WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Somut olayda; davacı kadın tarafından açılan tedbir nafakası davasında, ilk derece mahkemesince davacı kadın yararına aylık 5.500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince, davalı erkeğin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacı kadın yararına aylık 3.000,00 TL tedbir nafakasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı kadın ilk derece mahkemesi kararını miktar yönünden istinaf etmediğinden, temyize konu tedbir nafakasının bölge adliye mahkemesince reddedilen kısma yönelik yıllık miktarı 30.000,00 TL ve kabul edilen tedbir nafakası yıllık miktarı 36.000,00 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırını 78.630,00TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi gereğince temyiz sınırı altında olduğundan kesindir....

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece verilen 13.03.2018 tarihli ikinci hükümde davacı kadın yararına hükmedilen aylık 500,00TL tedbir nafakasının 07.07.2015 tarihi itibariyle aylık 250,00TL artırılarak 750,00TL'ye yükseltilmesine ve bu miktar nafakanın karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş, verilen bu hüküm bu kez Dairemizin 08.05.2019 tarihli ilamı ile "Davacı kadın lehine hükmolunan tedbir nafakası Dairemizin 14.03.2017 tarihli bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kadın yararına arttırılarak yeniden tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan son yargılamada bu hususun değerlendirilmediği görülmektedir....

Öyleyse kadının davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Mahkemece davacı-davalı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca yargılama devam ederken 400 TL. tedbir nafakasına hükmedilmiş, 28.05.2013 tarihinde ise hükmedilen tedbir nafakası 200 TL'ye indirilmiştir. Nihai karar ile de kadın kusurlu olduğu gerekçesi ile ara karar ile hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Boşanma davası açılmakla, eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar ve istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) alınması gereklidir (TMK. md. 169). Lehine tedbir nafakasına hükmedilen veya tedbir nafakası talep eden tarafın muhakeme sırasında belirlenen kusuru Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki nafaka tedbirinin alınmasına engel değildir....

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı lehine aylık 350 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK.madde 186/son). Buna göre, evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır....

Bu karara karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönlerinden temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, Dairemizin 13.09.2018 tarih, 2016/22395 esas ve 2018/9201 karar sayılı ilamıyla tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak sonucuna göre "Yoksulluk nafakası" konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, hükmün bozma kapsamı dışında kalan kısımlarının ise onanmasına karar verilmiştir. O halde hükmün davalı-karşı davacı kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin bölümü bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu husus gözetilmeksizin davalı-karşı davacı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....

Somut olayda davacı kadının ortak çocuk için talep ettiği yıllık toplam 18.000 TL tutarındaki tedbir nafakasının kabulüne karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince tedbir nafakası davası yönünden verilen karar kesindir. Bu nedenle, davalı erkeğin tedbir nafakası davasının kabulüne dair temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir....

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı kadın tarafından reddedilen yoksulluk nafakası yönünden, davalı erkek tarafından ise tüm yönlerden istinaf yoluna başvurulmuştur. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı tedbir nafakasının miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacının, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı lehine hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz dilekçesinin tedbir nafakasının miktarı yönünden reddine karar vermek gerekir. Taraf vekillerinin reddedilen yön dışında gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Bölge adliye mahkemesince kadının tedbir nafakası miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmeyerek gerekçeli kararın hüküm bölümünde, istinaf kanun yoluna başvuran kadının aleyhine olacak şekilde, ortak çocuk yararına aylık 200 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş olması yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3- İlk derece mahkemesi hükmüne karşı davalı-karşı davacı kadın tarafından, diğer sebeplerin yanında, ortak çocuk için aylık 500 TL olarak hükmedilen iştirak nafakasının miktarı yönünden de istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararının iştirak nafakasına yönelik bölümünde "Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre müşterek çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası miktarı azdır....

Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta hakkı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK.madde 186/son). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır. Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eş ve çocuklarına sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, hakim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir....

gerekçesinin hatalı olduğu,kadın lehine boşanma istemli davalarda tedbir nafakasına hükmedilmesi bağımsız açılan önlem nafakası davasında nafakaya hükmedilmesini engellemediği gibi, talebi konusuz da kılmadığı, her iki davanın hukuki sebeplerinin ayrı olduğu, kadının ayrı yaşamada haklılığını ispat ettiğinden kadının birleşen önlem nafakasının reddine yönelen istinafının kabulü ile kadının birleşen önlem nafakası davasının kısmen kabulüne, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, nafaka alacaklısının yaşına ve ihtiyaçlarına göre aylık 900,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu