Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kadını kusursuz bulduğunu, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kadının az kusurlu olduğuna karar verilmesinin doğru olmadığını, ispat edilen bir kusurunun bulunmadığını, davalı eşin ilişkisi olduğu belirtilen ... adlı kadının dinlenilmesi isteminin reddedildiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yararına hükmolunan tazminat ve tedbir nafakasının az olduğunu, tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak devamının gerektiğini ileri sürerek; kusur belirlemesi, yararına hükmolunan tazminat ve tedbir nafakası miktarları ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2....
Lehine tedbir nafakasına hükmedilen veya tedbir nafakası talep eden tarafın muhakeme sırasında belirlenen kusuru Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki nafaka tedbirinin alınmasına engel değildir. O halde, davalı- karşı davacı (kadın)'ın tedbir nafakası alma ihtiyacı ortadan kalkmadığına göre, tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devam ettirilmesi gerekirken; mahkemece, yazılı şekilde gerekçe belirtilmeksizin ve geçerli bir sebep olmaksızın, tedbir nafakasının karar tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından reddedilen boşanma davası yönünden; davalı kadın tarafından ise tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ara kararı ile davalı lehine takdir edilen tedbir nafakasının infazının mümkün bulunmasına ve takdir edilen tedbir nafakasının boşanmanın reddine dair kararın kesinleşme tarihine kadar devam edeceğinin tabi bulunmasına göre tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50'şer TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,...
Ancak, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre, özellikle davalının tespit edilen gelir durumu nazara alındığında; takdir edilen tedbir nafakası miktarı az olup, TMK.nun 4. maddesi kapsamında hakkaniyete uygun değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden , bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci bendindeki "aylık 200 TL tedbir nafakasının" ifadesinin çıkarılarak yerine "aylık 300 TL tedbir nafakasının" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 28.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
2014/421 Esas, 2014/828 Karar sayılı ilamı hükmedilen aylık 750,00 TL tedbir nafakası ile mükerrer tahsil edilmemek kaydıyla; aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasının davacı erkekten alınarak davalı kadına verilmesine, davacı erkek tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir ....
ın velâyetlerinin davalı babaya verilmesine, ortak çocuklar ile davacı anne arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk..... ...ın velâyetlerinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk ile davalı baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, kadın için aylık 350,00 TL tedbir nafakası, ortak çocuk..... için aylık 350,00 TL'den toplam aylık 700,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacı kadına verilmesine, karar kesinleştiğinde davacı kadın için hükmolunan tedbir nafakasının aylık 300,00 TL arttırılmak suretiyle aylık 650,00 TL yoksulluk nafakası, ortak çocuk için hükmolunan 350,00 TL tedbir nafakasının aylık 200,00 TL arttırılmak suretiyle aylık 550,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, velâyetleri davalı babaya verilen ortak çocuklar ...r ve... lehine hükmolunan aylık 350,00 şer TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına, 30.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminatın, kararın kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı erkekten alınarak...
Velayetin değiştirilmesi ve kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren "iştirak nafakası" verilmesi doğru ise de; mahkemece müşterek çocukların davacı anneye teslim tarihleri esas alınarak "tedbir nafakasına" hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren "tedbir nafakasına" hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.(HUMK md. 438/7)....
tedbir nafakasına yönelik istinaf isteminin tedbir nafakasının infazına ilişkin olmak üzere kabulünün gerektiğini, boşanma hükmü, velâyet, kişisel ilişki, iştirak nafakası konusunda karar verilmesine yer olmadığına, harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin ilk kararda verilen hüküm istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden kesinleşen konular hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalının, davacı lehine hükmedilen tedbir nafakasına yönelik istinaf isteminin tedbir nafakasının infazına ilişkin olmak üzere kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının beşinci bendinin kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine, "davacı lehine İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tedbir nafakasının 09.09.2021 tarihinden itibaren aylık 500 TL'ye artırılmasına, tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren kaldırılmasına, nafakanın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" davalının sair, davacının tüm istinaf...
ilişkin itirazı kabul edilmekle, kadının tedbir nafakası talebinin şartları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından yoksulluk nafakası yönünden; davalı- davacı kadın tarafından tedbir nafakasına hükmedilmemesi ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı kadının tedbir nafakasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine maddi tazminata, kadının yoksulluk nafakası ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme...


