WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Ancak her hâlükarda davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için mahkemece mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekir. 6.3. Değerlendirme 6.3.1. Bu genel açıklamaların ışığında ön sorun değerlendirildiğinde; davacı nüfus kayıtlarına göre bozma kararı sonrasında 29.07.2015 tarihinde öldüğünden dava açıldığı sırada sahip olduğu taraf ehliyetini kaybetmiştir. Ancak mahkemece, davacının ölümü sonrasında taraf teşkilinin sağlanması için herhangi bir usul işlemi yapılmaksızın dava hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. 6.3.2....

O halde, müteveffa işçinin alacaklarının tahsili amacıyla mirasbırakanlarınca dava açılabilmesi için mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması, mümkün olmaması halinde tüm mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması, sonuca yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekir.Somut olayda; müteveffa işçi ...’in davalı işyerinde çalışırken öldüğü husus sabittir. İşçinin ölümü nedeniyle kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsili için mirasçılardan ... ve ... tarafından Avukat ...’a vekalet verildiği , davacı ... ve arkadaşları adına eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki ; yukarıda açıklandığı üzere, müteveffa işçinin mirasçılarının tamamı davaya katılmadan, izinleri alınmadan veya terekeye temsilci atanmadan, mirasçıların bir kısmının katılımıyla yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hatalıdır....

Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir. Olayımıza gelince; dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde davacının önalım hakkına konu paya ilişkin taşınmazda bağımsız payının bulunmadığı, dosya kapsamına göre de miras bırakan olduğu anlaşılan Erdoğan Akkanat’ın paydaş olup davacı dışında başka mirasçılarının da olduğu anlaşılmaktadır....

Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/06/2014 NUMARASI : 2013/371-2014/957 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.03.2013 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, miras ortaklığına temsilci atanması isteğine ilişkindir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, Antalya ili, A... ilçesi, M... K..ü(eski Y... K...) 4991 parsel sayılı taşınmazın tek maliki H.. T.. olduğu ve davacının dava konusu taşınmazın maliki olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalılar temyiz etmiştir....

Ancak, dosya arasında bulunan nüfus kayıtları incelendiğinde, davanın ikinci kez yenilenmesinden sonra ...’in diğer mirasçısı olan ...’ın 24.03.2016 gününde vefat etmiş olmasına rağmen, Mahkemece davacıya, ... mirasçılarının yöntemince davaya muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için süre verilmediği anlaşılmaktadır. ...’in ölüm günü itibari ile terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalılara karşı açılan eldeki davanın yürütülebilmesi için davada yer almayan mirasçıların davaya yöntemince muvafakat etmeleri veya murisin terekesine temsilci atanması gerekmektedir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek, yargılamaya devamla yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....

nın murisi olup olmadığı araştırılmalı, davacının murisi olduğunun anlaşılması üzerine elbirliği mülkiyeti çözülmediği sürece mirasçıların hepsinin taraf olması veya terekeye temsilci atanması gerektiğinden, davacı ...'ya diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması veya terekeye temsilci atanması için süre verilmeden yazılı gerekçeyle davacı ...'nın davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece verilen karardan sonra hükmün kesinleşmesinden önce davacılar ... ve ... bu davadaki talep haklarını diğer davacı ...'ya 28.09.2017 tarihli temlikname ile devrettiklerinden HMK'nin 125/2 maddesi gereğince işlem yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin tüm, davacı ...'...

Mahkemece davacıya 09.10.2014 tarihli oturumda ... mirasçılarının davaya dahil edilmesi veya terekeye temsilci atanması için süre verilmiş, yapılan yargılama sonunda usul eksikliği giderilmediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 02.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi....

Gerçekten de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda davacıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili 27.01.2015 havale tarihli dava dilekçesi ile ... ilçesi ... köyünde ve Merkez ... ile ... mahallesinde de bulunan bir kısım taşınmazın mirasbırakanları ... ağa ... ... miras kalmasına ve tapulu olmasına rağmen kadastro sırasında davalı Hazine adına tespit edildiğini belirterek tapularının iptali ve adlarına tescilini istemiş, mahkemece ... ağa ... ... tüm mirasçılarının muvafakatinin alınması veya terekeye temsilci atanması için davacılar vekiline kesin süre verilmiş, mirasçı ... tarafından davaya muvafakat vermediğinin noter kanalı ile mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece 6100 sayılı Kanunun 114/1-d maddesi gereğince davacıların dava...

Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, dava dışı mirasçının davada yer almasının sağlanması ya da olurunun alınması, gerektiğinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640.maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması ondan sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.05.2014 Salı günü saat 9.15'da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı....

UYAP Entegrasyonu