Mahkeme kararı tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... asıl dava dilekçesinde; babası...'ın 13.09.2003 tarihinde vefat ettiğini, 29.08.2003 tarihinden bu yana babasının gelirleri, giderleri ile ilgilenen ...'dan olma üvey kardeşi ...'...
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin iş bu dava, tapu kayıt maliki muris Raci Keyf mirasçılarından ... tarafından açılmış; yargılama sırasında Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/14 Tereke 2021/4 Karar sayılı kararı ile tapu kayıt maliki muris Raci Keyf’in terekesini temsil etmek üzere Fadıl Güneş’in tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verilmiştir. Terekeye temsilci atandıktan sonra görülmekte olan davada, davayı açan ...’in artık taraf sıfatı sona ermiştir. Müteakip tüm yargılama işlemlerinin tereke temsilcisi tarafından yerine getirilmesi gerekir. 2. Mahkemece, duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzerine tereke temsilcisi Fadıl Güneş; 28.04.2021 tarihli duruşmaya katılarak beyanda bulunmuş ise de bir sonraki celse tarihi olan 28.05.2021 tarihli duruşmaya katılmamış; herhangi bir mazeret de bildirmemiştir. 3....
in tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, eldeki davanın tereke temsilcisi adı altında ... tarafından açıldığı, ne var ki ... somut dosyada tereke temsilcisi olmadığı gibi, mirasbırakan ...'in terekesinin yönetimi için de atanmadığı anlaşılmaktadır. 2. Hal böyle olunca; öncelikle mirasbırakan ... ...'ın mirasçılarının tamamının davaya muvafakatlarının alınması ya da terekeye temsilci atanması sağlanarak davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerekirken anılan usuli eksiklik gözardı edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmektedir. VI....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1253 esaslı ve 17.04.2015 tarihli kararı ile...’nın terekesine ...’ın tereke temsilcisi olarak atandığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriği ve toplanan delillerle; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gözetilmek suretiyle 194 ve 316 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bir kısım davalıların (Gökçe dışındakilerin) bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE, Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada, Karabük Sulh Hukuk ve Pazar (Rize) Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun’un 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, terekeye temsilcisi atanması istemine ilişkindir. Karabük Sulh Hukuk Mahkemesince, Karabük 2....
Aynı nedenle, tereke temsilcisi de, bir mirasçının yalnız kendi payı için açmış olduğu davaya icazet verip davayı devam ettiremez. Yargıtayın yerleşik uygulaması ve öğretinin görüşü bu yöndedir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı 2001, C.1, s. 984 vd). ( aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 16.03.2021 tarihli ve 2017/16-465 E.,2021/262 K. sayılı kararı) 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; tereke temsilcisi vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının tereke temsilcisinden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu hallerde bir mirasçı payına yönelik olarak tek başına dava açamayacağı gibi sonradan diğer mirasçıların muvafakatlarinin alınması ya da terekeye temsilcisi atanması da hüküm ifade etmeyecektir. 4....
(İşler) DAVA TÜRÜ :Terekeye Temsilci Atanması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre terekeye temsilci atanmasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Tereke temsilcisinin sıfatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Miras ortaklığı temsilcisi (TMK.md.640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur ....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Miras Ortaklığına Temsilci Atanması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının terekeye temsilci atanmasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Tereke temsilcisinin sıfatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Miras ortaklığı temsilcisi (TMK.md.640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....


