Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.12.2022 tarihli ve 2022/307 Esas, 2022/463 Karar sayılı hükmün onanmasına ve temyiz dilekçesinin reddine ilişkin olan Dairenin 22.10.2024 tarihli ve 2023/1848 Esas, 2024/5806 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, süresinde davacılar vekili ve tereke temsilcisi tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR 1. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerekir ve tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkar. Somut olayda, Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2017/1056 Esas, 2019/1289 Karar sayılı kararıyla, muris ... terekesine tereke temsilcisi olarak ...'...
nin tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, bu durumda mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince tereke temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen kararın tereke temsilcisi ...'ye tebliğ edilmesine karşın, tereke temsilcisi kararı temyiz etmemiş, ancak karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki, davacı mirasçıların davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle kararı temyiz etme hakkı bulunmamaktadır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ... terekesine ...’in tereke temsilcisi olarak atanması sonucunda davacı ... mirasçılarının davayı takip etme hakları ortadan kalkacağından İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etme haklarının bulunmadığı, tereke temsilcisinin istinaf dilekçesinde istinaf sebebi ileri sürülmediği gerekçesi ile bir kısım ... mirasçısının ve tereke temsilcisinin istinaf dilekçesinin reddine; İlk Derece Mahkemesi kararında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde ve isabetli olduğu, davacı ve davalı sıfatının birleştirilmediği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353-1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, kararın tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, tereke temsilcisinin süresinde kararı temyiz etmediği gerekçesi ile ek karar ile tereke temsilcinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2013 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi tereke temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile muris ...'ın terekesine Av. ...'nın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hükmü, tereke temsilcisi temyiz etmiştir. Terekeyi yönetmekle görevlendirilen kimseye sulh mahkemesi tarafından terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine karar verilebilir (TMK m. 592/4). Ancak ücret ödenmesi için tereke yöneticisinin istemi gerekir. İstem olmadan kendiliğinden ücret verilemez....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava konusu taşınmazın 1/2'şer paylar ile anne ve babasına ait olduğunu, yargılama sırasında babasının öldüğünü, dört kardeş olduklarını taşınmaz ile kendisi dışında bir kardeşinin ilgilendiğini, diğer kardeşlerinin de hakları olduğunu ancak taşınmaz ile ilgilenmediklerini belirttiği, bu haliyle taşınmazın elbirliği hükümlerine tabi olduğu, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, kendi adlarına tescil talepli dava açma olanağının olmadığı, davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların davaya katılması veyahut davaya muvafakatlarının sağlanması yoluyla da devam edilemeyeceği, davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Tereke temsilcisinin davayı takip etmemesi durumunda gerektiğinde HUMK 409 maddesinde öngörülen işlemler yapılır. Başka bir anlatımla terekeye temsilci atandıktan sonra başlangıçta dava açan kişilerin dahi ... başına davayı yürütme hakları bulunmamaktadır. Bu hak tereke temsilcisine aittir. Hal böyle olunca hiçbir meşruhat içermeyen ve tereke temsilcisi adına çıkarılan tebligat geçerli bir tabligat olarak kabul edilemez. Öyle ise mahkemece, tereke temsilcisi Halil İbrahim Taşkın adına az yukarıda açıklandığı şekilde ayrıntılı, açıklamalı meşruhatlı davetiye çıkarılmalı, tereke temsilcisi huzurunda dava görülüp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
-KARAR- Temyiz incelemesine esas olmak üzere; Uyap sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre; tereke temsilcisi ...’ın 27/12/2020 tarihinde öldüğü, mahkeme kararının tereke temsilcisi vekiline ölümünden sonra 13/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve vekil tarafından 25/10/2021 tarihinde kararın temyiz edildiği anlaşılmakla; ölümle vekaletin sona erdiği gözetilerek, yeni tereke temsilcisi atanıp atanmadığının tespiti ile atanmış ise anılan vekile verdiği vekaletname varsa temin edilmesi, yok ise yeni tereke temsilcisine tebligat yapılarak temyiz süresinin beklenmesi, yeni temsilci atanmamış ise TMK.nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması yönünde dava açmak üzere taraflara süre ve yetki verilmesi, yeni temsilci atanır ise tebligat yapılarak temyiz süresinin beklenilmesi, geri çevirme ile istenilen hususların eksiksiz yerine getirtilip getirtilmediği mahkeme hâkimi tarafından bizzat denetlendikten sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.02.2022...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/1354 esas 2004/60 karar sayılı ve 20.01.2004 tarihli ilamı ile mirasbırakan Döndü Yalçın terekesine Avukat ...’ın temsilcisi olarak atandığı, duruşmalara katılan tereke temsilcisine gerekçeli kararın tebliğ edildiği, ancak; kararın davacılar vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer....
Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda; mirasbırakan ...’nin terekesine Av. ... tereke temsilcisi olarak atanmış olmakla davacının davayı takip yetkisi kalmamıştır. Hal böyle olunca, mirasçı ...vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, alınan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
kararının tereke temsilcisi ......


