WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

ın ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu ve davacıların da tereke adına talepte bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin 4721 sayılı Yasa'nın 640. ve 702. maddeleri uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için bütün mirasçılar adına yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemez. Bu halde, diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması, muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması gerekir. Dosya arasına alınan muris ....'a ait nüfus kayıtlarının incelenmesinde murisin davacı mirasçıları dışında hayatta olan anneleri ....'ın da bulunduğu ve davalı ....'...

Hal böyle olunca, davada yer almayan mirasçıların tamamının davaya muvafakatları sağlanmadığından Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi hükmü gereğince terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere davacıya süre verilmesi ve atanacak tereke temsilcisi huzuruyla davaya devam edilmesi gerekirken davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da TMK'nın 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile devam edilir. Hal böyle olunca, taraf teşkilinin sağlanması zorunlu bulunduğundan, mirasçılardan ...’ın davalı olduğu ve davaya onay vermediği gözetildiğinde 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesi uyarınca muris ...’ın terekesine temsilci atatmak suretiyle tereke temsilcisi huzurunda davaya devam olunması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi hatalıdır. Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile devam edilir. Hal böyle olunca, taraf teşkilinin sağlanması zorunlu bulunduğundan, mirasçılardan Şerif’in davalının eşi olup davaya onay vermediği gözetildiğinde TMK’nın 640. maddesi uyarınca mirasbırakan ...’ın terekesine temsilci atatmak suretiyle tereke temsilcisi huzurunda davaya devam olunması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi hatalıdır. Davacı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı temyizi yönünden yapılan incelemede; Tereke temsilcisine terekeye temsilci atanması kararının kesinleşmesinden sonra 31.01.2018 tarihli 14 üncü celsede dava dilekçesinin, duruşma zaptının ve cevap dilekçesinin tebliğine karar verildiği, 15 inci celse ve devamındaki celselere tereke temsilcisinin katıldığı, tereke temsilcisinin 20 nci celse 04.10.2019 tarihli duruşmaya katılmadığı, ancak davacılar vekilinin ve davalı vekilinin duruşmada davayı takip etmediklerini beyan etmedikleri, davalı tarafın tanıklarının dinlendiği, celse arasında 08.10.2019 tarihinde davalı vekilinin tereke temsilcisinin duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması talebinde bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2015 tarihli ve 2015/1730 E., 2015/2656 K. sayılı ilamında bahsedildiği üzere davalı yanın duruşmalara katılarak davayı takip iradesini ortaya koyduğu ve davayı takip etmeyeceğine dair bir beyanda bulunmayıp söz konusu duruşmada davalı tanıkları dinlendiği, vekalet ilişkisinin...

Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda; mirasbırakan ...’in terekesine ... tereke temsilcisi olarak atanmış olmakla davayı açan mirasçıların davayı takip yetkisi kalmadığından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine....

Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur. Davayı açan mirasçılar, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir. Somut olayda, dava konusu taşınmazın muris ... tarafından davalıya kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Murisin 29.06.2014 tarihinde vefatı ile geriye mirasçısı olarak Rauza İskakavo, ..., ..., ... Nazım Tunca ve İsa Selimhan Tunca' nın kaldığı, davanın ise mirasçılardan ... ve ... tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer minasçıların davaya iştirakleri ya da muvafakatları sağlanmamıştır....

Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur. Davayı açan mirasçılar, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir. Somut olayda, dava konusu taşınmazın davacıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, muris ...’nın 2006 yılında vefatı ile geriye mirasçısı olarak ..., ... ve ... ile dava dışı ...ve ...’nın kaldığı, davaya konu taşınmaza ait kira sözleşmesinin ise mirasçılardan ...ile kiracı-davalı arasında 06.01.2011 tarihinde imzalandığı, davanın ise mirasçılardan ..., ... ve ... tarafından açıldığı anlaşılmaktadır....

Hal böyle olunca, TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucu beklenerek, davaya tereke temsilcisi huzuruyla devam edilmesi gerekirken davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kabule göre de, 4721 sayılı TMK’nun 28/1. maddesinde; “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” düzenlemesi karşısında, davanın kabul edilmesi halinde tüm mirasçıların payları oranında adlarına tescil kararı verilmesi gerekirken ölüm ile kişiliği son bulan mirasbırakan ... adına tescile karar verilmesi de doğru değildir. Davalı ...’ün yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur. Davayı açan mirasçılar, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir. Olayımıza gelince; Dava dışı muris ... ile davalılar arasında 01.01.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu, davaya konu kiralananın tapuda adı geçen muris adına kayıtlı olduğu, muris ...'ın 24.12.2013 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak davacılar ..., ... ile ... ve dava dışı ..., ..., ... kaldığı anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu