Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekinin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. (MK.454) Miras bırakanın Medeni Kanunun 453. maddesinde belirlenen mahfuz hisseye tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur....
Baysal’ın su aboneliğinden dolayı borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Başka bir anlatımla dava muris... Baysal’ın tereke borcu ile ilgilidir. Murisin davacıdan başka mirasçıları da bulunmaktadır. Tereke taksim edilmedikçe elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, TMK.nun 702.maddesi uyarınca tüm mirasçıların elbirliği ile hareket etmeleri gerekmektedir. Bu durumda mahkemece dava şartının yerine getirilebilmesi için diğer mirasçıların da davaya muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacıya önel verilerek sonucuna göre işlem yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine gore davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Talep eden tarafından, 17.09.2014 gününde verilen dilekçe ile terekenin teslimi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tereke mallarının Hazineye teslimine dair verilen 04.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi mirasçılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Çüngüş Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2014 tarihli yazısıyla maktül ...'ya ait eşyaların terekeye alınması talep edilmiştir. Çüngüş Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, murisin son ikametgahının Beylikdüzü/İstanbul olması sebebiyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın görevli ve yetkili nöbetçi Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Büyükçekmece 2....
Bu düzenlemeler göstermektedir ki, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir. Miras ortaklığını oluşturan mirasçılar, terekedeki malvarlığı değerleri üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hükümleri gereğince malik oldukları için, kural olarak tek başlarına veya birkaçı birlikte hareketle terekeye dahil hakkın biri üzerinde tasarrufta bulunamazlar. Hal böyle olunca, tüm mirasçıların terekeye dahil olan bir hak veya malın terekeye iadesi için birlikte dava açmaları veya hazır olmayanların usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri veya TMK’nun 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanması gerekir....
'in kooperatifte 8 adet üyeliğe sahip olarak 05/03/2012 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıların İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/32 tereke sayılı dosyasında davacı olduklarını terekenin resmi defterinin tutulması için mümessil tayin edildiğini, kooperatifin 15/12/2012 tarihli genel kuruluna terekeyi temsilen Av. ......
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/1150 E. sayılı dava dosyası nezdinde terekeye temsilci atanması için dava açıldığını, mahkemenin 08.05.2025 tarih, 2025/1150 E., 2025/485 K. sayılı ilamıyla muris ...'in tereke menfaatlerinin korunması bakımından terekesine müvekkili...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Murisin terekesinin tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada .......
Davalı-karşı davacılar ... ve diğerleri tarafından açılan karşı dava, kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak 3. kişilere karşı açılan tapu iptali ve tescil davası olup, karşı davacılar vekili tereke adına dava açmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca tereke adına açılıp takip edilen davaları ya tüm mirasçıların birlikte açmaları ya da tüm mirasçıların, açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya terekeye mümessil tayin edilerek davanın sürdürülmesi zorunludur. Somut olayda, muris... mirasçılarından ... karşı davacılar ile birlikte dava açmadığı gibi sonradan davaya muvafakat da vermemiş ve duruşmalara da gelmemiştir. Dosya içinde terekeye mümessil tayinine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır....
e ait öncelikle "net tereke" hesabı yapılması daha sonra sabit tenkis oranı belirlenmesi için uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınarak, sonuca göre karar verilmesi gerekir. Ikinci husus, davalı ...'nin dava dışı 3. kişiden satın aldığı 118 nolu (14 nolu) dairenin tereke hesabına katılma nedenleri somut delillerle açıklanamadığı gibi, davalı ...'nin murisin sağlığında noter devir senedi ile satın aldığı ..... plakalı aracın terekeye dahil edilmesi ile ilgili söz konusu resmi senedi geçersiz kılan aynı düzeyde başka delil ibraz edilmeden tenkise tabi tutulması doğru değildir. Ayrıca, davalı ...'in dava konusu taşınmazı satın aldığına yönelik 19.03.2002 tarihli banka dekontu ile ev bedeli olarak 34.000 TL.nın miras bırakan ....'in hesabına yatırıldığına ilişkin iddia ve savunması hakkında araştırma ve inceleme yapılmadan ve sözkonusu banka dekontu irdelenmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir....


