ...' nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-5 sicil numarasında kayıtlı "... Bl N:1/1/1B04 Kağıthane/İSTANBUL" adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 21/04/2020 olduğu, ortakların ..., ... olduğu, yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescil tarihinin 31/05/2022 olduğu anlaşılmaktadır....
Ancak davalı şirket merkezinde yapılan ilk bilirkişi incelemesinde, sadece davalı şirketin 2001 yılı defter-i kebir defteri ile 1998 tarihli pay defteri incelenebilmiş, yevmiye defteri, tahsil fişi koçanları, ücret bordoları vs. defter ve belgeleri ise istendiği halde olmadığı söylendiğinden incelenememiştir. İkinci bilirkişi raporunda da davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı bildirilmiştir. Dolayısıyla mahkemece işim esasına yönelik yapılan inceleme, hüküm kurulması için yeterli değildir....


