WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

un tüm mirasçılarının davada taraf oldukları gerekçesiyle tereke temsilcisi atanması talebinin reddine karar verildiği ve anılan davaların kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden, davacı ...'nın dava tarihinde sağ olan annesi ...'nın davalılara yaptığı temlik nedeniyle muris muvazaasına dayalı olarak sağ ... adına açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Davacının ehliyetsizlik iddiasına dayalı davasına gelince; Somut olayda, yargılama sırasında davacı ...'nün ölümü ile geride davanın tarafları olan davacı kızı ... ile davalı oğulları ... ve ...'in kaldıkları, mirasbırakanın dava dışı başka mirasçısının olmadığı, yargılama sırasında bekar ve çocuksuz ölen davalı ...'un mirasçılarının da davanın tarafları olduğu, davalı ...'un vasiyetname ile tüm malvarlığını yine davanın tarafı olan davalı kardeşi ...'...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.09.2015 gününde verilen dilekçe ile miras ortaklığına temsilci atanması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Davacı vekili, muris ...’in tereke temsilcisi ...’in görevini kötüye kullandığından bahisle temsilcinin değiştirilerek yeni temsilci atanmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...’in terekesine temsilci olarak ...’in atanmasına, tereke temsilcisi ...’in tereke temsilciliğinin kaldırılmasına dair karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir....

in tereke temsilcisi olarak atandığı, vekili Av. ...'a bizzat vekaletname verdiği, ancak tereke temsilcisi sıfatıyla verilmiş bir vekaletnamenin dosya içerisinde yer almadığı, ... tarafından tarafından tereke temsilcisi sıfatı ile Avukat ...'a verilmiş vekaletnamenin temini talep edilmiş olup 13.02.2024 tarihli cevap yazısına ekli vekilin beyan dilekçesinde, tereke temsilci ile görüşme yapıldığı ancak ...’in bedenen ve psikolojik olarak tamamen hasta olduğu, yatalak vaziyette olduğu, konuşma yetisini ve yürüme yetisini tamamen yitirdiği, bu hali ile terekeyi temsil görevini yapamayacağı, noter götürülse bile vekaletname verebilecek akıl sağlığı olmadığı, konuşma da yapmadığından Ayancık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/100 Esas sayılı dava dosyası ile ...’in terekesine temsilci atanması için yeni dava açıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır....

'nın terekesi için 26.04.2019 tarihinde tereke temsilcisi atandığı, 22.07.2019 tarihinde ise kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, temyize konu kararın tereke temsilcisi ...'a tebliğ edilmesine rağmen, tereke temsilcisi karara karşı temyiz talebinde bulunmamış, karara karşı yalnızca davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. Ne var ki; davacı mirasçının davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı temyiz talebinde bulunmasına yasal olanak yoktur....

Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, davacılar, terekeye döndürülme istekli olarak iptal tescile karar verilmesini istemişler; tereke temsilcisi atanmak suretiyle, tereke temsilcisi huzuruyla yargılamaya devam edilmiş olup; İlk Derece Mahkemesi kararı tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı da tereke temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmemiştir....

ın temsilci olarak atandığı, yargılamaya tereke temsilcisinin katıldığı ancak, gerekçeli karar kendisine tebliğ edilen tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediği, kararın davacı ... vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer Somut olayda; mirasbırakan ...'ın terekesine ... tereke temsilcisi olarak atanmış olmakla davacının davayı takip yetkisi kalmamıştır....

Y.. tarafından açıldığı, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine tereke temsilcisi olarak Abdulkadir ’un atandığı ve adı geçen tereke temsilcisinin 18.01.2011, 15.03.2011 tarihli oturumlara katılarak açılan davaya muvafakatının olduğunu beyan ettiği, sonraki oturumlara ise katılmadığı ve davanın mirasçı Bahar Sevtap tarafından takip edildiği, hükmün de anılan mirasçı tarafından temyiz edildiği, temyiz edenin mirasçı sıfatıyla kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğu, öte yandan, tereke adına (Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca) temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiğinin tartışmasız olduğu, tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı, bu tür davaların tereke temsilcisi tarafından takip ve sonuçlandırılmasının asıl olduğu, sıfatı kalmayan tereke iştirakçisi Bahar Sevtap’ın davayı takip etmiş olmasının da sonuca etkili...

nın terekesi için tereke tescilcisi atandığı, 22.02.2022 tarihinde ise kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona ermekte ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçmektedir. Somut olayda, temyize konu kararın tereke temsilcisi ...'e tebliğ edilmesine karşın tereke temsilcisi karara karşı temyiz talebinde bulunmamış, karara karşı yalnızca davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. Oysa; davacı mirasçının davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı temyiz hakkı da bulunmamaktadır....

Bilindiği üzere, terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Nitekim, tereke temsilcisinin atanması ile tereke ortağının ya da ortaklarının terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçı veya mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Tüm bu açıklamalar karşısında, davayı takip yetkisi sona eren bir kısım davacı mirasçıları vekilinin 17.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen 19/04/2012 tarihli karar Dairece “.... terekeye temsilci atanması halinde mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkileri sona erer”. “...tereke temsilcisine davetiye tebliğ edilerek, tereke temsilcisi huzuru ile davanın görülmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tereke temsilcisinin davada yeralması sağlanmadan sonuca gidilmiş olması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozmadan sonra terekeye temsilci atanmış, tereke temsilcisine tebligat yapılmış ancak tereke temsilcisi 19/01/2016 günlü dilekçesi ile davayı takip etmeyeceğini bildirmiş, dava davayı açan mirasçılar tarafından sürdürülmüştür. Bilindiği üzere terekeye temsilci atanması halinde mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkileri sona erer....

UYAP Entegrasyonu