WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle TBK' nun 530. maddesi (BK. 414.m) kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Kiralananın tahliyesi sonunda kiralayan bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir. Kiraya verenin sorumluluğu faydalı imalatların imal tarihindeki değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle bulunacak değer kadardır. Taraflar arasında düzenlenen 20.03.2011 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, imalatların faydalı ve zorunlu masraf olup olmadığı değerlendirilmemiş, yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir....

Davalı vekili savunmasında; davada zamanaşımının dolduğunu, davaya konu yerin zilyetliğinin sözleşme ile davacıya devredildiğini, yapılan işlemin tapulu bir yerin tapuda devri olmadığını, noter sözleşmesinin imzalanması ile işlemin sona erdiğini, davacı geçen yıllar süresi içinde kendisine devri yapılan arazi ile hiçbir şekilde ilgilenmeyerek 2B statüsünde olan arazinin yeniden ormanlık alana dönüşmesine sebebiyet vermiş olduğunu, bu durum kendi kusurundan kaynaklandığını,bu nedenle de dava açmada iyi niyetinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki taşınmaz vaadi satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, tahsili talebine ilişkindir....

Yargılama sırasında yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda, kiralanan binada hastane hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için iç taksimatta bir takım değişikliklerin yapıldığı, sıva, boya badana, çatı tamiri, su ve elektrik tesisatlarının yenilenmesi gibi iyileştirici faaliyetlerde bulunulduğu saptanmıştır Mahkeme anılan imalatların demirbaş niteliğinde olup taşınmaza değer kattığını belirlemiştir. Her ne kadar yapılar davalının izni olmadan inşa edilmiş ise de, davalı tarafından tahliyeden sonra kaldırılması istenmeyip benimsenerek taşınmaz mevcut haliyle ve daha yüksek bedelle yeniden kiraya verilmiştir. Üç yıllık kira süresinin sonunda kiralananın devredilmesinde davacının bir kusuru olduğundan söz edilemez. Diğer yandan yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle Borçlar Kanunu'nun, 414. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiracıdan isteme hakkı olduğu yönündedir....

Temel ilişki bulunmaması halinde hamil keşideciye karşı TTK’nun 644.maddesi hükmü çerçevesinde sebepsiz zenginleşme nedeniyle talepte bulunabilir. Bu takdirde keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda davacı vekili 27.10.2010 tarihli replik dilekçesinde davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali davası olduğunu ileri sürmüş ise de, dava ve icra takibine konu çekte davalı çekin keşidecisi olup davacı ise lehdarı olduğuna göre taraflar arasında temel ilişki vardır. O halde bu husus gözetilerek yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tarafların delilleri toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ispat yükünün davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabul edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

den tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar S.. Ö.. ve N.. K.. tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz taraflar arasında iştirak halinde olup, davacı tamirat ve tadilat bedelini, sebepsiz iktisap hükümlerine göre, davalı kardeşlerinden talep etmektedir. Sebepsiz zenginleşmede bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhinde çoğalması gerekir. Yani zenginleşme fakirleşmenin karşılığı olmalıdır. Başka bir anlatımla aralarında illiyet bağı bulunmalıdır. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir. Ekonomik yönden zenginleşmenin ve fakirleşmenin, taşınmazın şuyunun satış suretiyle giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Somut olayda dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile taraf ve tanık beyanları ile davaya konu taşınmazın halen davacının tasarrufunda bulunduğu anlaşılmaktadır....

Maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden açılan davanın kabulü ile çek bedelleri olan 100.000,00-TL nin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkil Bankaya ödenmesini ayrıca yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiş olduğu anlaşıldı. GEREKÇE: Dava, TTK md.732 'ye dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davaya konu iki çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Takip konusu çekler süresinde bankaya ibraz edilmediğinden davacının çeklerde keşideci olan davalıya karşı kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirdiği gözetilerek uyuşmazlık tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sy. TTK'nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak somut olay değerlendirilmiştir....

Davalı; Sebepsiz Zenginleşmeye bağlı alacakların tahsili için davanın bir yıllık zaman aşımı süresinde açılması gerektiğini, davacı şirketin TTK hükümlerine tabi olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, imzaladığı sözleşmenin noterden tescil edilmemiş olması hususunu bilmek durumunda olduğunu, bu sebeple sebepsiz zenginleşme davası açamayacağını, taraflar arasındaki sözleşme esas olarak karma sözleşme olduğunu, buna göre Belediyeye ait 610 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, davacı şirkete verileceği, davacı şirketin bu arazide 124 m2 kapalı 175 m2. açık alanda Restoran yapacağını, davacı şirketin edimini yerine getirdiğini, restorandan yararlandığını, belediyeye kira gelirlerini ödediğini, taraflar arasında sözleşme devam ederken fesih ihbarında 2010/10820-17305 bulunmadan bu sözleşmeden dolayı 10.000,00 TL sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunduğunu, bunun hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket noter masraflarından kaçmak üzere, noter onaylı yapılmadığından...

Somut olayda da, taraflar arasında akdedilen 30.05.2011 tarihli protokol, davacılara ait taşınmaz üzerinde davacılar lehine vefa hakkı tanınmasına ve buna ilişkin koşullara dair hükümler içermekte olup, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca vefa sözleşmesinin resmi şekilde yapılması zorunlu olduğundan, resmi şekilde yapılmayan dava konusu bu protokole göre taraflar ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerinin iadesini isteyebilecektir....

Davalı şirket yetkilisi; davacı tarafça yapılan masrafların talep edilen kadar yüksek olmadığını, davacının dava dışı bir şahıs adına yapılan masrafları da kendilerinden talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir....

Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın cinsi, yüzölçümü, pay oranları, paydaş sayısı, imar yasası ve mevzuatı uyarınca aynen taksim edilemeyeceğinin anlaşılmasına, taşınmaza yapılan iyileştirme giderleri yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açılabileceğinin ve satışın umum arasında açık arıtrma suretiyle yapılacağının anlaşılmasına ve her ne kadar taşınmaz yargılama sırasında Kadastro Kanunu 22.maddesi gereğince ... ada ... parsel olduğu halde taşınmazın maddi hata sonucu eski parsel numarası olan ... parsel üzerinden satışına karar verilmesi de yerinde düzeltilebilecek maddi hata olmasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011.38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 21.15....

UYAP Entegrasyonu