İş sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Mahkemece, ihtiyati haciz nedeniyle alacaklının teminatın iadesi hususunda karar tarihi itibariyle bir karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verilen karar, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmişse de, İİK'nın 265/son maddesi gereğince ancak ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlar ile İİK'nın 258/son maddesi gereğince ihtiyati haciz isteminin reddi kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden, mahkemenin alacaklının talebi üzerine verilen ve temyiz konu edilen “icra dosyası kesinleştikten sonra teminatın iadesine ayrıca karar verilmesine” şeklindeki kararı temyizi kabil olmadığından alacaklı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,......
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, teminatın iadesi istemine ilişkindir. Teminatın iade edilebilmesi için davacı taşeronun yapılan işle ilgili olarak doğmuş ve doğacak bir borcunun bulunmaması gerekir. Oysa, somut olayda, davacı taşerona ait işçinin iş kazasına uğraması nedeniyle yapılan ödemelerin, SSK’nca rücuan tahsili için davacı taşeron ile davalı yüklenici ve iş sahibi aleyhine açılmış davanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, rücuan tazminat davasının karara çıkması beklenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, teminatın iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara yönelik istinaf yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda ihtiyati tedbir isteyen tarafça teminatın iadesi talep edilmiştir. Teminatın iadesi talebinin kabulüne ilişkin 07/03/2024 tarihli ek karar HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf yasa yoluna tabi bir karar değildir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 07/11/2024 tarihli teminatın iadesinin değerlendirilmesi ara kararı ile; "Lehine tedbir kararı verilen davacı vekilince tarafça verilen sürede teminat yatırıldığı ve tedbirin uygulanmasının dahi talep edildiği, bu haliyle ortada davacı lehine verilmiş bir tedbir kararının halen varlığını sürdürdüğü, teminatın iadesi talebinin HMK m.392/2 uyarınca hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kaldırılmasından bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine talep edene iadesi mümkün olup, dava derdest ve tedbir de kaldırılmadığından, bu haliyle teminatın iadesi talebinin bu aşamada mahkememizde uygulanması gereken mevzuat olan HMK usul ve yasaya uygun olmadığı" şeklindeki gerekçeleri ile -Davacılardan ... Holding A.Ş. Yönünden teminatın kaldırılması ve iadesi talebinin bu davacı yönünden verilen bir tedbir kararı bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine, -Davacılardan ......
AŞ’ye 700 ton malzeme siparişi verildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davacının keşide edilen ihtarnamelere rağmen borcunu ödemediği gibi sözleşme kunusu malları da teslim almadığını, sözleşmenin feshi ve teminatın irat kaydının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında davaya konu malzemenin satışı konusunda anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla davacının edimini yerine getirmemesi halinde teminatın irat kaydedileceğinin kararlaştırıldığı, davacının edimini yerine getirmediği bu nedenle alınan teminatın irat kaydedildiği ve sözleşmenin feshedildiği, bu haliyle gerçekleşen feshin haklı olduğu ve iadesi gereken herhangi bir teminatın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na ve taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesine göre teminatın iadesi için gerekli şartların tamamının yerine getirildiğini, işbu dava konusu ihalede personel çalıştırılmadığının ihale sözleşmesi ve teknik şartname ile sabit olduğunu, idarenin ihale kapsamında çalıştığını iddia ettiği personelin idare ile müvekkil şirket arasında akdedilen başka bir ihale olan ... ihale kayıt numaralı ''Evrakların Tasnifi-Taranması-İndekslenmesi, Yönetim Sistemine Aktarılması İşi''nde çalışmış olup dava konusu ihalede herhangi bir çalışmasının bulunmadığını beyan etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen ''Elektronik Form ve İş Akış Yönetimi Yazılım Güncellenmesi, Lisansların Arttırılması ve Destek Hizmetlerinin Sağlanması İşine Ait Teklif Birim Fiyat Hizmet Alım Sözleşmesi'' kapsamında davalı idareye verilen teminatın iadesi istemine ilişkindir. Deliller toplanmış, .... İş Mahkemesinin ......
ay içerisinde davalı tarafça tazminat davası açıldığı dosyaya yansımadığı gibi davalı tarafça bu konuda karşı beyanda bulunulmadığından davacılar vekilinin teminatın iadesine dair talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin nihai karara yönelik istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin Mahkemenin 17.12.2020 tarihli teminatın iadesinin reddine dair kararına yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli 2020/435 E. sayılı ek kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin kabulüne, davacı tarafça 28.09.2020 tarihinde yatırılan 280.000,00 TL teminatın İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa iadesine karar verilmiştir....
Davalı vekili, sözleşme kapsamında çalışan işçilerin iki sene içerisinde doğabilecek izin ücreti, ihbar tazminatı alacağı ile süresiz kıdem tazminatı alacağından davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, davacı şirketin teminatın iadesi isteminin haksız ve hukuksuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
Sözleşmenin 18. maddesinde teminatın iadesi; işçi alacaklarının ödenmesi, SSK’dan ilişiğin kesilmesi, vergi borcunun bulunmaması ve kesin kabul tutanağının onaylanması koşullarına bağlanmıştır. Mahkemece bu koşullar araştırılarak değerlendirilmeli, teminatın iadesi koşullarının gerçekleşmediğinin kabulü halinde 17.818.099.705 TL’ye hükmedilmeli, gerçekleştiğinin kabulü halinde ise bu miktara 964.879.045 TL teminat kesintisi ilave edilmelidir. Mahkemece yukarıda değinilen hususlar üzerinde durulmadan hakediş tarihinden önce kesilen ve hakediş tutarını aşan fatura esas alınarak fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3-Davalı üniversite harçtan muaf bulunmaktadır. Bu durumda harç alınmamasına ve peşin alınan karar ve ilam harcının davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken peşin alınan harcın yargılama giderlerine katılarak davalıdan tahsiline karar verilmesi ve ayrıca davalının bakiye harçtan sorumlu tutulması da doğru bulunmamıştır....
Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.Somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talep edenin ihtiyati haciz talebi teminat mukabilinde kabul edildikten sonra talep edeninin ihtiyati hacizden feragati nedeniyle HMK 392. maddesi uyarınca yatırılan teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin ek kararın istinaf edilebileceğine ilişkin Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmamasına ve HMK 341. maddesinde sayılan kararlardan olmamasına göre talebe konu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf yolana başvuran davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir....


