Mahkemece; davalının haksız eylemi neticesinde davacıların uğramış oldukları maddi zararın tespiti için alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi zarar doğrultusunda tazminat miktarı belirlenirken; davacıların duymuş olduğu elem ve üzüntü ile orantılı olarak davalının kusur durumu, tarafların sosyo-ekonomik durumu, hakkaniyet ilkesi ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde de manevi tazminat miktarı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır....
Mahkemece maddi tazminat yönünden davanın kabulüne; manevi tazminat yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; müvekkillerine ait köpeklerin davalı tarafından gözleri önünde öldürüldüğünü, köpeklerin her ikisinin de cins köpekler olması sebebiyle maddi zarara uğradıklarını, manevi yönden de üzüntü duyduklarını belirterek, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; dava konusu olayda davacılara ait iki cins köpeğin davalının tavuklarını yediği, bunun üzerine de sokakta davalı tarafından tüfekle vurularak öldürüldüğünden bahisle, köpeklerin bedeli ile birlikte davacıların haksız fiil nedeniyle manevi zarara uğradıkları gerekçesi ile maddi tazminat istemlerinin kabulüne; manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir....
Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. 5233 sayılı Kanunda açıkça manevi tazminat ödenmesini engelleyen bir hüküm olmaması nedeniyle sosyal risk ilkesine dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden, 01/01/2017 tarihinde meydana gelen silahlı saldırıda davacının kızının ölümü nedeniyle davacı adına ......
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olduğundan bu kısmının onanması, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir....
Davacılar vekili, davalı ...’ın, kullandığı araçla seyir halinde iken davacıların babası olan ...’a çarpmak suretiyle yaraladığını, adı geçenin bu olay nedeniyle ameliyat geçirdiğini, kemik kırığının oluştuğunu ve yedi ay yatakta tedavi gördükten sonra vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde davalının asli kusurlu olduğunu belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar ; davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece; maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, koşulların oluşmadığından bahisle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47 maddesi gereğince hakim, özel durumları gözeterek, bedensel zarara uğrayan kişi yararına manevi tazminat takdir eder. Bu düzenlemeye göre öncelikle manevi tazminat istemek hakkı beden ve ruh tamlığı bozulmuş olan kişiye tanınmıştır....
nın Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesinde uygulanan enjeksiyon nedeniyle engelli hale geldiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdükleri zararlarına karşılık toplam 75.000,00 TL maddi ve 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; davanın reddine yönelik kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2019/6233, K:2019/9959 sayılı kararı ile maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması üzerine, ......
Davacı, davalıların, kendisini kasten yaraladıklarını ve aracına hasar verdiklerini, bu eylemleri nedeniyle haklarında yapılan ceza yargılaması sonunda, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiğini belirterek, yaralama ve araç hasarı nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıların eyleminin ceza dosyası ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının maddi tazminat istemini davalılardan müteselsilen, manevi tazminat istemini ise ayrı ayrı talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Hükümde ise, davalıların hem maddi, hem de manevi tazminat yönünden müteselsilen sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez....
Ceza Dairesi tarafından usuli eksiklikler nedeniyle bozulmuş ancak oluşa ilişkin mahkemenin kabulü benimsenmiş ve bu yönde bir bozma yapılmamıştır. Şu durumda davacılardan ...'ün sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan maddi zararından sadece davalılardan ...'un sorumlu tutulması gerekirken tüm davalıların sorumluluğuna gidilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b)Davacıların manevi tazminat istemleri basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralanma ve davacılardan ... yönünden ise, sürekli iş göremezliğe neden olacak şekilde yaralanma eylemlerini kapsamaktadır. Şu durumda; davacıların manevi tazminat istemleri açıklattırılmalı ve hangi eylem nedeniyle ne kadar tazminat istendiği belirlenmeli, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecedeki yaralanmadan tüm davalılar, sürekli iş göremezliğe neden olacak şekildeki nitelikli yaralamadan ise davalılardan ... sorumlu tutulmalıdır....
Davacı, davalının olay günü alacağa konu senet bedellerini ödeyeceğinden bahisle buluşma teklif ettiğini ancak aralarındaki konuşma sırasında davacıdan aldığı senetleri yırtarak ödeme yapmadığını beyanla, karşılaştığı olumsuz muamele nedeniyle uğradığı manevi zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırı olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacıya karşı ağır suç teşkil eden bir eylemde bulunmak sureti ile manevi üzüntüye uğramasına neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/12/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


