Hükme karşı davacı kadın tarafından kişisel ilişki; davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kendi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmaması, yoksulluk nafakası ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin kusur, nafakalar, maddi tazminat, manevi tazminat talebi hakkında hüküm kurulmaması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunu kabul ederek davacı kadının iştirak nafakası talebinin reddine, kadın yararına ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına ve davalı erkek için tedbir nafakasına hükmedilmesine, erkeğin yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin maddi tazminat talebinin kabulüne ve manevi tazminat talebinin reddine, kadının yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve kadın için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermiştir....
bozmaya uyulmasına rağmen kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası bozmanın kapsamı dışında kalıp kesinleştiği halde tedbir nafakası hakkında yeniden hüküm tesis edilerek karar tarihi itibari ile tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ayrıca kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının az olduğuna dair bozma kararının gereği yerine getirilerek kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına; davalı erkeğin tüm, davacı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından tedbir nafakasının reddi ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuklar lehine hükmolunan nafakanın tedbir nafakası olup gerekçeli kararda iştirak nafakası denilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına...
Bununla birlikte, yukarıda açıklandığı şekilde dava tedbir nafakası istemine ilişkin olup, TMK.nun 197.maddesinde düzenlenen düzenlenen tedbir nafakası, birlikte yaşamaya ara verilmesi halinde ayrı yaşamakta haklı olan eş ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilen nafakadır. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde; davacı için aylık 600 TL, müşterek çocuk için aylık 300 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece hükmün 1 numaralı bendinde davacı ve müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın, kararın kesinleşmesine kadar tedbir, karar kesinleştikten sonra ile iştirak nafakası olarak davalıdan tahsiline şekilinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez....
Davacı erkek tarafından, hükmün tedbir nafakası yönünden bozulması sebebiyle karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, dava açıldığı tarihte ortak çocuk Arda’nın baba yanında bulunduğu, davalı annenin dershanede öğretmen olarak çalışırken, yargılama sırasında memur sıfatıyla öğretmen olarak Batman iline atandığı, aylık 2.638,00 TL gelirinin bulunduğu ve gelirinin düzenli ve sürekli olduğu anlaşılmaktadır. Dava açıldığı tarihte ortak çocuğun baba yanında bulunduğu ve annenin de düzenli ve sürekli bir geliri bulunduğuna göre mahkemece ortak çocuk için baba lehine tedbir nafakasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki ilk incelemede bu yön gözden kaçırıldığından davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemiz ilamının tedbir nafakasının bozulmasına ilişkin bölümünün kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden de onanmasına karar verilmesi gerekmiştir....
karar verilen birleşen tedbir nafakası davasının dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup talepten fazlasına ve başka bir şeye hükmedemez (HMK m. 26)....
(TMK. md.197) Buna göre, mahkemece; davacı (kadın) ve müşterek çocuk yönünden hükmedilen nafakanın bakım nafakası olarak nitelendirilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümde yer alan “...bakım nafakasının..." ifadesinşn çıkarılarak yerine "...tedbir nafakasının..." ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-İlk derece mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ilk kararı ile davalı kadın yararına dava tarihinden itibaren hükmedilen aylık 250,00 TL tedbir nafakası taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz....
Davalı usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının ayrı yaşamada haklı olduğu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 400 TL tedbir nafakası, müşterek çocuk ... için aylık 250 TL tedbir nafakası ve müşterek çocuk ... için aylık 400 TL yardım nafakasının davalı tarafından ödenmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı vekili tarafın temyiz dilekçesinde belirtilen ve dilekçeye eklenilen, ... 3.Aile Mahkemesinin 2011/146 E.sayılı boşanma dava dosyasının 15.12.2011 tarihli duruşma zaptında davacı ... ve ... için aylık 250'şer TL tedbir nafakasına hükmedildiğinden mükerrer nafaka kararının bozulması talep edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz...
Mahkemesinin 15.06.2010 günlü ve 2010/464 E.-2010/699 K.sayılı kararı ile verilen 300,00 TL nafakanın kaldırılarak, mahkememizce hükmedilen davacı için her ay 400,00-TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak her ay davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen yoksulluk nafakasının her yıl Haziran ayından bir önceki ay için açıklanacak olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verildiği halde, sonradan yazılan gerekçede “... hakkaniyet kurallarıda nazara alınarak iştirak nafakasının 100,00 TL artırılarak 400,00 TL'ye çıkartılmasına karar verildiği” bildirilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere, mahkemece verilen kısa karar (hüküm), bir davayı esastan çözümleyen ve uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardandır....


