Davalı-davacı kadın tarafından açılan tedbir nafakası davasında ise, kadının ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilerek kadın ve yanında kalan ortak çocuk için ara karar ile verilen 100,00 TL tedbir nafakasının, kararın kesinleşmesinden itibaren ayrı ayrı 250,00 TL iştirak ve yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmiştir. Yoksulluk ve iştirak nafakası, boşanma davasının eki niteliğindedir. Somut olayda erkeğin açtığı boşanma davası reddedilmiştir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m. 438/7)....
Temyize konu tedbir nafakasının yıllık tutarı 12.000,00 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 107.090.00 TL'yi aşmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kaldığından bağımsız tedbir nafakasına ilişkin karar kesindir. Açıklanan sebeple, davacı kadının, bağımsız tedbir nafakası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz dilekçesinin ise yukarıda açıklanan sebeple REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, oy birliğiyle karar verildi.21.09.2022 (Çrş.)...
Mahkemece, boşanma davasına bakan mahkemenin, yargılama sürecinde çocukların baba yanında kaldığı tanık ve taraf beyanlarıyla ortaya çıkmasına rağmen tedbir nafakasının kaldırılması yönünde bir ara kararı verilmediği gibi, esasa dair kararda da tedbir nafakasının geçmişe dönük kaldırılması yönünde bir hüküm kurulmadığı ve çocukların velayetinin davacı babaya bırakılması nedeniyle annenin tedbir nafakası talebinin ileriye dönük olarak reddedildiğini, bu kararın 15.9.2008 tarihinde kesinleştiği belirtilip, kesinleşmiş bu hüküm karşısında eldeki davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir. Davalı anne, çocukları için hükmedilen tedbir nafakasını yine çocukları için harcanmak üzere almaktadır....
Ne var ki, davalı temyiz dilekçesinde tedbir nafakasının 20.10.2010 tarihinden geçerli olacak şekilde takdir edilmesini talep ettiğine göre, taleple bağlılık gereği tedbir nafakasının bu tarihten geçerli olacak şekilde tayini gerekir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde bu yönün düzeltilerek hükmün onanması gerekmiştir....
(HUMK.m.438/7) SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle gerekçeli kararın hüküm bölümünün 2/a bendinde yer alan "karar kesinleştiğinde tedbir nafakasının yoksulluk nafakasına dönüşmesine" sözcükleri ile 2/b bendinde yer alan "karar kesinleştiğinde tedbir nafakasının iştirak nafakasına dönüşmesine" sözcüklerinin hükümden çıkartılmasına yerlerine sırasıyla; "tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden sonra da devamına" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer bölümlerin 1.bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.01.2012 (Pzt.)...
Lehine tedbir nafakasına hükmedilen veya tedbir nafakası talep eden tarafın yargılama sırasında belirlenen kusuru Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki nafaka tedbirinin uygulanmasına engel değildir. Davacı-davalı kadının tedbir nafakası alma ihtiyacının ortadan kalktığına ilişkin bir delil bulunmadığı ve bu nedenle tedbir nafakasının, davanın esasına ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar devam ettirilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentte gösterilen bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.03.2016(Salı)...
belirterek şimdilik tedbir nafakası talep etmediğini beyan etmiştir. 14.03.2013 tarihli duruşmada davacı- davalı kadın vekili tedbir nafakası talebinde bulunmuş mahkemece dava tarihinden itibaren davacı-davalı kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmiştir....
Bu hüküm taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizce “Kadın yararına hükmedilen manevi tazminatın ve ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının az oluğu, yoksulluk nafakasının reddi ile kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesi" yönlerinden bozulmuştur. Ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası bozmanın kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiği halde, ortak çocuk yararına tedbir nafakası 400 TL'ye çıkartılmak suretiyle yeniden hüküm tesis edilmiştir. Bu konudaki hüküm kesinleştiği halde ortak çocuk yararına yeniden 400 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....
ün velâyetinin babaya verilmesine, ... için anne aleyhine hükmedilen aylık 150,00 TL tedbir nafakasının çocuğun anne yanında kalmaya başladığı tarih olan 01.01.2021 itibariyle kaldırılmasına, ... için 01.01.2021 tarihinden itibaren aylık 150,00 TL tedbir nafakasının babadan alınarak anneye verilmesine, aynı miktar nafakanın boşanmanın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak devamına, ... için anne aleyhine hükmedilen aylık 150,00 TL tedbir nafakasının çocuğun anne yanında kalmaya başladığı tarih olan 01.01.2021 itibariyle kaldırılmasına, çocuğun anne yanında olduğu 01.01.2021 ile 01.11.2021 tarihleri arası için aylık 150,00 TL tedbir nafakasının babadan alınarak anneye verilmesine, ... için 01.11.2021 tarihinden itibaren aylık 150,00 TL tedbir nafakasının anneden alınarak babaya verilmesine, aynı miktar nafakanın boşanmanın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak devamına, kadın için aylık 250,00 TL tedbir nafakasının ve 10.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminatın erkekten...
TL tedbir nafakasına hükmedildiği anlaşılmış olup tedbir nafakasının 18.10.2022 tarihi itibariyle aylık 300,00 TL artırılarak aylık 700,00 TL tedbir nafakasının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, karar kesinleştiğinde tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak devamına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir....


