a devrine ilişkin işlemin iptalini ve terekeye iadesini talep ettiğine göre hisse devrinin iptaline ilişkin davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir. Mahkemece davalı ...'ın aynı zamanda ... mirasçısı olması nedeniyle davanın tüm mirasçılar tarafından açılmasının veya tüm mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanmasının mümkün olmadığı, davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerektiği gözetilerek davacıya tereke temsilcisi tayin ettirmek üzere uygun bir süre verilmesi ve davanın tereke temsilcisi huzuruyla sonuçlandırılması gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalıların istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. mahkemece, muris tarafından açılan davanın görülebilmesi mirasçılarının davaya katılmasının sağlanması veya TMK.nun 640/3. maddesi gereğince terekeye temsilci tayin ettirilmesi ile mümkündür. Mirasçılar davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermez ise bu durumda terekeye bir temsilci tayin ettirilmesi gerekir (TMK.640/3). Terekeye atanan temsilci, davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlerinin alınmasına gerek yoktur. Somut olayda davacılardan ...; karar tarihi olan 12.04.2016'dan önce vefat etmiş olup, 07.10.2015 tarihinde......
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tâbi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir (MK.565). Miras bırakanın Medeni Kanun'un 564 üncü maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
'in, davalı ve dava dışı mirasçılarınında hak sahiplerinin taşınmazları alımlarına muvafakat verdikleri, davacının bu işlemlere ve muvakafatnamelere de bir itiraz ileri sürmediği, yerlerin tarafların murisinin tapulu mülkü ve terekeye dahil olmadığı dolayısıyla muvazaanın sözkonusu olamayacağı, tarafların bedellerini ödeyerek taşınmazlara hak sahibi ve malik oldukları, müteveffa davacı ... mirasçılardan davacılar ... ve ...'nin ise davadan feragat ettikleri " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2....
Ne var ki, kadastro tespiti taksime dayalı olarak yapıldığı gibi, davacılar da taksime dayandığına göre, artık taraflar arasında mirasçılık ilişkisi ve elbirliği mülkiyeti iddiası bulunmadığı kuşkusuzdur. Dosyada bulunan ve buna göre davalı ...'ın davacıların murisi "..." terekesine göre 3. kişi konumunda olduğu kuşkusuzdur. Dosyada bulunan terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. Davacıların murisi ...'ın, davacılar dışında "..." isimli bir başka mirasçısının da bulunduğu anlaşılmakta olup, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli payları olmadığından, haklarının terekenin tamamını kapsadığı ve TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır....
Bayburt Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, müteveffanın Takbis kayıtları çerçevesinde yapılan sorgulamada ... ada, 21 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince de mirasa ilişkin davalarda ölenin son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olacağının düzenlendiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir Türk Medenî Kanunu'nun 589. maddesine göre; "Miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır, aynı Kanunu'nun "19/1. maddesi gereğince de yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olup dosya kapsamında yapılan incelemede, murisin nüfus kayıt örneğinde yerleşim yerinin "... Cumhuriyeti" olduğu, ......
TMK'nın 702/2. maddesinde sözü edilen terekeye ait haklar üzerinde tasarruf söz konusu ise, ortakların oybirliği ile karar vermeleri maddenin açık hükmü gereği olduğundan, tasarruf işlemi niteliğindeki tapu iptali ve tescil davasının tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir. Bir mirasçı tüm mirasçılar adına tek başına dava açabilirse de, böyle bir davayı yalnız başına yürütemez. Bu durumda davanın hemen reddedilmeyip, diğer mirasçıların davaya katılımlarının veya muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için davacıya uygun süre verilmesi gerekmektedir. Ne var ki, dava halefiyet esasına göre tereke adına değil de kendi miras payı için açılmış ise tüm mirasçıların onayının alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bir ya da bir kısım mirasçı terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa, bu dava dinlenemeyecektir....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik ) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir (TMK m.564). Miras bırakanın TMK'nin 506. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir.Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (TMK m.565) Miras bırakanın TMK'nin 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik ) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (TMK m.565) Miras bırakanın TMK'nin 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....


