WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Dava konusu yerin aile konutu olduğunun tespiti halinde terekeye dahil tüm malvarlığının parasal değeri bulunarak davacının miras payına düşen miktarın hesaplanması gerekir. Davacının miras payına mahsuben aile konutunun özgülenmesine karar verilecek ise davacının ödemesi gereken tutarın belirlenerek bu miktarın depo ettirilmesi sağlanmalıdır. Şartların bulunması halinde intifa hakkı tanınmak üzere intifa bedeli uzman bilirkişiye tespit ettirilerek intifa bedeli olarak hesaplanan miktarın depo ettirilmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 08.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

ın mirası iştirak halinde olup, davaya tüm mirasçıların katılım ve muvafakatleri yada terekeye mümessil tayini sağlanmadan devam olunamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece bu yön gözetilmeden işin esasının incelenmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle usul yönünden bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozmaya uyulup usulü eksiklik giderildikten sonra aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm bu kere tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muris tarafından düzenlenen senedin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Davacının bu iddiasını genişleten bir beyanı bulunmamaktadır. Senet hamili davalının Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde malen kayıtlı senet bedelinin borç para karşılığı olduğunu belirtmiş olması senedin sebebinin senet lehdarı tarafından talil edilmesi anlamına gelir....

Dava konusu yerin aile konutu olduğunun tespiti halinde terekeye dahil tüm malvarlığının parasal değeri bulunarak davacının miras payına düşen miktarın hesaplanması gerekir. Davacının miras payına mahsuben aile konutunun özgülenmesine karar verilecek ise davacının ödemesi gereken tutarın belirlenerek bu miktarın depo ettirilmesi sağlanmalıdır. Şartların bulunması halinde intifa hakkı tanınmak üzere intifa bedeli uzman bilirkişiye tespit ettirilerek intifa bedeli olarak hesaplanan miktarın depo ettirilmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Ayrıca dava değeri üzerinden nispi karar harcı alınmadan yargılamaya devam edimesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir....

Somut olayda; davacı, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak mirasbırakan adına tescil isteğiyle, bir başka ifadeyle terekeye döndürülme isteğiyle eldeki davayı açmış; tereke temsilcisi atanmak suretiyle yargılamaya devam olunmuş ve tereke temsilcisi huzuruyla görülen davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3.3.2. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer....

Somut olayda; davacı, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak mirasbırakan adına tescil isteğiyle, bir başka ifadeyle terekeye döndürülme isteğiyle eldeki davayı açmış; tereke temsilcisi atanmak suretiyle yargılamaya devam olunmuş ve tereke temsilcisi huzuruyla görülen davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3.3.2. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer....

Hükmen ret koşulları gerçekleştiğinde mirasbırakanın ölüm tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile yetinilmelidir. Bununla birlikte davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine de karar verilemez. Mahkemece, davanın niteliği gereği davalı-alacaklının murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak, yargılama giderinden davalıların sorumlu tutulması ve davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, hüküm sonucunda davacıların muris ...’un tereke borcu nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....

ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/11 tereke sayılı terekenin tespiti dosyasında yapılan yargılama sonucunda 7 adet büyükbaş hayvan konusunda davalının mülkiyet iddiasında bulunması üzerine bu konuda davacılara miras sebebiyle istihkak davası açmak üzere muhtariyetlerine karar verildiğini belirterek miras bırakan ...'ya ait olan ve davalı ...'nın yedinde bulunan yedi adet büyükbaş hayvandaki miras hissesine karşılık olarak 9.000,00.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı müvekkillerine verilmesini talep etmiştir. Bir kimse terekenin veya terekeye giren bir malın mirasçısı olarak sahibi bulunduğunu ileri sürüp o terekenin veya o terekeye giren bir malın, terekeyi veya malı elinde bulunduran kimseden kendisine teslimini istediği ve davalı tarafından davacının miras hakkına itiraz edildiği hallerde Türk MedenÎ Kanununun 637. maddesi hükmüne uygun bir miras sebebiyle istihkak davası söz konusu olur....

Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin kendi payını ileri sürerek üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve yetkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla bir mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi yoktur. Mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından terekeye temsilci tayini suretiyle (TMK.640.mad) veya diğer mirasçıların olurlarının alınması suretiyle de davaya devam edilemez....

ye temlik edildiğini, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ederek kendisini zararlandırdıklarını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini olmazsa taşınmazların gerçek değerinin tespiti ile davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında ölmüş, bazı mirasçıların davaya muvafakat etmemesi nedeniyle terekeye temsilci olarak ... atanmış, dava tereke temsilcisi aracılığı ile yürütülmüştür. II. CEVAP Davalı ..., Noterde düzenlenen vekâletnameye ve tapu kütüğündeki kayda güvenerek dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazı 100.000,00 TL bedelle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar ... ve ..., davaya savunma getirmemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığı ancak davalılar ...ve ...'...

UYAP Entegrasyonu