Terekedeki mallar alacaklar ve borçlar miras ortaklığı temsilcisi tarafından tutulan deftere göre belirlenerek temsilcinin yönetimine verilir. Tereke temsilcisi özel kayyım niteliğindedir. Temsilcinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya temsilcinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamına onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Tereke temsilcisinin kişiliğine yönelik denetim makamınca verilen kararlar kesindir. Miras ortaklığına temsilci atanan kişinin görevi taksime kadar tereke ile ilgili bütün işlerde, temsil görevini yerine getirmektir. Onun için miras ortaklığına atanacak temsilcinin görev ve yetkisini terekenin tümünü kapsayacağı gözönünde tutulmadan görevlerin de sınırlama getirilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....
TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve tereke temsilcisi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Bozma Kararı Dairenin 24.10.2013 tarihli ve 2013/11164 E., 2013/14584 K. sayılı kararıyla; “..Mahkemece öncelikle davanın terekeye iade istekli olarak açıldığı düşünülerek dava dışı mirasçıların olurlarının alınması veya terekeye temsilci atanması için davacılara süre verilmiş, Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/457 Esas sayılı dosyasında verilen 07.06.2016 tarihli karar ile mirasbırakan ...’in terekesine ... ... tereke temsilcisi olarak atanmış, tereke temsilcisi tarafından davacılar vekiline vekalet verilmiş, mahkemece yargılamaya devam olunarak sonrasında dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir....
Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir. 1-Dahili davacı S... K.. ile muris A..K..'nın tereke temsilcisi Ş.....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/10 tereke -2017/1 K sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde muris Yaşar Türkkan’ın terekesine ...’ın temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer....
SHM'nin 2017/2 Tereke nolu dosyasının incelenmesinde, dosya kapsamında 14/11/2017 tarihinde murisin terekesine tereke idare memuru olarak Av. ...'ün atandığı, muris ...'...
Karara karşı tereke temsilcisi tarafından temyiz yoluna, onama ilamına ilişkin davacılar tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmakla, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; mirasbırakan ...'...
Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/290 Esas 2020/3111 Karar sayılı kararıyla, terekeye göre üçüncü kişi konumundaki kişi ya da kişiler aleyhine miras paylarına yönelik olarak dava açılması ve bu şekilde açılan bir davaya, diğer mirasçıların onayı ya da tereke temsilcisi atanması suretiyle devam edilmesine hukuken olanak bulunmamasına göre, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılması suretiyle esas hakkında yeniden karar verilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2....
Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi gereğince tereke temsilcisi atanması gerektiği yönündeki içtihatlar göz önüne alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 3.Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolsuz tescil (sahtecilikten kaynaklanan) hukuki nedenine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur. 3.2.2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Miras ortaklığına temsilci atanması ... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki miras ortaklığına temsilci atanması davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.09.2012 gün ve 206/568 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ..., ... ve ... taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına işin esasına yönelik davalılardan ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmediğine, tereke temsilcisi olarak atanan ...'un şahsına yönelik istekler itiraz niteliğinde olup, itiraz mercii olan Asliye Hukuk Mahkemesince incelenmesi gerektiğine bu nedenle TMK'nun 640/3....
Maddesi uyarınca ... terekesine temsilci atanması sağlanarak yargılamaya tereke temsilcisi huzuruyla devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesi doğru değildir. '' gerekçesi ile bozulmuştur....


