Buna göre tarafların evliliği dava tarahi itibariyle devam ettiğine, göre eldeki davada talep edilen nafaka tedbir nafakası niteliğindedir. Mahkemece talep edilen nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi gerekirken, hukuki nitelemede hataya düşülerek, iştirak nafakası olarak nitelendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davacının nafaka talebinin tedbir nafakası olarak nitelendirilerek boşanma dosyasında tedbir nafakası verilmişse tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde uygun görülecek tedbir nafakasının takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Bozma sonrası verilen ikinci kararda ise kadın yararına aylık 2000 TL tedbir nafakasının 06.02.2018 karar tarihi itibariyle aylık 1800 TL olarak takdiri ile kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına hükmedilmiştir. İlk hükümde kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmemiş, bu miktar yönünden davalı-karşı davacı erkek yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde davalı-karşı davacı erkek aleyhine, tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının tedbir nafakası talebi ile ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadının tedbir nafakası talebi ile ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarı yönlerinden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL'lik vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Aile Mahkemesinin 17.07.2014 tarih ve 2013/1171 Esas, 2014/1047 Karar sayılı boşanma ve tedbir nafakasına ilişkin ilamı ile; "Birleşen davada davacının tedbir nafakası davasının dava tarihi olan 13/02/2013 tarihinden davalının askere alındığı 15/08/2013 tarihine kadar geçerli olmak üzere, davacı için aylık 150 TL, müşterek çocuk için aylık 125 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının askerden terhis olduğu tarihten itibaren yeniden geçerli olmak üzere davacı için aylık 150 TL; müşterek çocuk için aylık 125 TL tedbir nafakasının yeniden başlatılarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" ilişkin hüküm kurulduğu, takip talebi ve buna uygun olarak düzenlenen icra emrinin yapılan incelenmesinde ise; 13/02/2013-15/11/2014 tarihleri arasında iştirak nafakasının talep edildiği yazılmış ise de, takip talebi ve icra emrinin toplam alacak hesaplamasından sonraki açıklama kısmında dayanak ilam hükmünün belirtildiği görülmüş olup,...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2015 NUMARASI : 2014/950-2015/267 Taraflar arasındaki tedbir nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının açtığı boşanma davasında davacı için 150.00.- TL, ortak çocuk Beyza için 100.00.- TL tedbir nafakasına hükmedildiğini; boşanma davasının temyiz edildiğini, nafakaların yetersiz olduğunu ileri sürerek; tedbir nafakalarının 300.00.'er TL'ye yükseltilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile ; davanın reddini istemiştir....
.-598 K. sayılı ilamı ile davalı lehine 250 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini ancak davalının boşanma ilamı kesinleşmeden sigortalı olarak çalışmaya başladığını ve tedbir nafakası şartlarının ortadan kalktığını ileri sürerek, davalı lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakalarının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; yoksulluk nafakası yönünden, henüz bu yoksulluk nafakası muaccel olmadan davanın açılmış olması nedeniyle talebin reddine, tedbir nafakası yönünden ise, davalının boşanma kararı verildikten sonra çalışmaya başlaması, düzenli ve sabit gelirinin bulunması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir....
Davalı-davacı ...... tarafından açılan ayrılık davasında, TMK 169. maddesi uyarınca ...... lehine tedbir nafakasına hükmedildiği, davalı-davacı ......ın birleşen ......... 9. Aile Mahkemesinin 2014/878 esas sayılı dosyası ile ayrılık davasında hükmedilen tedbir nafakanın arttırılmasını ayrıca dava ettiği anlaşılmaktadır. Davalı-davacı ...... tarafından açılan tedbir nafakasının arttırılması davası TMK 197. maddesine dayanan tedbir nafakasının arttırılması davası olmayıp, ayrılık davasında ara kararı ile hükmedilen ve TMK 169. madde kapsamındaki tedbir nafakasının arttırılması talebi olduğundan ve geçici tedbir nafakası niteliğinde bulunduğundan, tedbir nafakasının, ayrılık davasının da reddine karar verilmesi nedeniyle hükmün kesinleşmesine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tedbir Nafakası-Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından tedbir nafakası davasında kendisi yönünden reddedilen tedbir nafakası talebine yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Temyize konu kadın tarafından açılan asıl tedbir nafakası davasında, kadın yönünden reddine karar verilen tedbir nafakasının yıllık miktarı 7.200,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 72.070,00 TL'yi aşmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince temyiz sınırının altında kaldığı için kesindir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı kadın için işten ayrıldığı tarih olan 01/05/2016 tarihinden itibaren aylık 350,00TL tedbir nafakasının, tarafların müşterek çocuğu 07/08/2015 doğumlu Sermin için ise dava tarihi olan 29/12/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 150,00TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının kendisi için talep ettiği tedbir nafakası yönünden temyiz itirazlarının yerinde bulunmadığından reddi gerekir. 2) Davacı vekilinin müşterek çocuk için takdir edilen tedbir nafakasına ilişkin temyiz itirazı yönünden; Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı lehine talep edilen tedbir nafakası talebinin reddi ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere müşterek çocuklar 15/10/2001 d.lu Kağancan ve 25/10/2002 Altay lehine ayrı ayrı 175'er TL olmak üzere toplam aylık 350 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (01/07/2015 tarihinde takdir edilen nafakanın infazında tekerrüre düşmemek kaydıyla) karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dava; ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK.madde 186/son). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır....


