Dairemiz ilamının tam olarak yerine getirilmemesi sorumluluk doğurabileceği gibi, işin uzamasına da neden olduğundan, mahkemenin gerekçeli kararının, en kısa sürede borçlular vekiline tebliğ edilerek yasal temyiz süresinin geçmesi beklendikten sonra, tebligat mazbatası ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi ile birlikte gönderilmesi için dosyanın yeniden mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, dosyada mevcut 26/10/2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre, sanık ...'...
Dava tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun’un 28. maddesinin 4. fıkrası gereğince; “Mahkeme karararının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açabilir.” Dava tarihi gözetildiğinde yukarıdaki yasal düzenleme gereğince; mahkemece husumet nedeniyle haklarındaki dava reddedilen davalılara husumet düşer. Bu davalıların meslek odası içindeki görev ve sorumlulukları, idari yargı kararının uygulanmaması işlemine katılımları ve sorumluluk durumları araştırılmak suretiyle işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; haklarındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. 2) Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince; Anayasa’nın 135. maddesine göre, meslek kuruluşları kamu kurumu niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Dairemizin 28.11.2017 tarih ve 2016/23822 Esas 2017/14748 Karar sayılı ilamı ile takibe dayanak senet aslının gönderilmesi istenilmiş ise de, Dairemiz ilamının yerine getirilmediği ve sebebinin de bildirilmediği anlaşılmıştır. Dairemiz ilamının yerine getirilmemesi işin uzamasına neden olduğu gibi, sorumluluk da doğurabileceğinden, takibin dayanağı olan bono aslının en kısa sürede gönderilmesi, gönderilemiyorsa sebebinin açık bir şekilde bildirilmesi için dosyanın yeniden mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" uyarınca, zorunlu dava şartı olan arabuluculuğun dava açılmadan önce yerine getirilmemesi nedeniyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir....
Ancak; İcra ve İflas Yasasının 30. maddesinde bir işin yapılmasına (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; somut olayda mahkemece, davalıya verilen süre içinde projeye aykırılıkların projeye uygun eski haline getirilmesiyle yetinilmesi gerekirken, kararda "davalı tarafça yerine getirilmemesi halinde bu işlemlerin davacı tarafça yerine getirilmesine ve davacıya 8 günlük süre verilmesine, bu işlemlerin yapılıp eski hale getirilmesi işlemlerinin davacı tarafça yapılması halinde makul ve belgelenebilen masrafların davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" denilmek suretiyle infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki "davalı tarafça yerine getirilmemesi halinde bu işlemlerin davacı tarafça yerine getirilmesine ve davacıya 8 günlük süre verilmesine, bu işlemlerin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Dairemizin 18.01.2018 tarih ve 2016/26318 Esas, 2018/303 Karar sayılı ilamıyla; takip dayanağı ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının da gönderilmesi istendiği halde Dairemiz kararının bu kısmının mahalli mahkemece yerine getirilmediği görülmektedir. Dairemiz ilamının kısmen yerine getirilmemesi sorumluluk doğurabileceği gibi, işin uzamasına da neden olduğundan Dairemiz ilamında belirtildiği üzere, borçlu Seis ... ... Tar. Hayv. İnş. Ve Taah. Ltd. Şti.'...
- K A R A R - Davacılar, davalı ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeden kaynaklı edimlerin davalı tarafça süresinde yerine getirilmemesi üzerine 11.02.2010 tarihli taahhütnamenin taraflarına verildiğini, bu taahhütnamede, eksikliklerin süresinde yerine getirilmemesi durumunda aylık 20.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca eksik işler bulunduğunu ileri sürerek, 12.04.2010-06.03.2011 arası 200.000,00 TL kira tazminatının davalıdan tahsili ile eksik işlerin giderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kısmen aynı konu ile ilgili derdest dava bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
Yine Yasanın belirtilen maddesinde yer alan "Danıştay bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açılabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir..." yolundaki düzenlemeleri kararların uygulanmaması halinde davacının yalnızca tazminat davası açabileceği şeklinde yorumlamak Anayasa'nın belirtilen hükmü ile bağdaşmaz. Bir Hukuk Devletinde aslolan idarenin yargı kararını kendiliğinden uygulamasıdır. Ancak davacı da kararın uygulanması için idareye başvurabilir....
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “...davalının ölünceye kadar bakma akdinin düzenlenmesinden önce de bakım alacaklısı ... ile aynı evde yaşadığı, dolayısıyla davalının ...’e baktığı, akit düzenlendikten sonra da bakmayı sürdürdüğü, ancak davalının eşinin kanser hastalığına yakalanması üzerine eşinin tedavisi ile ilgilenmesinden dolayı bakım borcunu yerine getiremediği hem davacı hem de davalı tanık ifadeleri ile sabittir. Bu durumda bakım borcunun yerine getirilmemesi davalının kusurundan kaynaklı bir husus olmayıp, mücbir sebebe dayalıdır. Böylesi durumlarda, TBK 617/2. maddesi uyarınca bakım alacaklısına irat tahsis edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı yargılama aşamasında öldüğünden artık irat tahsisi de imkansız hale gelmiştir....


