WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” hükmü düzenlenmiştir.Somut olaya gelince, ilk el ... ’den devralan ... ’in ediniminde iyiniyetli olup olmadığı yöntemince araştırılmadığı gibi, yargılama sırasında taşınmazı devralan ve kendisine tapu iptali ve tescil isteği yöneltilen davalı ...’nın yolsuz tescili bilen konumunda olup olmadığının tespitine ilişkin yeni durum hakkında tereke temsilcisine delillerini bildirme hakkı tanınmadan sonuca gidilmesi de hatalı olmuştur.Her ne kadar son oturumda, mirasçı ... ’ın delillerin toplandığına ilişkin beyanı yeterli görülerek tahkikat aşamasına son verilmişse de, davayı açan mirasçı Bahar’ın, terekeye temsilci atanmakla birlikte artık davayı takip yetkisi kalmadığından, davanın sübutuna ilişkin bu beyanının da sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur.Hal böyle olunca; tereke temsilcisine...

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/3 Esas 2010/42 Karar sayılı dosyası ile 22.07.2010 tarihinde terekenin tespiti ile tereke temsilcisinin atanmasına karar verildiği, 05.10.2015 tarihinde atanan tereke temsilcilerinin görevine son verilerek tereke temsilcisinin değiştirildiği, 25.06.2016 günü ise terekeden el çektirilmesine ve tereke temsilcisilerinin bu tarih itibariyle görevinin son bulduğuna karar verilmiştir. Mahkeme kararının tarihi olan 22.05.2015 tarihinde tereke temsilcisi bulunduğu halde hüküm davalı ... mirasçılarına tebliğ edilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 23. Hukuk Dairesince de sehven ... tereke temsilcisine karar tebliğ edilmeden temyiz incelemesi yapılmıştır, mahkeme kararının usulüne uygun şekilde taraflara tebliği yapılmadan temyiz incelemesi yapılamayacağından Yargıtay 23....

ın dava dışı mirasçılarınında bulunduğu gözetilerek öncesinde terekeye dahil ise taşınmazın bir kısım Hasan mirasçıları adına kullanıcı tespiti yapılmasının nedeni, taşınmazların muris ... terekesine dahil olmadığı bildirildiği takdirde tespit günü itibariyle taşınmaz veya taşınmazın belli kısımları üzerinde fiili kullanımın kimde olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, çelişki olması halinde usulüne uygun şekilde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, somut olayda taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... terekesine dahil olup paylaşılmadığı belirlendiği takdirde bir mirasçının fiili kullanımının tereke adına olduğunun kabulünün gerekeceği; taşınmazların miras bırakan ......

-KARAR- Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı terekeye iade talepli tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olup; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 36 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 3, 7 ve 9 bağımsız bölümler ile 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; karar tereke temsilcisi ve yargılama giderleri yönünden davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş; Dairece, tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar ..., ... ve ...’ün yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün harç ve yargılama giderlerine ilişkin 5. ve 6. bentlerinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Dairenin düzeltilerek onama kararına karşı davalılar ..., ... ve ... vekili 26.04.2022 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme isteminde bulunmuştur....

Bu durumda mahkemece, Dairemiz geri çevirme kararının 1. bendi doğrultusunda, hükmü temyiz eden davacılara her iki murisin terekesine temsilci tayin ettirmesi için süre verilmesi, terekeye temsilci tayin edilmesi durumunda gerekçeli kararın, temyiz dilekçesinin ve işbu geri çevirme kararının tereke temsilcisine tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi, kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin ya da dosyada bulunan temyiz dilekçesini benimsediğine ilişkin beyanda bulunması halinde kimlik tespiti de yapılarak beyan dilekçesinin davalı tarafa tebliğinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için, dosyanın yerel mahkemesine ikinci kez geri çevrilmesi gerekmiştir. Geri çevirme kararının gereklerinin yerine getirilmemesi, dosyanın sürüncemede kalmasına ve adaletin gecikmesine neden olduğundan bu kez geri çevirme gereklerinin yerine getirilmesi hususunda daha dikkatli ve itinalı davranılması, aksi halin sorumluluk doğuracağının bilinmesi gerekmektedir....

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler." hükmünü içermektedir. Bu düzenlemeler göstermektedir ki, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir....

Saklı payların zedelendiğinden sözedilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra, mahfuz hisseye(saklı paya) herhangi bir tecavüzün olup olmadığı, davacının mahfuz hisse miktarı parasal olarak hesaplanarak bulunur. Davacının tenkise konu temliki tasarrufun yapıldığı malın dışında terekeden aldığı miktar ne ise bu miktarda parasal olarak mahfuz hisseden çıkartılır. Bu son olasılıkta, davacının mahfuz hissesi, çıkartma işlemi sonucu ortaya çıkan bakiyedir....

Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekinin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. (MK.454) Miras bırakanın Medeni Kanunun 453. maddesinde belirlenen mahfuz hisseye tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

Terekeye dair bir alacak hakkı miras ortaklığına dahil bir alacaktır. Bu nedenle alacağın tahsili için açılan davada; tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekli ise de; oybirliği sağlanamadığı takdirde, TMK m. 640/3. maddesi gereğince, terekeye temsilci tayini sonucu, tereke temsilcisinin davayı yürütmesi olanaklıdır....

Saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümünün bilinmesiyle mümkündür. Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de terekenin pasifidir. Belirtilen borçların aktiften indirilmesiyle net tereke oluşur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılıp parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. Miras bırakanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

UYAP Entegrasyonu