WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümünün bilinmesiyle mümkündür. Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de terekenin pasifidir. Belirtilen borçların aktiften indirilmesiyle net tereke oluşur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılıp parasal olarak miktarının tespiti gerekir. Miras bırakanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık geçim giderleri, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir (TMK. md. 565). Mirasbırakanın, TMK’nun 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik ) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık geçim gideri terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (MK.565) Miras bırakanın Medeni Kanunun 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/11/2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti ve resmi defterinin tutulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle; terekeye ilişkin taleplerin terekenin tasfiyesinde nazara alınabileceği yahut mirasta istihkaka konu olabileceğinin anlaşılmasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

Bilindiği gibi terekeye ait bir hakla ilgili olarak açılacak davalarda kural olarak; tereke 4721 Sayılı Türk Medeni Yasası’nın 701 ve devam eden maddelerine göre elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan yasal istisnalar dışında (örneğin TM Yasası 702/son) tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya aynı Yasa'nın 640. maddesine göre terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir. 3.2.5. Ancak dava, halefiyet esasına göre tereke adına değil de kendi miras payı için açılmış ise tüm mirasçıların onayının alınmasına gerek bulunmamaktadır. (Yargıtay HGK 11.11.2009 T. 2009/1-458 E.N, 2009/498 K.N.) Öte yandan yargısal uygulamalar ile ketmi verese hukuksal nedenine dayalı olarak mirasçı olmayan kişiye karşı dahi pay oranında iptal-tescil istemiyle dava açılabileceği benimsenmiştir. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 13/03/2017 T. 2014/20396 E. - 2017/1241 K.) 3.2.6....

Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek artık değere katılma alacağı, terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar üçüncü kişilere karşı kişisel olarak (4721 s.lı TMK m. 599/2) ve müteselsilen (TMK m. 641) sorumludurlar. Her ne kadar, davacılar temyize konu davayı terekenin alacaklısı sıfatıyla açmış ise de; davacılar da dahil davanın tarafları, ortak mirasbırakan ...'ın mirasçısıdırlar ve tereke borçlarından yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde hepsi de sorumludurlar. Başka bir anlatımla, mirasçılık sıfatına sahip olduğundan (TMK'nun m. 499), alacaklı ve borçlu sıfatı mirasçı davacılarda da kısmen birleşmiştir....

Somut olayda çekişmeli taşınmazların tespiti, ölü olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle ... adına yapılmış ve davacı kadastrodan önceki satış senetlerine dayanarak hak talebinde bulunmuştur. Ancak tereke malı olan ve elbirliği mülkiyetine tabi bulunan taşınmazların terekeye karşı üçüncü kişi konumunda bulunan kişilere satışı geçersiz. Dolayısıyla senetlerin düzenlendiği tarih ve dava tarihine göre davacının babası ... ... sağ olması sebebiyle terekeye karşı 3.kişi durumunda olan davacı lehine yapılan pay devrinin geçerli olamayacağı yasal düzenlemeler ile sabittir. Açıklanan bu durum karşısında davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin hatalı kabulü davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....

nun ise 29/10/2015 tarihinde vefat ettiğini, vefatları üzerine sahip oldukları şirketteki hisselerinin terekeye dahil olduğunu, aynı zamanda ortak olan tüm mirasçıların hep birlikte külli halefiyet esasları uyarınca tereke üzerinde hak sahibi olduklarını, terekeye dahil toplamda %36 oranında şirket hisselerinin mirasçılar arasında henüz paylaşılmadığından terekede el birliği halinde mülkiyetin devam ettiğini, ne var ki aynı zamanda mirasçı olan diğer ortaklar Ortaklar Pay Defterine müvekkilinin katılımı, rızası ve onayı olmaksızın sanki tereke aralarında paylaşılmış gibi hisseleri işlediklerini, Ortaklık Pay Defterindeki hisse dağılımının gerçeği yansıtmadığını, şirketin 18/07/2014 tarihli genel kurulunda 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine .... ... ile ...'in seçildiğini, 29/05/2015 tarihinde M. ... ...'...

Temyiz Sebepleri Alacaklarının tamamen karşılanmadığını, ileride terekeye ait başkaca malvarlığının tespiti ihtimaline karşı tereke dosyasının kapatılması kararının doğru olmadığını, yine tespit edilen tüm malların da paraya çevrilmediğini, hükmedilmesi gereken kararın İcra İflas Kanununun 182 nci maddesi uyarınca iflasın kaldırılması olmayıp 254 üncü maddesi uyarınca iflasın kapanması olduğunu, iki maddenin farklı düzenlemeler içerdiğini, mahkeme kararındaki dayanak kanun maddesi ile hükmün çeliştiğini, görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep, tasfiyesine karar verilen tereke hakkında iflasın kapanmasına dair ek karar istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 612 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 180 inci maddesi ile 254 üncü maddesi. 3....

Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. (TMK. md. 565) Mirasbırakanın Medeni Kanunun 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

UYAP Entegrasyonu