Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararı sonucu, davalı idare tarafından davacıya teminatı iadeden başka bir işlem yapma yetkisinin kalmadığının açık olduğu, teminatın iadesi konusunda davalı idarenin ileri sürdüğü davacı şirketin özel tüketim vergisi borçlarının ödenmesi sonucu teminatın iade edileceği yolundaki açıklamalarının teminatların iadesinin istendiği anda vergi borçlarının muaccel olması koşuluyla ileri sürülebileceği, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davacının bütün borçlarını 7256 sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında yapılandırarak vadesi gelmiş vergi borçlarını idareyle yaptığı sözleşmeyle taksitlendirdiği ve bu borçlar açısından artık yeni bir hukuki durum meydana geldiği ve yapılandırma tarihi itibariyle de muaccel özel tüketim vergisi borcu bulunmadığı anlaşıldığından teminatın iade talebinin özel tüketim vergisi borcu olduğundan bahisle reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yanlar arasındaki sözleşmenin 31. maddesinde kesin teminatın iadesi koşulları düzenlenmiş olup bu iş nedeniyle davalı iş sahibine verilen teminat mektuplarının davacıya iadesi aşamasında davacının Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgisinin kesildiğini belgeleyen ilişiksizlik belgesi ibraz edeceğinin tabiî bulunmasına göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şti.tarafından çeklerin kendilerinde bulunduğunu, bu nedenlerle davaya müdahil olarak kabul edilip teminatın iade edilmemesi yönünde talep dilekçesi sunduğu; davacı tarafa çek hamiline karşı istirdat davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen istirdat davası açılmadığı, ancak teminatın iadesi yönünde talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava konusu yapılan çeklerin ilgili şirket tarafından kendilerinde bulunduğundan bahisle beyan dilekçesi sunulduğu, davacı tarafa hamile karşı istirdat davası açmak üzere kesin süre verildiği halde istirdat davası açılmadığı, bu nedenlerle açılan zayi nedeniyle iptal davasının reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davasının sübuta ermediğinden REDDİNE, 2-Mahkememizce alınan teminat üzerine İstanbul ........
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; zayii nedeniyle iptali istenen çekle ilgili davacı tarafından çek hamiline karşı istirdat davası açıldığı, bu bağlamda açılan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, mahkememizce verilen ödeme yasağı tedbir kararı halen devam ettiğinden, davacı tarafın teminatın iadesi yönündeki isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin teminatın iadesi isteminin reddine yönelik karara ilişkin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesine uyarınca REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın teminatın iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. ..., davacı vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
HUMK'nun 427. maddesi uyarınca Mahkemelerce verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurabileceğinden teminatın iadesi talebinin reddine dair karar hakkındaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2016 günü oybirliği ile karar verildi....
Buna göre, her ne kadar davacı tarafından SGK Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezi'nin davacı şirketin borç kaydı bulunmadığına ilişkin yazısının ilişiksiz belgesi niteliğinde olduğu ve teminatın iadesi koşullarının oluştuğu ileri sürülmüş ise de; yukarıda açıklandığı üzere takip tarihi itibari ile SGK'dan alınarak davalıya sunulmuş ilişiksiz belgesi bulunmadığı, kaldırma kararında da SGK ilişiksiz belgesi alınarak davalıya teslim edildiğine dair iddianın değerlendirilmesi gerektiğine işaret edildiği, davacının teminatın iadesi talebi yönünden de davalının icra takibine itirazında haklı olduğu gözetilerek teminatın iadesi koşullarının icra takip tarihi itibari ile oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı icra takibi yapmakta haksız olsa da kötü niyetli sayılmayacağından davalının kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Davacının tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine ilişkin hüküm davacı vekili, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık hakkında 15.03.1999 tarihinde beraat kararı ile birlikte yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmiş olup, hükmün 08.11.2000 tarihinde onama ilamı ile kesinleşmiş, davanın 03.04.2007 tarihinde açılmış olması karşısında, davacının kesinleşme tarihinden itibaren beraat kararına dayalı olarak teminatın iadesi konusunda mahkemeye talepte bulunup bulunmadığı araştırılarak davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- Davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince...


