için yapı ruhsatı düzenlenmiş olduğundan, davalı belediyenin yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında sebebiyet verdiği gecikme ile bu gecikmeye dayalı ortaya çıktığı iddia edilen zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalı ... arasındaki davadan dolayı ....sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı istemine ilişkin olduğundan, kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesi’ne aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/291 Esas KARAR NO : 2022/459 DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı Cezai Şart) DAVA TARİHİ : 10/11/2020 KARAR TARİHİ : 30/06/2022 YAZIM TARİHİ : 05/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı Cezai Şart) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili tarafından sunulan 10/11/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Tic. A.Ş ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi" kapsamında ......
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, eser sözleşmesi ile birlikte satış vaadi sözleşmesinden oluşan karma bir akit olup eksik işler ve ayıplı imalâtların giderim bedeli, gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarında zamanaşımı süresi genel kural olarak sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Gerek eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli gerekse gecikme tazminatı ve cezai şart alacakları teslim ile istenebilir hale geleceğinden zamanaşımı süresi teslim tarihinde başlayacaktır. Eser sözleşmesi feshedilmediği sürece arsa sahibi, gecikme tazminatını alarak ifayı bekleyebileceğinden eser teslim edilmediği ve sözleşme ifa ile sonuçlanmadığı sürece teslimi gereken tarih geçmesine rağmen zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacaktır....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı yüklenici ile müvekkilinin murisi arsa sahibi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, dairelerin süresinde teslim edilmediğini, projeye aykırı imalatlar olduğunu ileri sürerek, gecikme tazminatı, eksik ve kusurlu işler bedelinin ve cezai şartın tahsili ile projeye aykırılıkların giderilmesi için davalıya ait iki adet dairenin satışına izin verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, sözleşmede belirlenen tarihte teslim yapılmadığı, yapı kullanma izninin yargılama sırasında alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile gecikme tazminatı ve eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsiline, diğer taleplerinin reddine, satış iznine ilişkin talebin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Davalı cevap dilekçesinde özetle; sözleşmedeki imzaların kendisine ait olmadığını, abonelikten haberinin olmadığını, buna itiraz etmek istediğini ancak muhattap bulamadığını beyan etmekle borcun iptali ile takibin durdurulmasına, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; elektrik satış sözleşmesinden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmedeki imzanın davalı borçluya ait olup olmadığı, tarafların sözleşme gereğince taahhütlerini yerine getirip getirmediği hususlarındadır. Dosya içerisine, elektrik enerjisi sözleşmesi sureti, alım satım bildirim formu ibraz edilmiş, ... İcra Dairesinin .../... sayılı dosyası celp edilmiş, bilirkişiden rapor aldırılmış, davalının isticvap beyanları alınmıştır. ... İcra Dairesi' nin .../... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...A.Ş tarafından borçlu ... ... Aleyhine, .../.../... tanzim, .../.../... son ödeme tarihli 177,00....
Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 17.07.2007 gün ve 2007/209-333 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık, daire satış sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davada eksik iş ve gecikme tazminatı bedeli istenildiğinden dosyanın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Her ne kadar gecikme tazminatının sözleşmede kararlaştırılmış olması zorunlu değil ise de; başlığında düzenleme suretiyle arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yazılmış olmakla birlikte, haricen düzenlendiği anlaşılan 12 Temmuz 2010 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde kararlaştırılan gecikme nedeniyle ceza miktarı ve gecikilen her ay için kira tazminatı bedellerinin iki kat artırılacağına ilişkin hüküm, davalı yüklenicinin sorumluluğunu artırmakta olup, ek sözleşme noterden düzenleme şeklinde yapılmadığı için gecikme tazminatı ile ilgili bu hüküm geçersizdir ( TBK 13. md)....
Ancak düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde gecikme halinde arsa sahibine ödenecek gecikme tazminatına ilişkin bir düzenleme bulunmasa dahi rayiç kira bedeli üzerinden gecikme tazminatı istenebileceği Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşmiş uygulamasıdır. Mahkemece bozma ilâmı uyarınca davacı ... sahibi yararına 20.08.2006 ila 21.08.2007 tarihleri arası için A bloktan verilecek 14.62 adet daire için rayiç kira bedeli üzerinden gecikme tazminatı hesaplanması yerine, gecikme halinde daire başına her ay için 1 ton demire eşdeğer nakit bedel üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Kabule göre de, gecikme tazminatının her ay 1 ton demir fiyatına göre hesaplanması yerine, gecikilen tüm aylar için dava tarihindeki 1 ton demir fiyatına göre hesaplanması da bozma nedenidir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir....
Bu durumda 6 parselden gelen miktarı da kapsar şekilde tüm tapunun iptâline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı nedenidir. 3-Davacının gecikme tazminatı niteliğinde olan kira kaybına ilişkin talebi menfi zarar kapsamında olmayıp müspet zarar niteliğindedir. Sözleşme davacı ile davalılardan Saadettin arasında yapılmış olup fesih konusunda iradelerin birleştiği anlaşılmaktadır. Fesih halinde müspet zararlar istenemez. Gecikme tazminatı da müspet zarar kapsamında olup fesih halinde istenemeyeceği halde buna ilişkin talebin de kabulü doğru olmayıp bu yönden de hükmün bozulması gerekmiştir....


