"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GÖKÇEBEY ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2014 NUMARASI : 2014/186-2014/423 Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile davalının başka bir hanımla ilgilendiğini ileri sürerek davacı ve ortak çocuk Begüm için aylık 500.00.'er TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacı için aylık 250.00.- TL, çocuk için aylık 200.00.- TL tedbir nafakası ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
tedbir nafakası kesinleşmiştir....
Bu sebeple mahkemenin ilk kararındaki tedbir nafakası (TMK.md.169) ile ilgili bölüm kesinleşmiştir. Durum böyleyken; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen temyize konu kararda; bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen tedbir nafakası yönünden yeniden karar verilmek suretiyle davalı kadın yararına dava tarihinden boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar aylık 800 TL olarak kesinleşen tedbir nafakası miktarını aylık 200 TL ye indirecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.m.438/7)....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece; kısa kararda "6-Davacı kadın yararına lehine talep edilen tedbir-yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren başlayarak kararın kesinleşmesine kadar olmak üzere ve tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde aylık 250,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacı kadına verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm kısmında " 6-Davacı kadın yararına lehine talep edilen tedbir-yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren başlayarak kararın kesinleşmesine kadar olmak üzere aylık 400,00 TL tedbir nafakasının davalıdan...
Lehine tedbir nafakasına hükmedilen veya tedbir nafakası talep eden tarafın muhakeme sırasında belirlenen kusuru Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki nafaka tedbirinin alınmasına engel değildir. Davacı-karşı davalı kadının tedbir nafakası alma ihtiyacının ortadan kalktığına ilişkin bir delil bulunmadığı ve bu nedenle tedbir nafakasının, davanın esasına ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar devam ettirilmesi gerekirken; mahkemece yazılı şekilde tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda her ne kadar boşanma hükümlerinin istinaf edilmeyerek kesinleşmesi ile birlikte ortak çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakasının iştirak nafakasına, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının ise yoksulluk nafakasına dönüşerek konusuz kaldığı, bu nedenle bu yöne ilişkin istinaf incelemesinin yapılamayacağı belirtilerek tarafların tedbir nafakası ve miktarına yönelik istinaf talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de karşılıklı davalarda verilen boşanma hükümlerinin taraflarca istinaf konusu edilmeyerek hükmün boşanma yönünden kesinleşmesi, tedbir nafakalarının kesinleşme tarihi itibariyle sona erdiği anlamına gelmekte ise de bu husus geçmişe yönelik olarak tedbir nafakasının takdiri, başlangıç tarihleri, süreleri ve miktar tâyini açısından da kesinleştiği anlamına gelmemektedir....
Yargılama aşamasında davalı tarafından açılan terk nedenine dayalı boşanma davasının, nafaka davası ile birleştirilmesine karar verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde mahkemece verilen hükmün, davalı/karşı davacı tarafından nafaka yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 14.09.2010 tarihli bozma ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, temyiz talebinde bulunan davalı/karşı davacı kocanın temyiz taleplerinin yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi ve hüküm altına alınan tedbir nafakasının miktarına yönelik olması, bozma ilamında sadece yoksulluk nafakasına talep olmadığından dolayı hükmedilemeyeceğinin belirtilmiş olmasına göre mahkeme kararının yoksulluk nafakasına ilişkin kısmı dışında kalan hüküm fıkralarının kesinleştiğinden davacı tarafın tedbir nafakası yönünden bir temyizi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yoksulluk nafakası...
Ancak, tedbir nafakası davasında; (HUMK'nun 74. maddesine aykırı olarak) talep olmadığı halde velayetle ilgili hüküm kurulması ve ... ile çocuk arasında şahsi münasebet tesisi doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, evlilik birliği devam ederken, davacı anne tarafından yanında kalan müşterek çocuk için nafaka istemi niteliği itibariyle tedbir nafakası olup, mahkemece; iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi de doğru değildir. Bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün üçüncü maddesindeki "Tarafların müşterek çocukları ... ...'...
yerinde olmadığı, tedbir nafakasının miktarının az olduğu, erkeğin kusurlu olduğu gerekçesi ile usul hükümleri, davanın kabulü, kusur, tedbir nafakasının miktarı, yoksulluk nafakası ve tazminatlar hakkında karar verilmemesi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat, iştirak nafakasının miktarı, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve kendi tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise manevi tazminatın miktarı, tedbir ve iştirak nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasının reddi ve tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıda gösterilen bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına...


