ın sebepsiz zenginleşmediğini ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı ...'ın sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği anlaşıldığından davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile kabule karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde karar vermiştir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3570 E. 2021/125 K. sayılı ilamında; "Dava, kıymetli evrak niteliğinde bulunan ve ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çek nedeniyle alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesi uyarınca, süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde yetkili hamil sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciden alacağın tahsilini isteyebilir....
Davacıların temlik sözleşmesi de adi ortaklık sözleşmesine göre yapılan harcamaları kendi paylarına düşenleri iflas masasında isteyebildiklerine göre sözleşmede imzası bulunmayan ve yapılan harcamalara da onayı olmayan davalı ve diğer kat irtifakları sahipleri hissesine düşen miktarlar için de yine yapılan temlik sözleşmesi uyarınca iflas masasına başvurma hakları vardır. Davacılar ise bunu yapmayarak kat irtifakı sahibi hakkında takip yapmışlardır davalının itirazı bu nedenlerle yerindedir” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, hukuksal nitelikçe sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı, alacak istemlidir. Sebepsiz zenginleşme, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun genel kurallarına ilişkin birinci kısmın birinci bölümünde “borç ilişkilerinin kaynakları arasında” ve üçüncü ayırımında 61 ilâ 66.maddeler arasında düzenlenmiştir....
(BK.nun 61-66) maddelerinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talep edilmektedir. Taraflar arasında düzenlenen 16.04.2007 tarihli protokol, taşınmazın devrini sağlamayan geçersiz bir sözleşmedir. Geçersiz sözleşmenin bulunması halinde taraflar aldıklarını birbirlerine geri vermek zorundadır. Protokol hükümlerinde dairenin satış fiyatının 38.500 TL olduğu ve satış parasının 13.000 TL'lik kısmının davalıya ödendiği sabittir, bu durumda davalı aldığı 13.000 TL'yi davacıya iade etmekle yükümlüdür, bu açıklamalar ışığında, mahkemece 13.000 TL'nin davacıya iadesi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak protokolün arka yüzünde satış parasının 25.500 TL'lik kısmının davalının oğlu ...' e imza mukabilinde ödendiği yazılmaktadır. ... davacı ve davalı arasında yapılan 16.04.2007 tarihli protokolün tarafı değildir. Sözleşmede tanık olarak imzası bulunmaktadır....
temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin dava tarihi itibarıyla uygulanması gereken vekâletsiz işgörme ( BK m. 414) ve sebepsiz zenginleşme (BK m. 61 vd.) hükümlerine göre kiraya verenden istenmesi mümkündür....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı yanca yapılan kesintinin haksız ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 6.233.603,35 TL asıl alacak ve 216.980,63 TL faiz olmak üzere toplam 6.450.583,98 TL' nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren merkez bankasınca kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlardaki faizin uygulanmasına dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 06.05.2014 tarih ve 801 Esas, 3494 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır....
Bu durumda davacı; bu geçersiz sözleşme nedeniyle, davalılara verdiği bedeli ancak, sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebilir. Geçersiz sözleşmelere göre verilenlerin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı (geçerli) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi zarar değil, alacaklının (davacının) mal varlığında meydana gelen eksilmedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığında bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Somut olayda; davacı, 11/03/2013 tarihli banka dekontu ile davalı ...'e 30.000.00.- TL yi "arsa ücreti " açıklaması ile ,15/03/2013 tarihli banka dekontu ile de davalı ...'...
- KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında 08.06.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yapım aşamasında çıkan uyuşmazlık sebebiyle inşaatın tamamlanamadığını, inşaat seviyesinin % 70 oranında olduğunu, kesinleşen mahkeme ilamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunun tespit edildiğini, davalıların arsasında yapılan imalatların ekonomik değeri sebebiyle malvarlıklarında meydana gelen artışın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre şimdilik 100.000,00 TL'sinin ihtarname tarihi olan 05.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.727.346,10 TL'ye artırmıştır....
belgeleri ile yapılan masrafların davalı arsa sahiplerinin yararına olup olmadığı, davacı yüklenicinin 818 sayılı BK'nın 61/son maddesi hükmüne göre, bu bedelleri talep edip edemeyeceği tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez, davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 3,20 TL harç ve takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 30.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre haricen satış sözleşmesi kapsamında ödenen paranın haksız edinim tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile tahsilinin talep edilmesi halinde; bu talebin sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle tahsili istemine ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dava konusu edilen alacak talebinde, ödenen paranın ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde ödeme yapılması amaçlanmıştır. 2. Dava konusu taşınmaz satış sözleşmesi; yukarıda yer verilen kanun hükümleri uyarınca resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Bu nedenle, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. 3....
Burada rücu hakkı veren zenginleşme ve bundan doğan iade talebi sözkonusudur. Yani bir başkasına yapılan ödemeden başkası istifade etmektedir. Bunun sonucu olarak ödemede bulunan (sigortacı) bundan yararlanan davalıya sebepsiz zenginleşmenin iadesi talebiyle başvuracaktır. Başka bir deyişle hataen kendini başkasının borcunu ifa ile borçlu sanarak ifada bulunan kişi, bu sayede borcundan kurtulana, borç olmayan şeyin ödenmesi hükümlerine tabi bir sebepsiz zenginleşme talebiyle rücu edecektir. Bu ise edimden doğan zenginleşmeye dayanan bir iade talebidir. Dosya kapsamına göre, davacı .... 01/04/2014 tarihli trafik kazasında vefat eden dava dışı ....nın hak sahiplerine sigortası bulunmayan .... araç sürücüsünün kusurlu olduğu kanaati ile yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi talebinde bulunmuş, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile sigortasız araç sürücüsü ....'...


