Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı kadının ayrı yaşamada haklı olduğu iddiasıyla aylık 400 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile; davacının iddialarının doğru olmadığını ayrı yaşamada haklı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise davacının evi kendi isteğiyle terk etmiş olması nedeniyle aylık 500 TL tedbir nafakasının davacı(karşı davalıdan) tahsilini talep etmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı ( karşı davacı ) tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak; davalı (karşı davacı), karşılık dava ile tedbir...
Hüküm altına alınan bağımsız tedbir nafakasının bir yıllık miktarı göz önüne alındığında bölge adliye mahkemesince bağımsız tedbir nafakasına yönelik verilen karar kesindir. Bu nedenle davacı-davalı erkeğin bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı-davalı erkeğin, boşanma davalarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Bu nedenle Dairemizin 06.02.2012 tarihli 2010/18253 esas ve 2012/2026 karar sayılı onama ilamının davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davasında mahkemece davalı-davacı kadın için verilen 450 TL tedbir nafakası hükmüyle sınırlı olarak kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece re'sen karar verme yetkisinin bulunmadığı dava ve taleplerde mahkeme, talepten fazlasına hükmedemez (HUMK m. 74; HMK m. 26) Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davalarında tedbir nafakasına re'sen karar verilemez. Mahkemece yukarıda açıklandığı gibi davalı-davacı kadının kendisi için talepten fazla tedbir nafakasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Bu nedenle Dairemizin 06.02.2012 tarihli 2010/18253 esas ve 2012/2026 karar sayılı onama ilamının davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davasında mahkemece davalı-davacı kadın için verilen 450 TL tedbir nafakası hükmüyle sınırlı olarak kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece re'sen karar verme yetkisinin bulunmadığı dava ve taleplerde mahkeme, talepten fazlasına hükmedemez (HUMK m. 74; HMK m. 26) Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davalarında tedbir nafakasına re'sen karar verilemez. Mahkemece yukarıda açıklandığı gibi davalı-davacı kadının kendisi için talepten fazla tedbir nafakasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Dava, tedbir nafakası ile davalının tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin olup, hükümle tedbir nafakasının kısmen kabulüne, tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı ve davalı tarafça her iki yönden temyiz edilmiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 2.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 2.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren aylık 880,00.TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilemsine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta hakkı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK.madde 186/son). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır....
İlk derece mahkemesince 17.01.2019 tarihli ve 2018/163 esas, 2019/15 sayılı karar ile “Aylık 400,00 TL tedbir nafakasının aylık 500,00 TL olarak devamına, nafakanın karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamı ile davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine” şeklinde kurulan hükümde tedbir ve yoksulluk nafakasının geçerlilik tarihlerinin infazda tereddüt oluşturacak şekilde açıkça belirtilmediği, keza tedbir nafakasının hangi tarihten itibaren 500 Türk lirasına yükseltildiği hususunun belirlenmediği gibi, ilk derece mahkemesinin 02/07/2015 tarihli ilk kararı ile verilen boşanma hükmünün 05.07.2018 tarihinde kesinleştiği gözetilmeden, 17.01.2019 tarihli hükümde tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına yazılmak sureti ile boşanmanın kesinleştiği tarihten sonrası için de tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihinde kaldırıldığının, tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında kadının güven sarsıcı davranışının da bulunduğunun ve fakat boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın, ön inceleme duruşmasında tedbir nafakası talep etmediğini açıkça beyan ettiği ve yargılamanın diğer aşamalarında da tedbir nafakası talep etmediği halde lehine tedbir...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, tedbir nafakası yönünden, davacı kadın tarafından ise, ortak çocuk Erkan Söylemez lehine hükmedilen tedbir nafakasının başlangıç tarihi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem yapılmış olmasına, boşanma davasının retle sonuçlandığından ortak çocuk lehine hükmedilen nafakanın, tedbir nafakası olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir. 2-Ortak çocuk Erkan Söylemez için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, karar tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve davalının gelirine göre, takdir edilen tedbir nafakası miktarı hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde düşüktür. Tedbir nafakasının miktarının tayin edilmesinde davalının geliri ve tarafların birlikte yaşadıkları sırada davalının alıştırdığı geçim şartlarının dikkate alınması gerekir. Mahkemece; davacı tarafın geçimi ve bakımı için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, davacı eş yönünden daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır....


