WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

nin davacılarla menfaat çatışması olabileceği değerlendirilerek adı geçen mirasçı ile ilgili tereke temsilcisi atanması hususlarında 2 haftalık kesin süre verildiği, buna rağmen davacılar vekilince kesin süre içerisinde taraf teşkilinin sağlanmasına dair ara kararlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada, davacı vekilinin, mirasbırakanın irade fesadı nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek müvekkillerinin adına miras payı oranında tapu tescil isteminde bulunduğu, mirasbırakanın terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu ve dava dışı mirasçının bulunduğu, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, kendi adlarına tescil talepli dava açma olanağının olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 702/4 üncü maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların davaya katılması veyahut davaya muvafakatlarının sağlanması yoluyla da devam edilemeyeceği ve davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı, böylece İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin...

Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. 3.3. Değerlendirme 3.3.1. Uyuşmazlık terekeye iade talepli tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkin olup, tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalktığı gözetildiğinde davada davacı sıfatı kalmayan ... vekilinin temyiz itirazlarının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. 3.3.2....

Yerel Mahkemece, terekenin elbirliği mülkiyetine tâbi olduğu, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, bu nedenle pay oranında dava açma olanağının olmadığı, TMK'nun 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların katılması yoluyla da devam edilemeyeceği ve davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece; ilk hükümdeki gerekçeler tekrar edilerek direnme kararı verilmiş, direnme kararını davacı vekili temyize getirmiştir....

TMK'nın 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine aittir (TMK m. 397). Öte yandan TMK'nın 483. maddesinde vasinin görevden alınması düzenlenmiş olup bu hüküm tereke temsilcisi hakkında da uygulanacaktır. TMK'nın 488. maddesinde vesayet makamı kararlarına karşı on gün içerisinde denetim makamına itiraz edilebileceği hükme bağlanmıştır. Öyle ise yeni atanan tereke temsilcisinin şahsına yapılan itirazların öncelikle vesayet makamı tarafından incelenmesi, vesayet makamı tarafından kabul edilmemesi halinde bu hususun ve eski tereke temsilcisinin görevden alınmasına ilişkin itirazların denetim makamınca incelenmesi gerekir....

nun terekelerine temsilci atanması isteğiyle açtıkları davaların kabul edildiği ve davacının her iki terekeye temsilci atandığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, eldeki dava mirasçılar tarafından açılmış bir dava olmayıp, tereke temsilcisi tarafından tereke adına açılmıştır. Öte yandan tereke temsilcisi atanmasına ilişkin davaların açılma sebebinin, terekeye dahil olan taşınmazların davalı tarafından kullanılmasından kaynaklandığı görülmektedir. Hâl böyle olunca; davanın tereke adına açıldığı gözetilerek, davalının miras payına isabet eden kısım mahsup edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı tereke temsilcisinin temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2015/406 Esas, 2018/444 Karar sayılı 26.06.2018 tarihli kararın temyizen tetkiki Tereke temsilcisi ve fer’i müdahil vekili tarafından istenilmiş olmakla; dosyasında asıl davacının duruşma istemi bulunmadığından fer’i müdahilin duruşma istemi reddedilerek yapılan temyiz incelemesinde dosyadaki kağıtlar okunarak gereği düşünüldü: Dava dosyası Temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, sadece tereke temsilcisi ve fer’i müdahile tebliğ edilmiş bulunmaktadır. Karar tereke temsilcisi ve fer’i müdahil tarafından temyiz olunmuştur. Şirketin temsili için evvelce mahkemece tayin edilip, davayı açmış bulunan kayyımın görevinin sona erdiği ve şirket müdürünün de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Fer’i müdahil mahkeme kararını ancak kararı temyiz edebilecek kişiler ile birlikte onun yanında temyiz edebilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Terekeye temsilci atanması ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki terekeye temsilci atanması davasının kabulüne dair ... 2....

nın terekesine temsilci atanan ... oturumlara katıldığına göre tereke ortaklarından ... - -... ... bakımından takip etmedikleri gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi tereke temsilcisi ... hükümden sonra öldüğüne göre ...’nın miras şirketine yeni tereke temsilcisi atanması, usuli işlemin ikmalinden sonra yetkili kılacağı vekil aracılığıyla davanın yürütülmesi öte yandan; ... davada kendi adına da asaleten yer aldığına ve hükümden sonra öldüğüne göre veraset belgesi veya mirasçılarını gösterir aile nüfus kayıt örneğinin temin edilmesi, mirasçıları tam olarak belirlenerek davaya dahil edilmesi için usulünce süre verilmesi, belirlenen süre içerisinde anılan usulü eksiklikler tamamlanarak taraf teşkilinin bu yönden sağlanmasından sonra esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki terekeye temsilci atanması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm mirasçı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Talep, tereke temsilcisi atanmasına ilişkindir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK. md. 640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) içinde uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin inclenmesinde de gözetilmesi zorunludur....

UYAP Entegrasyonu