"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “taşkın yapı nedeniyle tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin 15.01.2015 tarihli ve 2014/557 E. 2015/8 K. sayılı direnme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2019 tarihli ve 2017/14-1749 E. 2019/414 K. sayılı ilamı ile karar bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece karar verilmiş ve dosya tekrar Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü: Dava, taşkın yapı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, “davanın kabulüne” ilişkin verilen direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararı ile bozulmuş; mahkemece yeni bir karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar,764 parsel sayılı taşınmazda paydaş iken taşınmazın 201 ada 10 parsel numarası aldığını, 125 m² payları olmasına karşın belediyeden daha sonra 10 m² daha yer aldıklarını böylece taşınmaz yüz ölçümünün 135 m²'ye ulaştığını, ancak yüz ölçümünün 115 m²'ye indirildiğini, 20 m²'sinin 201 ada 11 parsel numarası ile davalı İslam ... varislerine verildiğini, bu işlemin imar yasasına dayanmadığını ileri sürerek, tapunun iptali ile adlarına tescili isteğinde bulunmuşlar, birleştirilen davada da davalı ...’e karşı da aynı nedenle tapu iptal tescil talep etmişlerdir....
Görüldüğü üzere taşkın yapının korunmasındaki bireysel ve kamusal yarar nedeniyle TMK'nin 684, 718, 722. maddelerinde kabul edilen “üst toprağa bağlıdır” kuralına ayrıcalık getirilmiş taşkın yapı malikinin komşu taşınmazda inşaat veya irtifak hakkı gibi ayni bir hakkının bulunması halinde taşan kısım, taşılan taşınmazın değil, ana yapının bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz’ü) sayılmış, tecavüz edilen kısım üzerinde yapı maliki yararına irtifak hakkı tanınmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki taşkın yapıdan inşaat ve imalattan kasıt, taşınmaza sıkı ve devamlı surette bağlı olan esaslı yapılardır. Diğer bir söyleyişle taşan yapının tamamlayıcı parça (mütemmim cüz) niteliğinde olması gerekir. Onun, taşınmazın altında veya üstünde yapılması zeminde veya üstten sınırı aşması, arasında madde hükmünü uygulaması açısından hiçbir fark yoktur. TMK'nin 725. maddesinin uygulanabilmesini haklı gösterecek en önemli koşul yapı malikinin iyiniyetli olmasıdır....
Mahkemece; davalı şirket üzerinde kayıtlı bulunan 1, 4, 7 ve 17 nolu bağımsız bölüm tapu kayıtlarının kabul nedeniyle iptal ve tesciline, arsanın imar durumu nedeniyle inşaatın geç tamamlanmasında davalı yüklenicinin kusuru olmaması nedeniyle kira tazminatının, fazla imalat bulunmaması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil, kira tazminatı ve fazla imalat nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir. 1-Davacı vekili; davasını 5.000 TL üzerinden açmış ve ıslah etmiştir. Islah edilen bedel; ek inşaat, eksik iş ve kira tazminatına ilişkin olup yatırılan harcın da bu bedellere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Harçlar Kanununun 30. maddesine göre harç tamamlanmadığı takdirde devam eden işlerin yapılamayacağını amirdir. Davacı tarafından tapu iptali ve tescil istenen bağımsız bölümlerle ilgili harç yatırılmadığı anlaşılmaktadır....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki olduğu 38 parsel sayılı taşınmaza davalıların taşkın inşaat yapmak suretiyle elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini, binanın yıkılmasını ve şimdilik 1.000 TL ecrimisilin, 25.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de, taşınmazın taşkın bölümünün bedeli 28.695 TL ile 6.493,90 TL ecrimisilin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte alınmasını istemiştir. Davalılar, imar çapına uygun olarak 2003 yılında yapılan binanın maliki oldukları 33 parsel sayılı taşınmazda bulunduğunu, iyiniyetle yaptıkları binanın yıkımının fahiş zarar doğuracağını ve ecrimisil istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tapu İptal ve Tescil Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm taşkın yapının bulunduğu arazi parçasının uygun bedel karşılığında tapusunun iptali ve tescili istemine ilişkin olup, ... Büyük Genel Kurulu'nun 12.05.2011 tarihli 2011/1 sayılı kararı gereğince inceleme görevi ... 14. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli ... 14. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 14.11.2011 (Pzt.)...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2014 gününde verilen dilekçe ile taşkın yapıya dayalı elatmanın önlenmesi ve kal, mümkün olmazsa tecavüzlü bina bedeli ile kira ücretinin tahsili, birleştirilen davada tapu iptal ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davada elatmanın önlenmesine ilişkin talep konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tapu ital ve tescil talebinin kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 03.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı birleştirilen davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.11.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada TMK 725. maddesi gereğince taşan kısmın bedel karşılığı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 07.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Davacılar, 2 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı .... Şti’nin yaptığı binanın 3 parsel sayılı taşınmazlarına taşkın olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve binanın taşkın bölümünün yıkılmasını istemişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... Mahalle çalışma alanında bulunan 604 ada 3 parsel sayılı 5.133,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı şirket, adına kayıtlı 604 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 604 ada 3 parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlenmesi nedeniyle 604 ada 2 sayılı parselin yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiasına dayanarak 604 ada 3 parsele karşı tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda derdest dava bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, .......
, binanın tamamının zarar göreceğinin belirtildiği, açılan hukuk davasında, sanığın da suç tarihinden önce 19/01/2008 tarihinde karşı dava açarak el atmanın önlenmesi talep ettiği, mahkemece, katılana ait taşınmazın, iki parsele de tecavüzlü olduğu, bu 14 ve 16 nolu parsellerin de kadastroya dayanan çaplı tapularının olduğu, katılanın iyi niyetinden bahsedilemeyeceği, taşan kısmın ifrazının da mümkün olamayacağı, bu nedenle katılan açısından, tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tescil davasının reddine karar verildiği, taşkın ve işgal durumunun kabul edilmesi nedeniyle sanığın açtığı el atmanın önlenmesi ve işgal tazminatının suç tarihinden sonra verilen 29/12/2009 tarihli kararla kabul edildiği, kararın 01/07/2010 tarihinde onanarak kesinleştiği, bu çerçevede, tescil davasının, katılan tarafından suç tarihinden önce 12/12/2007 tarihinde açıldığı, el atmanın önlenmesine ilişkin karşı davanın da yine suç tarihinden önce 09/01/2008 tarihinde açıldığı, kararın suç tarihinden sonra...


