Mahkemenin yemin teklifinde bulunma hakkını hatırlatması üzerine vermiş olduğu 18.11.2013 tarihli yazılı beyanında ise, satış bedeli hanesi boş olan bir senedi davacıya veren davalı satıcının bu belge üzerine kendisini zarara uğratacak mahiyette ilaveler yapılabileceğini bilmesi gerektiği açığa imza atılmak suretiyle düzenlenen adi satış sözleşmesinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ispat edilmedikçe geçerli bulunduğu, davalı yanın varlığı ve imzası inkâr edilmemiş adi satış sözleşmesi ile bağlı ve sorumlu olduğundan müvekkilinin davalıya yemin teklif etmediğini, davalı vekili ise müvekkilinin almış olduğu satış bedelinin 8.333TL olduğunu ve satış anlaşmasında yazılı olan 58.000TL bedelin anlaşmaya sonradan eklendiğini, sonradan eklenen bu bedele muvafakatlerinin bulunmadığını beyan etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih, esas ve karar numarasıyla; taraflar arasında düzenlenme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre taşınmazın ayıpsız bir şekilde tüketiciye tesliminin taahhüt edilmiş olduğu, her ne kadar düzenleme şeklinde geçerli satış vaadi sözleşmesi yapılmış ise de taşınmaz kaydında davalı firmanın borçları nedeniyle konulmuş ipotek nazara alındığında taşınmazın hukuki ayıplı olduğu, davalı firmanın basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek 17.02.2016 tarihinde davacıya sattığı taşınmazı teminat göstermek sureti ile taşınmazların kayıtlarına 01.03.2016 tarihinde ipotek ile takyidatlandırarak ağır kusurlu hareket ettiği, davacının 6502 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi kapsamında sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkı kullandığı, taşınmazların davacıya fiilen teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığından bu durumunda hukuki ayıp olduğu, davacının sözleşmeden dönme hakkının doğduğu...
a taşınmaz satımı ile ilgili ödeme yapıldığı belirtilerek bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde iadesi gerektiğinden ... yönünden davanın kabulüne, 340.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. 3....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/118 Esas, 2010/17 Karar sayılı ilamı ile ... ve ... adına tesciline karar verilen dava konusu 165 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın 1/2'sinin ... ve ... tarafından 10.10.1980 tarihli senet ile vekil edenlerine satıldığını açıklayarak, dava konusu 165 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 10.10.1980 tarihli satış senedindeki hisseler oranında iptali ile vekil edenleri adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde İsmail ve ... mirasçılarından senetteki bedel ve ikişer milyon lira cezai şartın günümüz koşullarındaki değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II....
DAVA TARİHİ : 26.08.2015 KARAR : Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulması, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/372 E., 2021/60 K. Taraflar arasındaki yükleniciden harici satış ile alınan taşınmazın tapu iptali tescili olmazsa bedel iadesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine, 195.000,00 TL alacağın 15.000,00 TL kısmının 10/11/2012, 30.000,00 TL kısmının 30/11/2013 ödeme tarihi ve kalan kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... İnşaat Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl ve birleşen davada (terditli) tapu iptal tescil, sözleşmenin feshi, bedel iadesi, tazminat istemine ilişkindir. 2....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen kooperatif kararının iptali, üyeliğinin tespiti, daire bedeli iadesi ve ecrimisil davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 04.11.2015 gün ve 2014/11091 Esas, 2015/7037 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken yapılan kur'a çekimi sonucu kendisine B Blok 32 no'lu dairenin isabet ettiğini, 17.09.1999 tarihinde noterde müvekkili ile diğer davalı arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği müvekkilinin daireyi sözleşme ile birlikte fiilen de davalı ...'...
Davalı, cevap dilekçesinde; davacı ile ilgili herhangi bir taşınmaz alım satım işi olmadığını, bahse konu yerin malikinin kendisi olmadığını, bu haliyle davacıya böyle bir yeri kimseye satması söz konusu olmayacağından, öncelikle davanın husumet yönünden reddini, taraflar arasında hukuka uygun herhangi bir harici satış sözleşmesinin yapılmadığını, davacının davasını süresinde açmadığını, harici satış sözleşmesinin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine ve davacının evinin yıkılmasına rağmen bu güne kadar hiç dile getirmediğini, bu sözleşmeyi 2014 yılında dile getirmesinin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savunarak, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini istemiştir....
Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesinin ... ile vekil ...’in birbirini tanıyor olması ve dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri ile satış vaadi sözleşmesinde yazılı satış bedeli arasında fark olması nedeniyle vekalet görevinin kötüye kullanıldığının kabulüne yönelik gerekçesi somut olaya uygun ve yeterli görülmemiştir. Ayrıca, satış vaadi sözleşmesinin ... vekili ... ile ... arasında muvazaalı ve hileye dayalı olarak düzenlendiği de ispatlanamamıştır. 3.15. Açıklanan nedenlerle; birleştirilen davada satış vaadi sözleşmesinin iptali isteminin reddine karar verilmesi, asıl davada ise satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden işin esası incelenerek bir hüküm kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince, değinilen yönler gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI....
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmaza ilişkin davalı ile dava dışı müteahhit firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesi ve daha sonra mevcut yüklenici ile yapılan sözleşme kapsamında da davalının hak sahibi olmadığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin ifa kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine; 2....


