iştirak nafakası ile kadın yararına hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE/TEFE ortalaması oranında arttırılmasına, sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı kadının reddedilen birleşen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Talep edilen tedbir nafakasının yıllık miktarı 8.400,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, "...dava tarihi olan 21/11/2011 tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına Mahkememizin 2005/360 esas ve 2006/277 karar sayılı 15/06/2006 tarihli kararı ile hüküm altına alınmış olan 150,00 TL tedbir nafakasının (TÜİK'İN yayınladığı ÜFE verileri de göz önüne alınarak takdiren %10 ) 165,00 TL ye çıkarılmasına, tarafların müşterek çocukları olan Gökay için aylık 200,00 TL olan tedbir nafakasının 35,00 TL arttırılarak 235,00 TL 'ye çıkarılmasına, toplam 400,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece yapılan artırımın nafaka alacaklılarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda olup olmadığı hususunda toplanmaktadır....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 500 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından, takdir edilen nafakanın çok yüksek olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir. Dava, ayrı yaşamada haklılık nedenine dayalı, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre ayrı yaşamakta haklı olan eş, diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadır (TMK.madde 186/son). Buna göre birliğin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır. Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, hakim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, 01.03.2012 tarihli ara karar ile davalı kadın ve kadın yanında bulunan müşterek çocuk lehine verilen tedbir nafakasının infazı mümkün olduğu gibi hükmedilen tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.11.2015 (Çrş.) ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakasının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından, vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, boşanma talebi yanında, daha önce davalı tarafından açılan dava sonucunda verilen tedbir nafakası kararınında kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davacının tedbir nafakasının kaldırılması davasının da reddine karar verildiği halde; kendisini vekille temsil ettiren davalı kadın yararına bu dava nedeniyle de karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma - Tedbir Nafakasının Azaltılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, boşanma davası ve tedbir nafakasının indirilmesi taleplerinin reddi yönünden; davalı tarafından ise tedbir nafakası miktarının artırılması talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60'ar TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 9/6/2011 tarih 2011/162 E. 2011/259 K sayılı ilamına dayalı olarak icra takibi başlatmış olup, söz konusu ilamda ; aylık 200 tl tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar tedbir nafakası, karar kesinleştikten sonra ise yoksulluk nafakası olarak devamına, karar verildiği, takip talebi incelendiğinde alacaklı vekilinin diğer alacak kalemleri ile birlikte 10.373,16 tedbir nafakası, 1.806,57 yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş olup icra emrinde ilgili alacak kalemlerinin asıl alacak olarak yer aldığı görülmüştür. Bozma sonrası hükme esas alınan 12/06/2018 hakim havale tarihli bilirkişi raporunda,yoksu!...
Yargılama sırasında 04.03.2009 tarihli oturumda ara kararı ile davacı lehine dava tarihinden itibaren aylık 200 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Ara kararı ile takdir edilmiş olan tedbir nafakasının infazı mümkündür. O halde, dava tarihinden davacının ölüm tarihine kadar geçen süreye kadarki tedbir nafakası, muaccel hale gelmiş demektir. Muacceliyet kazanan nafakayı talep hakkı ölenin mirasçılarına intikal etmiştir. Davalı da ölenin mirasçısı olduğuna göre, takdir edilen aylık 200 TL tedbir nafakasının tamamından davalı sorumlu olacak şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. S o n u ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....


